Ana SayfaMealler › Mehmet Türk
MT

Mehmet Türk

Mehmet Türk
Mehmet Türk meali ile okumaya başla
İnşirah 1 / 8
1
(Ey Muhammed!) Biz, senin gönlünü açıp genişletmedik mi? ¹ 1 Şerh: Eti açıp genişletmek, gizli olanı ortaya çıkarmak, izah etmek demektir. Sadr: İnsanın gövdesinin belinden başına doğru olan ön ve üst kısmı, sine, göğüs veya bağır demektir. Şerh-i sadr: Göğsü açıp genişletmek demek olduğu halde, kinâye olarak; “kalbe ferahlık vermek, gönlünü açmak ve nefsi herhangi bir fiil veya söze açmak anlamında” daha çok kullanıldığı için, bu kinâyeli anlam tercih edilmiştir. Şerh-i Sadr konusunda iki görüş vardır: 1- Peygamberimizin çocukluğunda, Peygamberliği esnasında veya mirac gecesinde göğsü yarılıp, kalbi çıkarılıp, yıkanarak tekrar yerine konduktan sonra îman ve hikmet ile doldurulmasıdır ki; bu ihtilaflıdır. Müfessirlerin bir kısmı, bu rivâyetleri reddetmiştir. Buhârî, Müslim, Tirmizî ve Neseî’de zikredilen mirac hadisindeki olayın ise, uyku ile uyanıklık arası olduğu ifâde edilmiştir. 2- Peygamberimizin gönlünün bütün önemli olaylara açılması, telâş etmemesi, şaşırmaması, bütün mü’minlere şefkatle davranması anlamındadır ki; bu kelime (En’am: 125, Nahl: 106, Zümer: 22, Tâ Hâ: 22)’de de benzeri anlamda kullanılmıştır. Bunu Elmalılı: [Hz. Peygamber (s.a.v) peygamber olarak gönderilince Allah’tan başka ilâhlardan ve onlara tapanlardan uzak olmak, insanlar ve cinlerle uğraşmak önce zor gelmiş, göğsünü daraltmıştı. Fakat Allah, ona öyle âyetler göstermişti ki bunlarla bütün o zorlukları aşma gücü ve imkânı bulmuş ve yüklenmiş olduğu her meşakkat, her şey gözünde küçülmüş idi. O şekilde ki kalbinden bütün tasa ve düşünceleri çıkarmış, ancak bir tek düşünce bırakmıştı. Çoluk çocuğun nafakası sıkıntılarını tınmaz, insanlardan ve cinlerden gelen eziyetlere önem vermez olmuştu. Şu halde “şerh-i sadr”, dünyanın değersizliğini ve ahiretin değerini bilmekten ibaret olur ki bunun benzeri “Allah kimi dosdoğru yola iletmek isterse, onun gönlünü İslâm’a açar. Kimin de saptırılmasını isterse onun da gönlünü, sanki göğe çıkıyormuş gibi iyice daraltır. (Allah dilerse) îman etmeyen kimseleri işte böyle pislik içerisinde bırakıverir.” (En’âm: 125) âyetidir] şeklinde izah etmiştir.
M. Türk 94:1
2
2,3. O, senin (Peygamberlik görevinin) belini büken yükünü, üzerinden kaldırmadık mı?
M. Türk 94:2
3
2,3. O, senin (Peygamberlik görevinin) belini büken yükünü, üzerinden kaldırmadık mı?
M. Türk 94:3
4
Ve senin şânını yüceltmedik mi?
M. Türk 94:4
5
Elbette (bildiğiniz) her zorlukla beraber, (bilemeyeceğiniz) bir kolaylık(lar)¹ vardır. 1 Parantezler, (الْعُسْرُ) kelimesinin ma’rife, (يُسْرٌ) kelimesinin nekra olmasından dolayı ilave edilmiştir. Ayrıca (يُسْرٌ) kelimesi nekra ve cins için olması sebebiyle Türkçeye çoğul tercüme edilmiştir.
M. Türk 94:5
6
Evet, (bildiğiniz) her zorlukla beraber, (bilemeyeceğiniz) bir kolaylık(lar) vardır.¹ 1 Yani o zorluğa göğüs gerilip aşılırsa o kolaylığa erilir. Çünkü kolaylığın var olmasından herkesin de mutlaka ona ermesi lazım gelmez. O kolaylığa inanıp, o zorluğa önem vermeyip de Allah’ın izniyle sabır göstererek dayanan ona erer. Burada “beraber”, “sonra” manasınadır. Zira zorluk ve kolaylık zıt şeylerden olduğu için bir arada bulunmaları caiz olmaz. Bir yere peş peşe ve ard arda gelirler. Şu kadar ki bir yere varmaları itibarıyla beraber imiş gibi de düşünülebilirler. Bu itibarla “en güzel”i tasdik eden ve ona göre çalışan müminler için her zorlukta iki kolaylık var demektir ki, bunun birine dünya kolaylığı, diğerine ahiret kolaylığı demek uygun olur. Rasulullah (s.a.v) bu âyet inince ferahlık ve neşe içinde gülerek çıkmış, “bir zorluk, iki kolaylığı yenemez, zorlukla beraber bir kolaylık vardır, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” buyurmuştur.
M. Türk 94:6
7
Öyleyse, bir işi bitirince, diğeriyle yorul. ¹ 1 Yani her zorluğa bir kolaylık vaad edilmiş olduğu için bir görevi, bir ibadeti bitirip bir zorluktan bir kolaylığa geçtiğin, biraz dinlendiğin vakit yine yorul, iş bitti diye rahata düşüp kalma da yine zahmeti tercih edip diğer bir hayırlı işe kalk, çalış, yorul ki, kolaylık da artsın. Kolaylık tembelliğe sevk etmemeli, çalışmaya teşvik edici olmalıdır ki onun peşinden de bir kolaylık gelerek, artma ve ilerleme durumu hâsıl olsun. (Elmalılı)
M. Türk 94:7
8
Ve sadece Rabbinin (rızasına) yönel.
M. Türk 94:8
İnşirah suresi tamamlandı