1
Henüz anılan bir şey değilken, şüphesiz ki insanın üzerinden çok uzun bir süre geçti!
2
Gerçek şu ki biz insanı katışık (döllenmiş) bir [nutfe]den (zigottan) yarattık. Onu imtihan edeceğiz; (bu yüzden) onu duyar ve görür kıldık.
3
Şüphesiz ki biz insana yol gösterdik. Ya şükredici (olur) ya da nankör. [*]
Benzer mesajlar: Kehf 18:29; Teğâbun 64:2.
4
Şüphesiz ki biz, kâfirler için (ahirette) zincirler, halkalar ve alevli bir ateş hazırlamış (olacağız). [*]
Mahşerdeki prangalar ve halkalar konusunda ayrıca bkz. Ra‘d 13:5; Hacc 22:21; Mü’min 40:71; Hâkka 69:32.
5
Şüphesiz ki iyiler ise (cennette) [kâfûr] [*]katılmış bir kadehten içeceklerdir.
[Kâfûr]: Tadı ve kokusu diğer içecekleri bastıran cennet içeceği demektir.
6
([Kâfûr]), Allah’ın iyi kullarının içecekleri ve akıttıkça akıtacakları bir kaynaktır.
7
(Allah’ın iyi kulları), verdikleri sözü yerine getirir ve kötülüğü her yere yayılmış olan bir günden korkarlar.
8
Onlar, kendileri muhtaç olmalarına rağmen yoksulu, yetimi ve esiri yedirir (doyurur)lar.
9
9,10. (Şöyle derler:) “Biz sizi yalnızca Allah rızası için doyuruyoruz; sizden herhangi bir karşılık da teşekkür de istemiyoruz. [*] (Çünkü) biz, zor ve belalı bir günde Rabbimizden (O’nun azabından) korkuyoruz.”
Bu cümle konuyla ilgili bütün infak, sadaka ve zekâtla ilgili ayetlerin doğru anlaşılmasında çok önemli bir mesaj sunmaktadır.
10
9,10. (Şöyle derler:) “Biz sizi yalnızca Allah rızası için doyuruyoruz; sizden herhangi bir karşılık da teşekkür de istemiyoruz. [*] (Çünkü) biz, zor ve belalı bir günde Rabbimizden (O’nun azabından) korkuyoruz.”
Bu cümle konuyla ilgili bütün infak, sadaka ve zekâtla ilgili ayetlerin doğru anlaşılmasında çok önemli bir mesaj sunmaktadır.
11
Allah onları o günün şiddetinden korumuş (olacak)tır; (yüzlerine) parlaklık, (kalplerine de) sevinç verecektir.
12
Sabretmelerine karşılık onlara cennet ve özgürlük lütfedecektir. [*]
Bu ayette geçen [harîr] kelimesine “ipek” değil de İnsân 76:4’te kâfirlerin tutukluluk hâllerinin tersine cennetliklere verilece alabildiğine “özgürlük” anlamı vermeyi tercih ettik (Bilgi için bkz. İslamoğlu, [Hayat Kitabı Kur’an]).
13
Orada koltuklara kurulmuş olacaklar; yakıcı sıcak da dondurucu soğuk da görmeyeceklerdir.
14
(Cennet ağaçlarının) gölgeleri onların (cennetliklerin) üzerlerine sarkacak, meyveleri (kolayca toplanması için) eğdirilecektir.
15
Çevrelerinde gümüş kaplar ve billur kupalar dolaştırılacaktır.
16
Miktarını kendilerinin belirleyeceği o billur kupalar da gümüştendir.
17
17,18. Onlara orada, adına [Selsebil] denen kaynaktan, (içindeki) karışımı [Zencebil] olan bir kadehten içirilecektir. [*]
Bu surede geçen [kâfûr], [selsebil] ve [zencebil] kelimeleri cennetteki içeceklerin değişik isimleri olarak kabul edilmeli, haklarında detay vermekten kaçınılmalıdır. Çünkü bunların içerikleri mahşerde görülecektir.
18
17,18. Onlara orada, adına [Selsebil] denen kaynaktan, (içindeki) karışımı [Zencebil] olan bir kadehten içirilecektir. [*]
Bu surede geçen [kâfûr], [selsebil] ve [zencebil] kelimeleri cennetteki içeceklerin değişik isimleri olarak kabul edilmeli, haklarında detay vermekten kaçınılmalıdır. Çünkü bunların içerikleri mahşerde görülecektir.
19
O (cennetliklerin) etrafında, yaşlanmayan gençler dolaşır. Onları gördüğünde kendilerini saçılıp dağılmış inciler sanırsın.
20
(Cennette) her nereye bakarsan, (pek çok) nimet ve büyük bir otorite görürsün.
21
Üzerlerinde ince ipekten yeşil elbiseler ve kalın ipek kumaşlar olacaktır; gümüş bilezikler takacaklardır. [*] Rableri onlara tertemiz bir içecek ikram edecektir.
Benzer mesajlar: Kehf 18:31; Hacc 22:23; Fâtır 35:33.
22
(Onlara şöyle denecektir:) “Şüphesiz ki bu(nlar), sizin için ödüldür. Çalışma(ları)nız karşılığını bulmuştur.”
23
Kur’an’ı sana peyder pey indiren elbette biziz, biz.
24
Rabbinin hükmü için sabret! Onlardan hiçbir günahkâra veya hiçbir nanköre itaat etme!
25
Sabah akşam Rabbinin ismini an!
26
Gecenin bir kısmında O’na secde et; gecenin uzun bir bölümünde de O’nu [tesbih] et (yücelt)! [*]
Müminlerin geceleri değerlendirmesiyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:17, 113; İsrâ 17:79; Tâhâ 20:130; Furkân 25:64; Secde 32:16; Zümer 39:9; Kâf 50:39; Zâriyât 51:16-18; Tûr 52:49; Müzzemmil 73:2-4, 20; İnsân 76:26.
27
Şüphesiz ki bu (insa)nlar, çabucak geçen (dünyay)ı seviyorlar da ağır günü (ahireti) arkalarına atıyorlar. [*]
Benzer mesajlar: Kıyâmet 75:20-21; A‘lâ 87:16.
28
Onları biz yarattık ve yaratılışlarını sapasağlam yaptık. Dilediğimiz (zaman) onları benzerleriyle değiştiririz.
29
Şüphesiz ki bu (gerçeği) hatırla(t)madır. Dileyen, Rabbine (giden) bir yol tutar. [*]
Benzer mesajlar: Müzzemmil 73:19; Müddessir 74:54-55; Nebe’ 78:39; ‘Abese 80:11-12; Tekvîr 81:27-28.
30
(Böyle yaparsanız) Allah’ın dilediğinden başkasını dilememiş olursunuz. [*] Şüphesiz ki Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
Benzer mesajlar: Müddessir 74:56; Tekvîr 81:29.
Sonraki 1 ayet →