2
Hak ve hakikati apaçık ortaya koyan bu kitaba andolsun ki. 2/99-185
3
Biz bu Kuran’ı anlayıp kavrayasınız diye Arapça okunan bir mesaj yaptık. 19/97, 27/14, 41/44
4
Zaten bizim katımızdaki ana kitaptan/sınırsız ilmimizden gelen bu Kuran çok yücedir ve her hükmü doğrudur. 13/39
5
Siz haddi aşan azgın bir topluluksunuz diye şimdi sizi Kuran ile uyarmaktan vaz mı geçelim? 6/19, 50/45
6
Zira biz, önceki toplumlara da nice nebiyi elçi olarak gönderdik. 16/36, 35/24
7
Ama o toplumlar kendilerine gelen her nebi ile alay etmişlerdi. 43/52-53
8
Biz de daha güçlü olan o toplumları helak etmişizdir, öncekilerin örneği ayetlerde geçmişti. 12/111, 20/128, 32/26
9
Şimdi onlara: – Gökleri ve yeri kim yarattı? Diye soracak olsan: – Üstün kudret sahibi ve her şeyi bilen Allah yarattı diyecekler. 29/63, 31/25
10
Evet O, öyle bir Allah’tır ki; yeryüzünü yaşam alanı haline getirmiştir ve gideceğiniz yere kolayca ulaşasınız diye dağların arasından sizin için yollar açmıştır. 2/29, 40/64
11
Gökten yağmuru belli bir kadere/ölçüye göre indiren de O’dur. Nasıl biz onunla ölü toprağa hayat veriyorsak siz de ölümden sonra böyle diriltileceksiniz. 7/57, 22/5
12
Her türlü canlıyı dişi ve erkek olarak çiftler halinde yaratan da, binmeniz için gemileri ve hayvanları var eden de O’dur. 42/11, 51/49
13
13-14. Ki böylece onların üstüne kurulup hükmettiğinizde: “Bütün bunları bizim istifademize sunan Allah’ın şanı ne yücedir yoksa bizim buna asla gücümüz yetmezdi. Şüphe yok ki en sonunda biz Rabbimizin huzuruna çıkacağız,” diyerek Rabbinizin nimetlerini şükranla anasınız. 40/79
14
13-14. Ki böylece onların üstüne kurulup hükmettiğinizde: “Bütün bunları bizim istifademize sunan Allah’ın şanı ne yücedir yoksa bizim buna asla gücümüz yetmezdi. Şüphe yok ki en sonunda biz Rabbimizin huzuruna çıkacağız,” diyerek Rabbinizin nimetlerini şükranla anasınız. 40/79
15
Ama buna rağmen Allah’ın kullarından bir kısmını ondan bir parçaymış gibi kabul ettiler. Şu bir gerçek ki bunu yapan insan apaçık bir nankörlük içindedir. 16/57.59
16
Yoksa O, yarattığı kullarından kızları kendine evlat edindi de oğlanları size mi ayırdı? 16/57...59, 43/15.19
17
Oysa onlardan birine, Rahman’a layık gördüğü bir kız evladı müjdelendiği zaman yüzü kapkara kesilir ve öfkeden yutkunmaya başlar. 16/57...59, 43/15.19
18
Süs içinde yaşamaktan başka bir işe yaramayan biri mi? der ve karmakarışık duygular içinde kendisiyle çekişir durur. 16/57.59, 43/15.19
19
Bir de Rahman’ın kulları olan meleklerin dişi olduğunu iddia ediyorlar. Yoksa onlar meleklerin yaratılışına şahit mi oldular? Onların bu iddiaları kayda geçecek ve onlardan bunun hesabı sorulacaktır. 16/57.59, 43/15.19
20
Kalkmışlar bir de: ‘‘Eğer Rahman dileseydi, asla biz onlara kulluk etmezdik’’ diyorlar. Onlar bu konuda hiçbir bilgiye sahip değiller, onlar sadece saçmalıyorlar. 6/148...153, 7/28, 10/36, 34/40-41
21
Yoksa biz bundan önce onlara bir kitap vermişiz de ona mı dayanıyorlar? 6/57, 45/20
22
Hayır söyledikleri tek şey: – Biz, atalarımızı geleneksel bir din üzerinde bulduk, biz de ancak onların izinden giderek doğru yolu bulabiliriz. 2/170, 31/21
23
Biz senden önce de hangi beldeye bir uyarıcı gönderdiysek oranın zenginlikle şımarmış seçkinleri de aynen bunlar gibi: ‘‘Biz atalarımızı geleneksel bir din üzerinde bulduk ve tabii ki onların izini takip edeceğiz’’ demişlerdi. 37/68...71
24
Elçi de: “Peki ya ben size atalarınızın dininden daha doğru bir din getirmişsem?” deyince onlar da: “Biz seninle gönderileni tanımıyoruz diyerek kâfir oldular. 5/104
25
Sonunda biz de onlara yaptıklarının acısını tattırdık. Bak bakalım hakikat karşısında yalana sarılanların sonu nasıl olurmuş? 10/13
26
Hani bir zaman İbrahim babasına ve kavmine demişti ki: – Benim sizin kulluk ettiklerinizle hiçbir ilgim yoktur. 6/74...84
27
Ben ancak beni yaratana kulluk ederim. Zaten bana doğru yolu gösterecek de O’dur. 37/99
28
İbrahim, “Allah’tan başkasına kulluk etmeme” ilkesini hakka yönelmeleri için, en temel inanç ilkesi olarak gelecek nesillere miras bıraktı. 60/4
29
Ama ben yine de atalarını, bu Kuran ve onu açık bir şekilde tebliğ eden elçi kendilerine gelene kadar nimetlerinden faydalandırdım. 2/126, 46/20
30
Fakat bu Kuran onlara geldiği zaman: – Bu sihirli bir sözdür, biz ona inanmıyoruz, dediler. 37/12...14, 38/1...10
Sonraki 30 ayet →