1
Yemin olsun: Güneşe ve onun aydınlığına,
2
Onu izlediğinde aya, [*]
Ayette geçen [telâ/tilavet] fiili “takip etmek” anlamındadır. Kur’an’ı tilavet etmek de onun ilkelerini takip etmektir. Ay ışığını güneşten aldığı gibi bizim de Kur’an’dan ışık almamız ve vahyin yörüngesinde yaşamamız gerekmektedir.
3
Onu açığa çıkarttığında gündüze,
4
Onu kapladığında geceye,
5
Göğe ve onu bina edene,
7
[Nefs]e (insana) ve onu biçimlendirene,
8
Sonra da ona ([nefs]e), kötülük ve [takvâ] (duyarlılık) kabiliyetini verene ki [*]
Bu ayet A‘râf 7:172, Rûm 30:30 ve Hucurât 49:7. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
9
Onu ([nefs]ini) arındıran kişi elbette kurtulmuştur.
10
Onu (kötülüğe) gömen kişi ise kaybetmiştir.
11
Semûd (kavmi) azgınlığı yüzünden (gerçeği) yalanlamıştı.
12
Onların en azgını (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı.
13
Allah’ın elçisi (Salih) onlara “Allah’ın devesine ve onun su hakkına (dokunmayın)” demişti.
14
(Fakat) onlar onu (elçiyi) yalanlamış ve o (deve)yi de kesmişlerdi. [*] (Bunun üzerine), Rableri günahlarını başlarına geçirmiş ve orayı yerle bir etmişti. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:77; Hûd 11:65; Şu‘arâ 26:157; Kamer 54:29.,Burada “sebep-sonuç ilişkisi” söz konusudur.
15
(Bu toplum) kendi sonundan da korkmuyordu.