1
Biz o (Kur’ân)ı Kadir Gecesinde¹ indirdik.
1 Kadir: Güç yetirmek, hüküm, takdir, azamet, anlamlarına gelir. Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’ın yirmi yedinci gecesinde olduğu tercih edilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirtmemiş, ancak; “Siz Kadir gecesini Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız” (Buhârî, Müslim,) buyurmuştur. Şaban ayının yarı gecesi olan “berât” gecesidir diyenler varsa da kuvvetli olanı, Ramazan ayının son on gününün tek gecelerinden birisi olmasıdır. Zîrâ (Bakara: 185)’de “Kur’an’ın Ramazan ayında” indirildiği, (Duhân: 1-3)’te de “Kur’an’ın mübârek bir gecede” indirildiği bildirilmektedir. Bu üç sûredeki ifâdeler birleştirilirse; “Kur’an Ramazan ayında, mübârek bir gece olan Kadir gecesinde indirilmeye başlanmıştır.” Bu sünnetle de sâbittir. Peygamber Efendimiz (s.a.v): “Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah’tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmiş günahları bağışlanır” buyurmuştur. (Buhârî)
2
Bu Kadir Gecesinin¹ tam gerçekliğini sana (Allah’tan başka) kim bildirebilir ki?
1 Kadir Gecesi, bazı müfessirlere göre: “Kur’an’ın nâzil olduğu veya sabahında Bedir zaferinin vuku bulduğu bir gecedir. O, bir defa olmuş geçmiştir. Her sene Ramazanda olacak olan, onun şeref ve hatırasıdır” demişlerdir. Ancak Kur’an’ın ilk nâzil olduğu kadir gecesinin yegâne kadir gecesi olması tartışmasız doğrudur. Aslında geceye gündüzü de dâhildir. Eğer bu gecenin gündüzünden de istifâde edilirse, zamanın değişmesiyle bazı yerlerde bu gecenin kaçırılması diye bir şey söz konusu olamaz. Hz. Aişe validemiz Rasûlüllah (s.a.v)’e: “ Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” diye sordum. Rasûlüllah (s.a.v): Ey Allah’ım! Sen çok affedicisin, affi seversin, beni affet.” diye dua et, buyurdu. (Tecrîd-i Sarih. Tirmizî, Nese’î, İbnu Mâce)
3
O Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır.¹
1 Bu bin ay, seksen üç sene dört ay yapar ki bu da uzunca bir insan ömrüdür. Kadir gecesi Kur’an’ın indirildiği gece olduğuna göre, bu gecede dünyaya Kur’an’ın indirildiği gibi, gönlüne Kur’anı yerleştiren Müslüman da ömrünü kurtarmış olur veya ibâdetle geçirmiş gibi olur. Bu gecenin ayinlerin yapıldığı tören gecesi değil, Kur’an gecesi olması gerekir.
4
(O gece,) melekler ve Ruh (Cebrâil) Rablerinin¹ izniyle (yapılacak) her iş için inerler.²
1 (بِاِذْنِ رَبِّـهِمْ) “Rablerinin izniyle” ifadesinden Rabbin çoğul olduğu anlaşılmamalıdır. Âyette “Rab” tekil, tamlayan olan (هُمْ) zamiri çoğuldur. (رَبِّـهِمْ)’in dilimize “Rablerinin” diye tercümesi Türkçenin grameri gereğidir. Aslında bu ifade: “kendilerinin Rabbi olan Allah’ın izniyle inerler” demektir. 2 (تَنَزَّلُ) fiilinin aslı (تَتَنَزَّلُ)’dür. Ya’ni “iner de iner, peyderpey iner” demektir. (ف۪يهَا)’nın zamiri hakkında iki şey söylenebilir: 1. Bu zamirin geceye ait olmasıdır ki, bu şekilde “ruh”, “melaikeye” atfedilerek, “o gecede melekler ve ruh peyderpey iner” demek olur ve zahiri de budur. 2. Melâikeye ait, “vav” da hâliyye olmasıdır ki, “Ruh içlerinde olduğu halde melekler iner” demektir. Tefsircilerin çoğunluğunun görüşüne göre Ruh’tan maksat Cebrail’dir. Bazıları bunların dünya semasına indiğini söylemişlerse de açık olan, yere ve Allah’ın lütfuna mazhar olan kimselere inmeleridir.
5
O gece, sabah oluncaya kadar, her an bir kurtuluş (vesilesidir).