Ana SayfaMealler › Mehmet Türk
MT

Mehmet Türk

Mehmet Türk
Mehmet Türk meali ile okumaya başla
Asr 1 / 3
1
Şu asra yemin olsun ki, ¹ 1 Asr lügatte: gündüz-gece, öğleden sonra, ikindi vakti, içerisinde bulunulan zaman, yüz senelik zaman dilimi, insan toplumu, aşiret ve yağmur, anlamlarına gelir. Mastar olarak da: hapsetmek, yasaklamak, vergi vermek, sıkıp suyunu çıkarmak manalarına gelir. Dilimizde “asr” mutlak zaman ve özellikle içinde bulunulan zaman ve yüz senelik bir zaman manalarında yaygın olmuştur. Tefsirciler asr’a: İkindi namazı, ikindi vakti, dehr (âlemin varlığının başlangıcından sona ermesine kadar olan müddet yani tüm zaman), nübüvvet asrı (yani Hz. Muhammed’in asrı) anlamları da vermişlerdir. Asr burada: İkindi namazı, ikindi vakti, yüz yıl, Muhammed (s.a.v)’in yaşadığı asr-ı saadet (ahir zaman) anlamlarına gelebilir. Bunlardan en belirgini asr-ı saadettir. Allah bu âyetle: “Ey Muhammed! Her manasıyla asra ve özellikle tüm zamanların ikindisi olan senin asrına, ahir zamana yemin olsun.” demek istemiş olabilir. En doğrusunu Allah bilir.
M. Türk 103:1
2
Tüm insanlar,¹ kesinlikle büyük bir ziyan içerisindedir. ² 1 İnsan, cins isim olduğu için çoğul tercüme edilmiştir. İnsan her an bir tür ziyandan uzak değildir. Asrın, zamanın akışı içinde her yönden hücum etmekte olan engelleri, baskı yapan diğer büyük olayları da katarak düşünülürse, insanın her an nasıl bir tehlike ve ziyan içinde bulunduğu açıkça anlaşılır. Her an nimet ve refah içinde bulunduğu kabul edilse bile, her dem ömrü ölüme doğru gitmekte bulunan insanın bir zarar içinde bulunduğunu inkâr etmek mümkün değildir. Zira her geçen nefes bir ölümdür. Ama İslam Dini, “dünya hayatının sıkıntılarla dolu olduğunu ve bu sıkıntıların insana ahiret saadeti temin edeceğini” ifade eden Hind Dinleri gibi değildir. Burada ifade edilmek istenen; “insan, Rabbinin emrettiği gibi yaşamazsa dünya ve ahirette kaybedenlerden olur” tavsiyesidir. 2 Çünkü insanın sermayesi ömrüdür, o ise her saat tükenmekte ve her nefes geçtikçe âhiret yaklaşmaktadır. Razi, buz satan birisinin; “sermayesi eriyen bu şahsa merhamet edin!” diye bağırdığını duyunca; “Ben bu sözden sonra, Asr sûresini daha iyi anladım” demiştir.
M. Türk 103:2
3
Ancak (Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanlar,¹ birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı² tavsiye edenler, bunun dışındadır.³ 1 Amel-i salih için Bk. (Bakara: 25, (Maide: 69) 2 Sabır: Acıya ve sıkıntıya katlanmak, onu geçirmek için aklın ve dinin gösterdiği yolda sebat etmek, direnç göstermek demektir. Bu da ya; elem ve külfete sabır şeklinde yani ibâdet ve cihadın meşakkatlerine tahammül şeklinde olur. Ya da; lezzet ve şehvetler ve bunların zararlarından sakınma şeklinde olur. Hz. Peygamber (s.a.v); “Sabır, acı bir olayın yaptığı sarsıntıya karşı ilk anda gösterilen tahammüldür” buyurmuştur. Kur’ân-ı Kerim’in yetmişten fazla ayetinde zikredilen sabır, insan tabiatına aykırı olan zorunlu hallere uymak ve güçlüklere karşı koymak demektir. Sabrın gâyesi, beklenmedik olaylar, içine düşülen güçlükler karşısında tedirgin olmamak, paniğe kapılmamak ve tahammül göstermektir. Cenab-ı Hak: “Biz, içinizden (Bizim yolumuzda) cihad edenlerle, sabredenleri ortaya çıkarıncaya kadar, sizi deneyeceğiz ve bu konudaki haberlerinizi (herkese) bildireceğiz.” Buyurmuştur. (Muhammed: 31) Hz. Peygamber: “Mü’minin işi hayrete şayandır. Zira işinin hepsi onun için hayırlıdır. Bu özellik yalnız mü’mine özgüdür. Zira sevinirse şükreder. Bu ise onun için hayırlıdır. Başına belâ gelirse sabreder. Bu da onun için hayırlıdır” buyurmuştur. (Riyâz’üs-Sâlihin) 3 2. ve 3. Ayetler istisnayı başa almak suretiyle tercüme edilirse anlamı: “Tüm insanlar, (Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayıp, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye etmedikleri müddetçe kesinlikle büyük bir ziyan içerisindedirler.” şeklinde olur ve kanaatimizce daha iyi anlaşılır.
M. Türk 103:3
Asr suresi tamamlandı