1
Otoritenin tek sahibi olan (Allah) yüceler yücesidir; O her şeye gücü yetendir.
2
Hanginizin daha güzel davranacağınızı denemesi için ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O güçlüdür, çok bağışlayandır.
3
Yedi kat göğü [*] tabaka tabaka (birbiriyle uyumlu) [*] yaratan da O’dur. [Rahmân]’ın yaratmasında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Gözü(nü) çevir (de bir bak), herhangi bir kusur görebilecek misin!
Göklerin “yedi kat” oluşuyla ilgili bkz. Bakara 2:29; İsrâ 17:44; Mü’minûn 23:86; Fussilet 41:12; Talâk 65:12; Mülk 67:3; Nûh 71:15. Bununla birlikte “yedi yol” (Mü’minûn 23:17) ve “yedi güçlü yapı” (Nebe’ 78:12) ifadeleri de bulunmaktadır.,Benzer mesaj: Nûh 71:15.
4
Sonra tekrar tekrar gözü(nü) çevir (de bak; sonunda) göz(lerin) bitkin bir şekilde yorgun olarak sana geri dönecektir.
5
Yemin olsun ki biz yakın göğü kandillerle süsledik [*] ve onları şeytanlar için kovucular yaptık. [*] Onlar için kavurucu azabı hazırladık.
Benzer mesajlar: Hicr 15:16; Sâffât 37:6; Fussilet 41:12 Benzer mesajlar: Hicr 15:17; Sâffât 37:7-9; Cinn 72:8-9.
6
Rablerine karşı kâfir olanlar için cehennem azabı vardır. Ne kötü varış yeridir (orası)!
7
Onlar oraya atıldıklarında, kaynarken (cehennemin) korkunç sesini duyacaklardır.
8
Neredeyse öfkeden çatlayacak! [*] Oraya (cehenneme) her bir grup atıldığında, (cehennemin) bekçileri onlara “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye soracaklar.
Cehennemin bir canlı gibi konuşmasıyla ilgili bkz. Furkân 25:12; Kâf 50:30; Me‘âric 70:17.
9
Onlar (cehennemdekiler) şöyle diyecekler: “Evet, elbette bize bir uyarıcı gelmişti fakat biz onu yalanlamış ve “Allah hiçbir şey indirmemiştir; siz sadece büyük bir sapkınlık içindesiniz!” demiştik. [*]
Benzer mesajlar: En‘âm 6:91; Yâsîn 36:15.
10
“(Elçileri) dinleseydik yani [*] aklımızı kullansaydık şu alevli ateş halkı arasında olmazdık!” (diyecekler).
Buradaki [ev] edatı “yani” şeklinde yorumlanmalıdır.
11
Günahlarını itiraf etmiş (olacaklar). O alevli ateş halkı (merhametten) uzak olsun!
12
Şüphesiz ki [gayb]daki Rablerine saygı duyanlara gelince, [*] onlar için hem bağışlanma hem de büyük bir ödül vardır.
Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:49; Fâtır 35:18; Yâsîn 36:11; Kâf 50:33.
13
Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun! Şüphesiz ki O, göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:33; Âl-i İmrân 3:29; Mâide 5:99; En‘âm 6:3; İbrâhîm 14:38; Tâhâ 20:7; Enbiyâ 21:110; Nûr 24:29; Neml 27:25; Ahzâb 33:54; Mü’min 40:19; Mümtehine 60:1; A‘lâ 87:7.
14
Yaratan bilmez mi hiç! [*] O derin bilgi sahibidir, [*] haberdardır.
Bu cümle “Dikkat edin, Yaratan bilir” veya “(Allah) yarattığı kişileri bilmez mi hiç!” şeklinde de tercüme edilebilir ki hepsi de doğrudur Burada geçen [el-latîf] sıfatı, “bilgi” ile ilgili bir içerikte yer aldığı için “lütufkâr” anlamında değil de “en ince detayına kadar bilen” şeklinde anlaşılmalıdır.
15
O, yeri sizin için boyun eğdirmiştir. Her tarafını dolaşıp O’nun (Allah’ın verdiği) rızkından yiyin! Dönüş, yalnızca O’nadır.
16
Gökte (de) olanın [*] sizi yere batırmasından güvende misiniz? O zaman (yer) hemen sarsılmaya başlar.
Bu ayette geçen [es-semâ’] kelimesi Yüce Allah’ın gökte oluşunu değil, yüceliğini sembolize etmektedir. Zuhruf 43:83’te de Allah’ın hem gökte hem de yerde ilah olduğu belirtildiği için burada kastedilen konu Allah’a –haşa– mekan isnat etmek değil, O’nun otoritesine ve yüceliğine dikkat çekmektir.
17
Yoksa gökte (de) olan zatın üzerinize taş yağdırmasından güvende misiniz? Uyarımın nasıl olduğunu ileride anlayacaksınız.
18
Yemin olsun ki onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Benim cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu!
19
Üzerlerinde kanat çırparak uçan kuşları düşünmediler mi? [*] Onları Rahmân’dan başkası (havada) tutamaz. Şüphesiz ki O her şeyi görendir.
Benzer mesajlar: Nahl 16:79; Nûr 24:41.
20
Yoksa Rahmân’a karşı size yardım edebilecek askerleriniz mi var! kâfirler ancak (derin) bir yanılgı içindedir.
21
Yoksa (Allah size verdiği) rızkını tutarsa (keserse), size rızık verecek biri mi varmış! Hayır! Onlar, azgınlık ve nefrette inatla direnmektedir. [*]
Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:42; Ahzâb 33:17; Fâtır 35:2; Zümer 39:38; Mülk 67:28.
22
Yüzüstü sürünen mi daha doğru gidebilir yoksa doğru yolda düzgün bir şekilde yürüyen mi?
23
De ki: “Sizi yaratan, sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler var eden O’dur.” Ne kadar da azınız şükrediyor!
24
De ki: “Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur; (mahşerde) yalnızca O’nun huzurunda toplanacaksınız.” [*]
Benzer mesaj: Mü’minûn 23:79.
25
(İnkârcılar) “Doğruysanız bu vaat (Son Saat) ne zamanmış!” derler.
26
De ki: “O bilgi yalnızca Allah katındadır. [*] Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
Benzer mesajlar: A‘râf 7:187; Tâhâ 20:15; Enbiyâ 21:109; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Fussilet 41:47; Şûrâ 42:17; Zuhruf 43:85; Muhammed 47:18; Mülk 67:26; Nâzi‘ât 79:42-46.
27
Onu yakın(ların)da gördüklerinde, kâfir olanların yüzleri asılmış olacaktır ve kendilerine “İşte aceleyle istediğiniz (gün) budur!” denecektir. [*]
Benzer mesajlar: Rûm 30:56; Yâsîn 36:63; Sâffât 37:21; Duhân 44:50; Kâf 50:20; Zâriyât 51:14; Tûr 52:14; Rahmân 55:43; Me‘âric 70:44; Mutaffifîn 83:17.
28
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Allah beni ve beraberimdekileri öldürse veya bize merhamet etse, kâfirleri elem verici azaptan kim kurtarabilir!” [*]
Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:42; Ahzâb 33:17; Fâtır 35:2; Zümer 39:38; Mülk 67:20-21.
29
De ki: “O, [Rahmân]’dır. O’na inandık ve yalnızca O’na güvendik. Kimin apaçık bir şaşkınlık içinde olduğunu ileride bileceksiniz.”
30
De ki: “Hiç düşündünüz mü? Suyunuz çekilse kim size bir su kaynağı getirebilir ki!