2
Şimdi bu insanlar hiç bir sıkıntı ve zorlukla sınanmadan yalnızca “İman ettik” demekle, kendi hallerine bırakılacaklarını mı sanıyorlar. 2/214, 5/41
3
Andolsun ki biz, onlardan öncekileri de çeşitli sıkıntılarla sınamıştık, böylece Allah, “İman ettik” sözünde kimin sadık/samimi, kimin de yalancı olduğunu ortaya çıkaracaktır. 2/155, 22/11, 67/2
4
Yoksa kötülük yapmayı sürdürenler bizi atlatabileceklerini mi sanıyorlar? Ne berbat bir karar veriyorlar öyle! 10/35, 68/36
5
Her kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa, şüphesiz ki Allah’ın tayin ettiği ecel ve kavuşma günü mutlaka gelecektir. Zira O, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. 69/18...24, 84/6...9
6
Kim, Allah yolunda çalışıp didinirse bunu ancak kendisi için yapmış olur, çünkü Allah’ın toplumlardan hiç kimseye ihtiyacı yoktur. 17/111, 39/7
7
İman edip, imanın gereği güzel işleri yapanlara gelince, kesinlikle biz onların yaptıkları kötülükleri örteceğiz ve onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendireceğiz. 3/195, 4/73, 38/28
8
İnsana, anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye etmiştik. Eğer onlar, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, sakın onlara itaat etme! Unutma ki dönüşünüz banadır. İşte o gün ben de size yapmış olduğunuz her şeyi bir bir haber vereceğim. 17/23, 31/15, 46/15
9
İman edip imanın gereği güzel işler yapanları kesinlikle iyi ve erdemli kimselerin arasına katacağız. 4/69
10
İnsanlardan kimi de vardır ki “Allah’a inanıp güvendik” derler sonra Allah yolunda herhangi bir eziyete uğrayınca da bunu Allah’ın bir azabıymış gibi görürüler. Ama Rabbinden sana bir zafer geldiğinde de “Kesinlikle biz sizinle beraberdik” derler, Peki Allah bütün toplumların içinden geçenleri en iyi bilen değil midir? 2/77, 67/13, 11/5
11
Hiç şüphesiz Allah, gerçekten iman edenleri bilir ve inanmadıkları halde inanmış gibi görünen ikiyüzlü münafıkları da. 9/64, 47/29, 63/1...4
12
Gerçekleri örtbas eden kâfirler inananlara: “Bizim yolumuza uyun, sizin günahınız bizim boynumuza olsun” derler. Oysa onlar inananların en küçük bir günahını dahi üstlenmeyecekler, onlar katıksız bir yalancıdırlar. 16/25, 35/18, 16/104
13
Elbet onlar, kendi günahlarını zaten yüklenecekler, onun yanında yoldan çıkardıkları kimselerin günahlarını da yüklenecekler ve din adına uydurdukları her şeyden kıyamet günü sorguya çekilecekler. 4/85, 33/70
14
Biz Nuh’u kavmine elçi olarak göndermiştik. Nuh onların arasında elli yıl eksiği ile bin sene kaldı. Sonunda, kendilerine zalimlik ederek yazık etmiş bir durumda iken tufan onları yakalayıverdi. 71/sure
15
Biz de Nuh’u ve gemide bulunanların tümünü kurtardık ve bunu insanlığa bir ibret vesilesi kıldık. 11/25...49
16
İbrahim de kavmine şöyle demişti: – Allah’ı gerektiği gibi tanıyıp O’na kulluk edin ve O’na karşı gelmekten sakının! Eğer bilirseniz bu sizin için çok daha hayırlıdır. 60/4...6
17
– Siz ancak, Allah ile arazına koyup putlaştırdıklarınıza kulluk ediyor ve onlara asılsız nitelikler yakıştırıyorsunuz. Ama şunu iyi bilin ki Allah ile aranıza koyup kulluk ettikleriniz, size bir rızık/lokma bile veremezler. O halde siz tüm rızkınızı Allah katında arayın ve yalnız O’na kulluk edin ve O’nun verdiği nimetlere şükredin zira sonunda O’na döndürüleceksiniz. 35/3
18
– Şayet beni yalancılıkla suçlarsanız, unutmayın ki sizden önceki toplumlar da elçilerini yalancılıkla suçlamışlardı. Bir elçinin görevi ilahi mesajı apaçık tebliğ etmekten başka bir şey değildir. 6/34, 24/54
19
Şimdi onlar, Allah’ın ilk yaratmayı nasıl başlattığını ve sonra onu, tekrar tekrar yaratmaya nasıl devam ettiğini görmüyorlar mı? Şüphesiz ki bunu yapmak Allah için kolaydır. 30/27
20
De ki: Yeryüzünü gezip dolaşın da Allah’ın ilk yaratmayı nasıl başlattığını bir araştırın. Daha sonra Allah, yeni bir yaratışla öteki hayatı da işte böyle yeniden yaratacaktır. Kuşkusuz, Allah her şey için bir ölçü koyandır. 30/9, 54/49
21
Zira O, hak edene azap eder ve hak edene de rahmet eder. Ve siz her durumda O’na döndürüleceksiniz. 4/147, 34/17
22
Siz, ne yeryüzünde ne de gökyüzünde Allah’ın elinden kaçıp kurtulamazsınız, İyi bilin ki sizin Allah’tan başka veliniz de yardımcınız da yoktur. 2/107, 32/4
23
Allah’ın ayetlerine inanmak istemeyen kâfirler ve O’nun huzuruna çıkıp hesap verme gerçeğini hesaba katmayanlar var ya işte onlar rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte onlar için çok acı bir azap vardır. 45/34- 35
24
İbrahim’in kavminin cevabı: – Onu öldürün veya onu ateşte yakın! Demekten ibaret oldu. Ancak Allah onu ateşten kurtardı. İşte bunda inanacak bir toplum için alınacak nice ibretler vardır. 37/97
25
İbrahim onlara dedi ki: – Sizin Allah ile aranıza koyup putlaştırdıklarınız bu dünya hayatında birbirinizle kaynaşmanıza vesile olduğu içindir. Ama daha sonra kıyamet gününde birbirinizi tanımayacak ve birbirinize lanet edeceksiniz ve varacağınız yer cehennem olacak. Ve sizin hiçbir yardımcınız da olmayacak. 7/35...40
26
Ona ilk Lut iman etmişti. İbrahim dedi ki: – Ben, Rabbimin bana emrettiği yere hicret ediyorum. Çünkü O çok güçlüdür ve benim hakkımda doğru karar verendir, demişti. 51/24...37
27
Biz de İbrahim’e, İshak ve Yakup’u bahşettik, onun soyundan gelenlere nebilik ve kitap verdik. Böylece onu dünyadayken mükâfatlandırdık, ahirette ise o, salih kullar arasında yer alacaktır. 2/124/...134, 14/39, 4/69
28
Lut’u da elçi olarak görevlendirmiştik o da kavmine şöyle demişti: – Şu kesin ki siz, daha önce milletlerden hiç kimsenin yapmadığı iğrenç bir işi yapıyorsunuz. 7/80...84
29
– Siz, nasıl oluyor da erkeklerle ilişkiye giriyor, meşru ilişki yolunu kapatıyor ve bir araya gelince de her türlü edepsizliği yapabiliyorsunuz? Halkının Lut’a cevabı ise: – Eğer doğru söylüyorsan haydi durma bize Allah’ın şu azabını getir demekten başka bir şey olmadı. 11/77...83, 51/36, 67/25
30
Lut da dedi ki: – Rabbim! Bu bozguncu ve sapık topluma karşı bana yardım et. 11/77...83
Sonraki 30 ayet →