1
Göğe ve [Târık]’a yemin olsun!
2
[Târık]’ın ne olduğunu sana bildiren ne olabilir ki!
3
(O, karanlığı) delen yıldızdır. [*]
Buradaki [necm-i sâkıb] yani “delip geçen yıldız” ile kastedilen, Târık 86:13-14. ayetler gereği vahiydir/Kur’an’dır.
4
Üzerinde bir gözetleyici (melek) olmayan hiçbir can yoktur. [*]
Bu cümle “insanların amellerinin kaydedilmekte olduğunun” delillerindendir.
5
İnsan, neyden yaratıldığına bir baksın!
6
6,7. Omurga ile kaburga kemikleri arasından çıkan (akan) bir sudan (sıvıdan) [*]yaratıldı.
Burada rahimdeki ceninin (embriyonun) üreme hücrelerinin oluşumunun omurga ile kaburga kemikleri arasından başlaması kastedilmektedir.
7
6,7. Omurga ile kaburga kemikleri arasından çıkan (akan) bir sudan (sıvıdan) [*]yaratıldı.
Burada rahimdeki ceninin (embriyonun) üreme hücrelerinin oluşumunun omurga ile kaburga kemikleri arasından başlaması kastedilmektedir.
8
Şüphesiz ki O (Allah) onu geri döndürmeye (tekrar yaratmaya) gücü yetendir.
9
9,10. Sırların ortaya döküleceği o gün, onun (insanın) hiçbir gücü ve yardımcısı yoktur.
10
9,10. Sırların ortaya döküleceği o gün, onun (insanın) hiçbir gücü ve yardımcısı yoktur.
11
Yemin olsun: Dönüş sahibi olan göğe,
13
Şüphesiz ki o (Kur’an, doğru ile yanlışı) ayırt eden bir sözdür.
14
O asla bir şaka değildir.
15
Şüphesiz ki onlar bir tuzak kuruyor.
16
Ben de bir tuzak kuruyorum. [*]
Allah’ın tuzak kurması, tuzakları boşa çıkarması anlamına gelir. Bu konu, Enfâl 8:18, 30. ayetler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Benzer kullanımlar için bkz. Âl-i İmrân 3:54; En‘âm 6:123; Enfâl 8:18, 30; Ra‘d 13:42; İbrâhîm 14:46; Fâtır 35:10, 43; Mü’min 40:25; Tûr 52:42.
17
Kâfirlere mühlet ver, onlara biraz zaman tanı.