Ana SayfaMealler › Mehmet Okuyan
MO

Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan meali ile okumaya başla
Alak 1 / 19
1
Yaratan Rabbinin adı ile oku! [*] Bu ayetteki emir vahyin ilk buyruğunu oluşturduğu için, henüz herhangi bir metnin olmadığı bir ortamda buradaki [kıraat] emrini bilinen anlamda “okumak” değil de daha çok “anlamak, düşünmek, yaratılana bakarak Yaratan’ı bulma çabası” anlamında entelektüel bir faaliyet olarak yorumlamak gerekmektedir.
M. Okuyan 96:1
2
O, insanı [‘alak]tan (embriyodan) yarattı.
M. Okuyan 96:2
3
Oku! Rabbin en cömert olandır!
M. Okuyan 96:3
4
Kalemle (yazmayı) öğreten O’dur.
M. Okuyan 96:4
5
İnsana bilmediğini (O) öğretti.
M. Okuyan 96:5
6
6,7. Hayır! Şüphesiz ki insan, kendini zengin (ihtiyaçsız) gördüğü için azar. [*] Burada kendini yeterli, ihtiyaçsız ve sorumsuz görenlerin elbette azgınlaşacağı uyarısına değinilmektedir.
M. Okuyan 96:6
7
6,7. Hayır! Şüphesiz ki insan, kendini zengin (ihtiyaçsız) gördüğü için azar. [*] Burada kendini yeterli, ihtiyaçsız ve sorumsuz görenlerin elbette azgınlaşacağı uyarısına değinilmektedir.
M. Okuyan 96:7
8
Şüphesiz ki dönüş, yalnızca Rabbinedir.
M. Okuyan 96:8
9
9,10. [Salât] (ibadet) ederken bir kulu engelleyeni gördün mü! [*] Burada ibadete duran, ibadetle meşgul olanların hiçbir şekilde engellenmemesi gerektiğine dikkat çekilmektedir.
M. Okuyan 96:9
10
9,10. [Salât] (ibadet) ederken bir kulu engelleyeni gördün mü! [*] Burada ibadete duran, ibadetle meşgul olanların hiçbir şekilde engellenmemesi gerektiğine dikkat çekilmektedir.
M. Okuyan 96:10
11
11,12. Gördün mü? [*] (Bir düşün:) Ya o (kul) doğru yol üzerindeyse veya [takvâ]yı (duyarlılığı) emrediyorsa? 11-13. ayetlerdeki hitap nankör insana yöneliktir.
M. Okuyan 96:11
12
11,12. Gördün mü? [*] (Bir düşün:) Ya o (kul) doğru yol üzerindeyse veya [takvâ]yı (duyarlılığı) emrediyorsa? 11-13. ayetlerdeki hitap nankör insana yöneliktir.
M. Okuyan 96:12
13
Gördün mü? (Bir düşün:) Ya o, (gerçeği) yalanlıyor ve (ondan) yüz çeviriyorsa?
M. Okuyan 96:13
14
Şüphesiz ki Allah’ın gördüğünü (bu adam) bilmez mi!
M. Okuyan 96:14
15
Hayır! Bundan vazgeçmezse (onu) perçeminden yakalayacağız! [*] Buradaki [le nesfe‘an] fiilinin sonundaki [tenvîn], şeddesiz [nun] (te’kîd [nun]’u) yerindedir. Benzer bir kullanım da Yûsuf 12:32’de [le yekûnen] fiilinde söz konusudur. Bu iki [tenvin], bu kelimelerin isim değil, anlamı pekiştiren konumda fiil olduklarını göstermektedir.
M. Okuyan 96:15
16
O yalancı, günahkâr perçem(in)den! [*] Bu ayet inkârcı/nankör insanın gerçeği yalanlayan beyninin ön (frontal) bölgesinden yakalanmasını içermekte, konuyla ilgili bilimsel bir gerçeğe mucizevî bir şekilde işaret etmektedir.
M. Okuyan 96:16
17
(O), meclisini (destekçilerini) çağırsın!
M. Okuyan 96:17
18
İleride biz de zebanileri çağıracağız!
M. Okuyan 96:18
19
Hayır! Ona itaat etme! (Rabbine) secde et [*] ve (O’na) yaklaş! [*] Bu ayet Kur’an’daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri: A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.,Kulun Rabbine en yakın olduğu an secde anıdır” hadisinin kaynağı bu kelime olabilir (Müslim, [salât], 215).
M. Okuyan 96:19
Alak suresi tamamlandı