1
Bütün övgüler, kuluna bu kitabı/Kuran’ı indiren ve bunda hiçbir tutarsızlığa yer vermeyen Allah’a aittir. 6/1, 17/111, 34/1, 35/1, 4/82, 15/9
2
2-3. Aksine dosdoğru kıldı ki katından gelecek şiddetli bir azap ile kâfirleri uyarsın ve güzel ve doğru işler yapan müminleri de içinde ebedi olarak kalacakları güzel bir ödülle müjdelesin. 2/23, 11/13, 17/88, 6/48, 9/21, 19/97, 36/11
3
2-3. Aksine dosdoğru kıldı ki katından gelecek şiddetli bir azap ile kâfirleri uyarsın ve güzel ve doğru işler yapan müminleri de içinde ebedi olarak kalacakları güzel bir ödülle müjdelesin. 2/23, 11/13, 17/88, 6/48, 9/21, 19/97, 36/12
4
Ve de “Allah çocuk edinmiştir.” diyen kimseleri uyarsın diye. 4/171, 19/88...93
5
Oysa ne onların ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Ağızlarından çıkan ne dehşet bir kelime öyle! Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar. 6/93, 11/18-19, 10/69
6
Şimdi onlar bu hadise Kuran’a inanmıyorlar diye onların arkasından üzülüp kendini helak mi edeceksin? 7/185, 45/6, 77/50, 26/3, 35/8
7
Biz yeryüzünde göz alıcı güzellikler meydana getirerek kim daha iyi ve güzel işler ortaya koyacak diye onları sınamak istedik. 10/14, 67/2, 21/35
8
Zamanı geldiğinde biz yeryüzündeki tüm güzellikleri kupkuru toprak haline getiririz. 10/24, 16/65, 41/39
9
Yoksa sen mağara arkadaşlarını ve anıt kitabeyi çok mu hayret verici buldun. 13/5
10
Hani zamanın birinde bir kaç imanlı genç mağaraya sığınmış ve şöyle dua etmişlerdi: – Rabbimiz, bize katından bir rahmet bahşet ve bize içinde bulunduğumuz durumdan kurtaracak bir çıkış yolu göster. 28/21-22
11
Onları mağarada yıllarca süren derin bir uykuya daldırdık. 18/25
12
Sonra onları uyandırdık ve iki grubun orada ne kadar kaldıklarına dair tartışmalarına şahit olduk. 2/259
13
Şimdi biz sana onların haberini gerçek bir amaç doğrultusunda aktarıyoruz. Onlar, Rablerine iman etmiş gençlerdi. Biz de onların inançlarını güçlendirmiştik. 58/22
14
Ve onların yüreğine cesaret vermiş ve şöyle demişlerdi: – Bizim Rabbimiz göklerin ve yerin rabbidir. O’ndan başka bir ilaha asla dua ile yalvarmayacağız. Aksi halde gerçeğe aykırı saçma sapan bir söz söylemiş oluruz. 6/56, 19/65, 21/56
15
–Şu bizim halkımız, Allah’tan başka bir takım ilahlar edindiler. Onlar hakkında açık ve sağlam bir delil getirselerdi ya, öyleyse kendi uydurduğu yalanı Allah’a isnat ederek iftira edenden daha zalim kim olabilir? 6/21, 10/17, 11/18-19
16
Onlardan biri şöyle dedi: – Madem ki onları ve onların Allah ile aralarına koyup kulluk ettikleri ilahları terk ettiniz öyleyse mağaraya sığının ki Rabbiniz sizi rahmetiyle kuşatsın ve işinizde kolaylık sağlayıp sizi kurtarsın. 3/64, 7/191...194, 9/31
17
Güneş doğup yükselirken mağaranın sağ tarafına vurup geçtiğini, batarken de sol tarafına vurup geçtiğini içeriye güneş ışığının girmediğini görürdün. Onlar, mağaranın dip tarafında geniş kısımda idiler. İşte bu Allah’ın ayetlerinden biridir. Kim Allah’ın gösterdiği yoldaysa o doğru yoldadır. Kim de saparsa onun için bir veli/dost ve yol gösterici bulamazsın. 4/115, 6/153
18
Onlar uyudukları halde sen onları uyanık zannederdin. Biz onları bir sağ tarafa bir sol tarafa döndürüyorduk. Köpekleri ise mağaranın girişinde ön ayaklarını uzatmış yatıyordu. Onları görseydin, kesinlikle onlardan kaçardın ve içini bir ürperti kaplardı. 10/61, 57/4, 58/7
19
Biz onları nasıl uyuttuysak aynı şekilde uyandırdık ve aralarında ne olup bittiğini sormaya başladılar içlerinden biri: – Bu halde ne kadar kaldınız? Diye sordu. Bir diğeri: – Bir gün veya daha az kalmış olmalıyız dedi. Diğerleri ise: – Ne kadar uyuyup kaldığınızı en iyi Rabbimiz bilir, şimdi içinizden birini şu parayla şehre gönderin de bir baksın hangi yiyecek daha temiz ise ondan size yiyecek alıp getirsin. Fakat çok dikkatli olsun, bizim burada olduğumuzu kimseye hissettirmesin, dediler. 6/60, 39/42
20
–Eğer onlar sizi ele geçirecek olurlarsa ya sizi taşlayarak öldürürler ya da zorla sizi kendi dinlerine geri döndürürler. İşte o zaman ebediyen iflah olmazsınız. 14/13
21
İşte böylece halkın onlardan haberdar olmalarını sağladık ki, Allah’ın öldükten sonra diriltme vaadinin hak olduğunu ve o saatin bu dünyanın bozulacağı şüphe götürmez bir gerçeklik olduğunu anlasınlar. Bir süre sonra halk, aralarında onlar hakkında tartışmaya başladı, bir kısmı “Onların üzerine bir anıt dikin onların durumunu Rableri daha iyi bilir” dedi, onlar üzerinde egemenlik kurmuş grup ise kesinlikle oraya bir mescit inşa edeceğiz dediler. 10/55, 16/38, 40/77
22
Bir zaman sonra bilinmeyen hakkında atıp tutma kabilinden bazıları, onlar üç kişiydiler dördüncüleri köpekleriydi, bir kısmı da beş kişiydiler altıncıları köpekleriydi bir diğeri de onlar yedi kişiydiler sekizincileri de köpekleriydi diyecekler. De ki: “Onların sayısını en iyi Rabbim bilir.” Unutma ki onlar hakkında pek az kişi bilgi sahibidir. Bu konuda sana verilen bilgi ile yetin ve onlarla tartışmaya girme ve onlar hakkında da hiç kimseye bir şey sorma! 10/61, 34/3
23
Ve hiçbir şey için de “Ben şunu yarın mutlaka yapacağım” deme! 68/17...33
24
“İnşallah Allah dilerse yaparım” de. Olur da bunu unutursan derhal Rabbini an ve “Umulur ki Rabbim beni bundan daha güzel bir bilinç ve davranışa eriştirir” de!
25
O gençler, mağarada üç yüz sene kaldılar,” dediler. Buna dokuz sene daha eklediler. 18/19
26
De ki: “Onların uykuda ne kadar kaldıklarını en iyi bilen Allah’tır. Zira göklerin ve yerin bilinmeyenlerini bilmek Allah’a aittir. O, öyle mükemmel görür öyle mükemmel işitir ki, göklerde ve yerde bulunanların Allah’tan başka velileri yoktur. O, otoritesine ve hükmüne hiç kimseyi ortak etmez. 17/111, 25/2
27
O halde sen Rabbinin kitabı Kuran’dan sana vahyedileni oku. Zira O’nun kelimelerini değiştirebilecek bir güç yoktur, O’ndan başka bir sığınak bulman da mümkün değildir. 6/114-115, 7/52, 11/1...3, 42/21
28
Rablerinin rızasını isteyerek sabah akşam ona yalvaranlarla birlikte olmaya devam et! Dünya hayatının çekiciliğine aldanıp onlardan yüz çevirme. Hevasının peşinden gittiği için işi gücü aşırılık olan bundan dolayı kalbini zikrimiz Kuran’dan gafil bırakan kimseye sakın uyayım deme! 18/46, 25/43, 28/60, 42/36, 43/33...35
29
Ve de ki: – Hak Rabbinizden gelen Kuran’dır, artık dileyen iman edip mümin olsun, dileyen inanmasın kâfir olsun. Ama şunu iyi bilsin ki bu mesaja karşı yanlışta ısrar eden zalimler için kendilerini alevden duvarların çepeçevre kuşattığı bir ateş hazırladık. Susuzluktan kavrulup su istediklerinde kendilerine suratlarını yakıp kavuran demir eriği gibi bir su sunulacak. Ne kötü bir içecektir o ve ne korkunç bir yerdir orası. 2/176-213, 10/108, 17/105...107
30
Ama iman edip, imanının gereği güzel işler yapanlara gelince biz böyle güzel işler yapanların mükâfatını asla zayi etmeyiz. 4/173, 29/9, 39/35
Sonraki 30 ayet →