1
Gökyüzü yarıldığı zaman,
2
Yıldızlar dökülüp-saçıldığı¹ zaman,
1 İntisâr: Dizili bir şeyin bağı koparak dökülüp dağılması demektir. “Yıldızların dökülmesi” ifadesi de; genel çekim dengesinin bozulmasıyla meydana gelecek düşüş ve dağılış ki ipliği kopmuş inci dizilerinin dökülüp saçılmalarına teşbih olunarak onların dağılışlarından bir istiare-i musarraha veya mekniyye’dir.
3
Denizler kaynatıldığı zaman, ¹
1 Bu âyet, “denizler akıtılarak yeryüzünün her tarafını kapladığı zaman.” şeklinde de tercüme edilebilir.
4
Kabirlerin içerisindekiler, dışarıya çıkarıldığı zaman, ¹
1 (بُعْثِرَتْ) kelimesi Arapçada; “bir şeyi kısaca ifâde etmek” için kullanılan türdendir ve “dirilme zamanı gelip kabirlerin içerisindekilerin dışarıya çıkarılması” demektir. Tıpkı havkale’nin; (لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِ) hamdele’nin; (اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ) demek olduğu gibi… (Elmalılı) Konuyla ilgili olarak Bk. (Adiyat: 9)
5
(İşte o an) herkes, (âhiret için) neyi hazırladığını ve neyi hazırlamadığını anlar.
6
Ey insan! Seni ihsanı bol Rabb’ine karşı aldatan şey nedir?
7
O Allah ki; seni yarattı, insanlık seviyesine getirdi ve sana en güzel şekli verdi.
8
Ama dilerse O, senin bu (şeklini) bozar ve dilediği (başka bir) şekle de sokabilir.¹
1 Bu âyet bir kaç şekilde anlaşılabilir: 1. Seni muhtelif suretlerden dilediği herhangi bir surette tasvir etti. 2. Seni herhangi bir surette dilerse terkip ve tasvir eder, dilerse o güzel insan kılığından çıkarır da en çirkin suretlere sokar. 3. Seni herhangi bir surette denkleştirdi yahut evirdi-çevirdi, dilediği gibi seni terkip etti yahut dilerse başka bir surette de terkip eder demek olup evvelki iki mananın ikisini de ihtiva eder. Bu manaların hepsi de sahihtir. (Elmalılı)
9
Hayır! (Bu, sizin zannettiğiniz gibi değil!)¹ Aslında siz (Allah’ın) dinini yalanlıyorsunuz.
1 (Kurtubî)
10
10,11,12. (Şunu iyi bilin ki) sizin üzerinizde, dürüst kâtiplik yapan¹ ve yaptığınız her şeyi bilen, gözcü melekler var.
1 Bunlar, “kiramen kâtibin” adı verilen meleklerdir.
11
10,11,12. (Şunu iyi bilin ki) sizin üzerinizde, dürüst kâtiplik yapan¹ ve yaptığınız her şeyi bilen, gözcü melekler var.
1 Bunlar, “kiramen kâtibin” adı verilen meleklerdir.
12
10,11,12. (Şunu iyi bilin ki) sizin üzerinizde, dürüst kâtiplik yapan¹ ve yaptığınız her şeyi bilen, gözcü melekler var.
1 Bunlar, “kiramen kâtibin” adı verilen meleklerdir.
13
Şüphesiz itaatkâr kullar, (âhirette) nîmetler içerisindedirler.
14
İsyankâr kullar ise (âhirette) kesinlikle cehennemdedirler.
15
15,16. Din günü¹ onlar, oraya girecekler ve oradan hiç çıkmayacaklardır.
1 Din, kelime olarak, ceza-mükâfat, hesap, kaza, siyaset, itaat, âdet, hal, millet ve şeriat anlamlarına gelir. Bu kelimenin doğrudan kıyamet anlamı yoktur. Ancak din kelimesinin ceza ve hesap anlamları dikkate alınırsa “din günü”nün karşılığı, “ceza-mükâfat ve hesap günü” demek olur. Buna göre, “din günü,” her işin karşılığının verileceği son gün ve gelecekte mükâfat ve cezanın dağıtılacağı vakit yani Âhiret demektir. Bu ifadenin bu manaya geldiği 19. Ayetten de açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca Bk. (Fatiha: 4)
16
15,16. Din günü¹ onlar, oraya girecekler ve oradan hiç çıkmayacaklardır.
1 Din, kelime olarak, ceza-mükâfat, hesap, kaza, siyaset, itaat, âdet, hal, millet ve şeriat anlamlarına gelir. Bu kelimenin doğrudan kıyamet anlamı yoktur. Ancak din kelimesinin ceza ve hesap anlamları dikkate alınırsa “din günü”nün karşılığı, “ceza-mükâfat ve hesap günü” demek olur. Buna göre, “din günü,” her işin karşılığının verileceği son gün ve gelecekte mükâfat ve cezanın dağıtılacağı vakit yani Âhiret demektir. Bu ifadenin bu manaya geldiği 19. Ayetten de açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca Bk. (Fatiha: 4)
17
Bu din gününün tam gerçekliğini sana (Allah’tan başka) kim bildirebilir ki?
18
Sonra, bu din gününün tam gerçekliğini sana (Allah’tan başka) kim bildirebilir ki? ¹
1 Bu âyetin tekrar edilmesinin sebebi; bu din gününün, hem cennetliklere hem de cehennemliklere ait olmasından dolayı olabilir.
19
O gün kimse kimseye fayda sağlayamayacaktır ve o gün buyruk sadece Allah’a aittir.