2
Bu Kuran, gücü sonsuz ve bilgisi sınırsız olan Allah katından indirilmiştir. 27/6, 45/2
3
O, günahları bağışlayan, tövbeleri kabul eden, cezalandırması çetin fakat lütuf ve ihsanı da bol olandır. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur, zira dönüş yalnızca Allah’adır. 3/135, 20/82, 39/53
4
Allah’ın ayetlerini tartışan ve geçersiz kılmaya çalışanlar yalnızca hakkı örtbas eden kâfirlerdir. Onların bu dünyada memleket memleket gezip dolaşıyor olması sakın seni aldatmasın. 28/87, 34/38, 3/196
5
Nitekim onlardan önce Nuh Kavmi ve onların peşinden gelen topluluklar da elçilerini yalancılıkla suçlamış, hatta her topluluk elçilerini yakalayıp ortadan kaldırmanın planlarını yapmış, hakkı etkisiz kılmak için batıl yollara başvurarak canla başla mücadele etmişti. Fakat sonuçta ben de onları kıskıvrak yakalamıştım. Benim cezalandırmam nasılmış görsünler! 6/34, 11/120
6
Evet Rabbinin, kâfirler aleyhindeki “Onlar ateş ehlidir” hükmü işte böyle gerçekleşmiş oldu. 6/130-131, 39/71
7
Allah’ın hükümranlık tahtını taşıyanlar ve O’nun çevresinde bulunanlar her daim Rabblerini överek yüceltirler. O’na iman edip güvenirler ve müminlerin de bağışlanmaları için şöyle derler: – Rabbimiz, sen rahmetin ve ilmin ile her şeyi kuşatmaktasın. Öyleyse tövbeyle sana yönelenleri ve senin yolundan gidenleri bağışla ve onları cehennemin yakıcı azabından koru! 7/206, 39/75, 69/17
8
– Rabbimiz, onları ve onların atalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanları kendilerine vaatte bulunduğun Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen, üstün kudret sahibisin ve doğru karar verensin! 14/41
9
– Onları kötülüklerden koru, zira sen kimi kötülüklerden korumuşsan, ona merhamet etmişsindir. Bu ise en büyük kurtuluştur. 7/156, 9/20...22
10
– O gün gerçekleri örtbas eden kâfirlere şöyle seslenilir; Allah’ın size olan kızgınlığı, bugün sizin kendinize duyduğunuz kızgınlıktan çok daha büyüktür. Zira imana çağrılıyordunuz ama siz inanmıyordunuz. 7/59...70
11
Onlar; “Ey Rabbimiz, sen bizi iki kere öldürdün ve iki kere dirilttin. İşte günahlarımızı itiraf ediyoruz. Artık bizim için bir çıkış yolu yok mudur?” 39/42
12
Ve onlara şöyle karşılık verilir; “Bu hale düşmenizin sebebi şudur; dünyada iken tek bir Allah’a çağrıldığınızda bunu reddettiniz, O’na ortak koşulduğunda ise hemen bunu kabullendiniz. Artık hüküm yüceler yücesi ve büyükler büyüğü Allah’ındır.” 38/1...10
13
Zira O’dur size gökten rızık indirerek delillerini gösteren. Ama Allah’a yönelenden başkası bunu kavrayamaz. 13/1...5, 27/59...64
14
Öyleyse siz, kâfirler hoşlanmasalar bile dini yaşamınızı Allah’a has kılarak Allah’a dua ile yalvarıp yakarın! 39/3
15
Çünkü O, erişilmez yüceliklerin ve mutlak hükümranlık makamının sahibi ve insanları buluşma günü ile uyarmak için kendi emriyle kullarından dileyene bu vahyi ulaştırandır. 16/2, 67/6...12
16
O gün onlar ortaya çıkacak ve hiçbir şeyleri Allah’a gizli kalmayacak. Peki, böyle bir günde mutlak hükümranlık kimindir? Elbette bir olan ve karşı konulamaz bir güce sahip olan Allah’ındır! 18/49, 54/52-53, 58/6
17
O gün herkes yaptığının karşılığını görecek, evet o gün hiç kimseye zulüm haksızlık edilmeyecek. Çünkü Allah, çok hızlı hesap görendir. 21/47
18
İnsanları, korkudan yüreklerin gırtlağa dayanacağı ve yutkunup duracakları iyice yaklaşan o dehşetli gün ile uyar! O gün yanlışta ısrar eden zalimlerin ne samimi bir dostu ne de sözü geçen bir şefaatçisi olacak. 6/94, 14/44-45
19
Zira Allah, bakışlardaki ihaneti ve sinelerin sakladığı tüm sırları bilir. 2/284, 100/10
20
Allah, hak ve adalet ile hükmeder. Ama onların Allah ile aralarına koyup dua ile yalvardıkları ise hiçbir şey hakkında hüküm veremezler. Hiç şüphe yok ki her şeyi işiten ve her şeyi gören Allah’tır. 18/49, 21/47, 34/26, 39/69
21
Şimdi onlar yeryüzünde gezip dolaşarak kendilerinden önceki toplumların sonlarının nasıl olduğuna bakıp ibret almıyorlar mı? Oysa onlar, kendilerinden çok daha güçlü idiler ve memleketlerinde daha çok eser bırakmışlardı. Ama Allah onları işledikleri günahları yüzünden kıskıvrak yakalayıp cezalandırdı ve kendilerini Allah’ın azabına karşı koruyacak kimse de olmadı. 10/13, 24/34
22
İşte böyle. Zira elçileri onlara apaçık belgeler getirmesine rağmen, inanmadılar. Allah da onları kıskıvrak yakalayıp cezalandırdı. Çünkü Allah güçlüdür ve çok şiddetli cezalandırandır. 10/13, 35/37
23
23-24. Biz Musa’yı apaçık deliller olan ayetlerimizle Firavun’a, Karun’a ve Haman’a göndermiştik. O yalancı bir sihirbazdır dediler. 7/104...110
24
23-24. Biz Musa’yı apaçık deliller olan ayetlerimizle Firavun’a, Karun’a ve Haman’a göndermiştik. O yalancı bir sihirbazdır dediler. 7/104...111
25
Musa onlara katımızdan vahyedilmiş ayetleri iletince Firavun ve adamları şöyle dediler: – Musa ile birlikte olup ona iman etmiş olanların erkek çocuklarını katledip kızlarını sağ bırakın. Ne var ki bu kâfirlerin tuzakları boşa çıkmaya mahkûmdu. 28/4
26
Firavun: – Bırakın beni, Musa’yı öldüreyim. O, Rabbine yalvaradursun. Ben, onun, sizin dininizi değiştirmesinden aynı zamanda ülkede düzeni bozarak kargaşa/fesat çıkarmasından endişe ediyorum, dedi. 20/47...58
27
Musa da: – Ben, büyüklük taslayarak hesap gününe inanmayan, her zorbadan, sizin de benim de Rabbim/sahibim olan Allah’a sığınırım. Dedi. 42/15
28
Firavun hanedanından olan ve o güne kadar inancını gizleyen bir adam şöyle dedi: – Siz bir adamı “Rabbim Allah’tır” dediği için mi öldüreceksiniz? Hâlbuki o size Rabbinizden apaçık deliller getirmiş bulunuyor. Şayet yalan söylüyorsa yalanının cezasını çeker. Yok, eğer doğru söylüyorsa sizi uyardığı azap başınıza gelip çatar. Bilin ki Allah haddi aşanları ve yalancıları asla emellerine ulaştırmaz. 10/90-91
29
Ey halkım, bugün ülkede iktidar sizin elinizde ve güçlü olan sizsiniz şayet azap bir gün başımıza gelirse Allah’ın azabına karşı bize kim yardım edecek? Firavun: – Ben size sadece kendi görüşümü söylüyorum ve ben sizi doğru yoldan başka bir yola da sevk etmem, dedi. 28/38...41
30
30-31. İman eden kimse şöyle dedi: Ey halkım! Ben, daha önce gelip-geçen, Nuh, Âd, Semûd kavimlerinin ve ondan sonraki nice halkların başına gelen bir azabın bir gün sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Oysa Allah, kullarına zulmedip haksızlık etmeyi asla istemez. 10/44-45
Sonraki 30 ayet →