Ana SayfaMealler › Mustafa Çavdar

Mustafa Çavdar

Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar meali ile okumaya başla
İbrahim 1 / 52
1
Elif, Lâm, Râ! Bu Kuran, insanları Rabblerinin izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarman, çok güçlü ve övgüye layık olan Allah’ın yoluna iletmen için, sana indirdiğimiz kitaptır. 2/257, 5/15-16, 14/5, 57/7-8-9
M. Çavdar 14:1
2
O Allah ki, göklerde ve yerde olanların hepsi onundur.1 Uğrayacakları şiddetli azaptan dolayı bu gerçeği görmeyen kâfirlere yazıklar olsun!2, 12/116, 42/4, 221/67, 39/56, 46/17
M. Çavdar 14:2
3
O kâfirler dünya hayatını ahirete tercih ederler,1 insanları Allah’ın gerçek dininden saptırırlar ve O’nun yolunu eğri büğrü göstermeğe çalışırlar.2 İşte onlar derin bir sapıklık içindedirler.3, 12/200, 11/15-16, 17/18-19, 42/20, 211/18-19, 47/1, 32/16-174-175, 3/164, 62/2
M. Çavdar 14:3
4
Biz, vahyi açık ve net olarak iletebilsin diye, her elçiyi kendi halkının diliyle gönderdik.1 Allah artık, sapkınlığı tercih edeni sapkınlığa iletir, doğru yolu tercih edeni de doğru yola iletir.2 Zira O her işi mükemmel ve her hükmü doğru olandır.3, 19/97, 41/44, 22/256, 16/93, 28/56, 34/8, 32/255, 4/87-122, 34/26
M. Çavdar 14:4
5
Musa’yı ayetlerimizle, “Toplumunu karanlıklardan aydınlığa çıkar1 ve Allah’ın nimet ve imtihan günlerini onlara hatırlat!” diye göndermiştik.2 İşte bunda sonuna kadar sabreden ve nimetlerin hakkını verip şükreden herkes için dersler vardır.3, 12/257, 5/15-16, 57/7-8-9, 213/2, 40/15-44, 330/22, 45/4, 51/21
M. Çavdar 14:5
6
Bir zamanlar Musa, kavmine şöyle demişti: “Allah’ın size lütfettiği nimetlerini bir hatırlayın; hani size işkencenin en kötüsünü yapmak için oğullarınızı öldüren ve kadınlarınızı da sağ bırakan Firavun ve adamlarının zulmünden sizi kurtarmıştı. İşte bütün bunlarda Rabbinizden size büyük bir imtihan vardı.” 7/141, 40/25
M. Çavdar 14:6
7
Hani Rabbiniz şunu ilan etmişti: “Andolsun ki eğer şükreder nimetlerin hakkını verirseniz o nimetleri kesinlikle artırırım; eğer nankörlük ederseniz iyi bilin ki azabım da pek çetindir!” 4/147, 39/7, 64/17
M. Çavdar 14:7
8
Ve Musa devamla dedi ki: “Siz ve yeryüzünde bulunan herkes topyekûn nankörlük etseniz bile, iyi bilin ki Allah kimseye muhtaç olmayan1 ve övgülerin tamamına layık olandır.” 2, 13/97, 35/15, 218/1, 31/12, 34/1
M. Çavdar 14:8
9
Sizden önce gelip geçen, Nuh, Ad ve Semud kavminin ve sayılarını yalnızca Allah’ın bildiği daha nice toplumların haberleri size ulaşmadı mı?1 Oysa elçileri onlara hakikatin apaçık belgeleri ile gelmişlerdi de, elleriyle ağızlarını kapatıp onları susturmak istemişler ve “Biz size gönderilene inanmıyoruz, ayrıca bizi çağırdığınız şeyler hakkında ciddi şüpheler taşıyoruz!” demişlerdi.2, 114/45, 40/30-31, 50/36-37, 26/57, 11/17, 28/47, 47/14
M. Çavdar 14:9
10
Elçiler de: “Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında mı şüpheniz var?1 Oysaki O, günahlarınızı bağışlayıp böylece belirlenmiş süreye kadar helakınızı ertelemek için sizi çağırıyor.” dediler.2 Onlar da: “Siz de, sadece bizim gibi birer beşersiniz;3 siz bizi babalarımızın öteden beri kulluk ettiklerinden alıkoymak istiyorsunuz.4 Öyleyse bize apaçık bir delil/mucize getirmelisiniz!” dediler.5, 114/19, 39/5, 44/38-39, 46/3, 218/58-59, 35/45, 318/110, 41/6, 42/170, 23/24, 31/21, 38/7, 513/7-27, 20/133-134, 29/50-51, 40/78
M. Çavdar 14:10
11
Elçileri de onlara dedi ki: “Evet, bizde ancak sizin gibi birer beşeriz,1 ama Allah kullarından layık olan kimseye elçilik vererek onurlandırır.2 Bununla beraber Allah’ın izni olmadıkça biz size delil/mucize getiremeyiz.3 Artık inananlar sadece Allah’a dayanıp güvensinler.4 118/110, 41/6, 210/107, 42/13, 313/7-27, 20/133-134, 29/50-51, 40/78, 43/159-160, 5/11-23, 9/51-129
M. Çavdar 14:11
12
“Hem O, bize yollarımızı bulmada rehberlik etmişken, neden Allah’a güvenip dayanmayalım ki? Bize ettiğiniz eziyete ve sıkıntılara kesinlikle katlanıp sabredeceğiz. Öyleyse güvenip dayanmak isteyen herkes sadece Allah’a güvenip bağlansın. 25/58, 39/38, 64/13
M. Çavdar 14:12
13
Gerçekleri örtbas eden o kâfirler elçilerine şöyle demişti: “Ya sizi bu ülkeden sürüp çıkarırız ya da bizim inanç sistemimize geri dönersiniz.”1 Rableri de onlara şöyle vahyetti: “İnanca baskı yapan zalimleri, kesinlikle helak edeceğiz.2 17/88-89, 210/103, 30/47, 40/51, 41/18
M. Çavdar 14:13
14
“Ve onların ardından o memleketlere sizi yerleştireceğiz. İşte bu vaat, benim makamımdan korkan ve tehdidimden korkanlar içindir.” 10/14, 24/55
M. Çavdar 14:14
15
Elçiler zafer ve fetih istediler, böylece inatçı zorbaların tümü yıkılıp gittiler. 10/13, 30/9, 47/10
M. Çavdar 14:15
16
Onun da ötesinde cehennem var; orada onlara kanlı irinli iğrenç bir su içirilecek! 38/57, 78/25
M. Çavdar 14:16
17
Onu yutmak için yutkunacak fakat bir türlü yutamayacak. Ölüm onu her yandan sardığı halde bir türlü ölemeyecek, fakat onunda ötesinde çok daha ağır bir azap onu bekleyecek! 20/74, 35/36, 87/13
M. Çavdar 14:17
18
Rablerinin ayetlerini tanımayanların işleri, fırtınalı bir günde rüzgârın şiddetle saçıp savurduğu küle benzer; ellerine kazandıklarından hiçbir şey geçmez. İşte en derin sapıklık ve en büyük kayıp budur. 4/56, 18/105, 25/23, 39/63
M. Çavdar 14:18
19
Allah’ın, gökleri ve yeri hak gerçek bir amaç için yarattığını görmüyor musun?1 Eğer O dilerse, sizi yok edip yerinize yepyeni bir topluluk getirir.2 111/7, 45/22, 26/133, 5/54
M. Çavdar 14:19
20
Bu, Allah için hiç de zor değildir. 31/28, 36/82
M. Çavdar 14:20
21
Bir gün hepsi Allah’ın huzuruna çıkacaklar ve zayıf görüşlü olup başkalarının peşinde körü körüne gidenler, peşinden gittikleri o büyüklük taslayanlara diyecekler ki: “Biz dünyadayken hep sizin peşinizden gelmiştik. Şimdi bizi, Allah’ın azabından az da olsa kurtarabilir misiniz?” Onlar da: “Allah bizi doğru yola eriştirseydi, biz de sizi eriştirirdik. Allah bize buradan çıkış yolunu gösterseydi, biz de size gösterirdik. Ama artık sızlansak da, katlansak da bir şey fark etmeyecek. Çünkü kaçıp sığınacak bir yerimiz yok.” derler. 2/166-167, 10/28...30, 33/66...68, 40/47...50
M. Çavdar 14:21
22
Ve hüküm kesinleşip iş bitince şeytan diyecek ki: “Allah’ın size vaat ettiklerin hepsi gerçekti, ben ise size birtakım vaatlerde bulundum; ama verdiğim bu vaatleri tutmadım. Aslında benim sizin üzerinizde hiçbir yaptırım gücüm de yoktu. Ben sizi sadece davet ediyordum; siz de benim çağrıma uyuyordunuz. Dolayısıyla beni suçlamayın, kendinizi suçlayın. Şimdi ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Zaten daha önce sizin beni Allah’a şirk ortak koşmanızı asla kabul etmemiştim.” Şu bir gerçek ki şeytanın yolundan giden zalimlere acıklı bir azap vardır. 17/61...65, 36/60...67
M. Çavdar 14:22
23
Ama iman edip imanın gereği olan doğru ve güzel işler yapanlar, tabanından ırmaklar akan cennetlere konulacaklar. Onların orada kalıcı olmalarına Rableri izni vermiştir.1 Orada onların birbirlerine esenlik dilekleri ‘Selam’ olacak.2, 12/25, 4/173, 18/30, 210/10, 13/24, 39/73
M. Çavdar 14:23
24
Allah’ın güzel bir kelimeye nasıl bir benzetme yaptığını görmez misin? O güzel söz; kökü yerde sağlam, dalları göğe doğru uzanan verimli bir ağaca benzer. 35/10, 39/23
M. Çavdar 14:24
25
Rabbinin izniyle her zaman meyve verir. İnsanlar, öğüt alsınlar diye Allah onlara böyle misaller verir. 18/54, 39/27, 59/21
M. Çavdar 14:25
26
Çirkin bir kelimenin örneği de; kökü yerden sökülmüş, ayakta duramayan kuru bir ağaç gibidir. 4/85, 6/160
M. Çavdar 14:26
27
İşte Allah iman edenleri, bu sağlam ve sabit sözle dünya hayatında da, ahirette de sapasağlam ayakta tutar. Kötü söze tutunanları, sapkınlıklarıyla baş başa bırakır. Çünkü Allah dilediğini gerçekleştirir. 3/194-195, 10/64, 16/41
M. Çavdar 14:27
28
Allah’ın verdiği onca nimete nankörlükle karşılık verenleri ve böylece hem kendilerini hem de toplumlarını helak yurduna sürükleyenleri görüyorsun değil mi? 40/41...43, 43/51...54
M. Çavdar 14:28
29
O helak yurdu cehennem. Oraya atılacaklar. Ne kötü bir durak! 23/99...109, 35/37, 43/74...78
M. Çavdar 14:29
30
Onlar Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a birilerini denk tutmuşlardı.1 De ki: “Biraz daha bu dünyanın keyfini sürün bakalım. Nasıl olsa varacağınız yer ateştir.”2, 13/151, 7/191, 34/40-41, 216/55, 29/66, 67/29
M. Çavdar 14:30