Ana SayfaMealler › Mehmet Okuyan
MO

Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan meali ile okumaya başla
Tahrim 1 / 12
1
Ey Peygamber! Allah’ın sana helal kıldığı şeyi eşlerini memnun etmek uğruna niçin kendine haram kılıyorsun? [*] Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. Benzer mesajlar: A‘raf 7:32-33; Tevbe 9:29; Kehf 18:26.
M. Okuyan 66:1
2
Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmanızı elbette size farz kılmıştır. [*] Sizin yardımcınız Allah’tır. O bilendir, doğru hüküm verendir. Bu ayet Bakara 2:224 ile birlikte okunmalıdır.
M. Okuyan 66:2
3
Hani Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir söz söylemişti. (Fakat eşi) o sözü (başkasına) bildirip Allah da bunu (Peygamber’e) açıklayınca, o da (konunun) bir kısmını (eşine) bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. (Peygamber) bunu ona (eşine) bildirince, (eşi) “Bunu sana kim bildirdi?” diye sormuş, o da “Bilen, haberdar olan (Allah) bana bildirdi.” demişti. [*] Bir rivayete göre konu bir bal şerbeti olayı ile Hz. Mâriye hakkındadır. Diğer bir rivayete göre bu konu Hz. Muhammed’in kendisinden sonra devleti kimin idare edeceğiyle ilgili isteği veya öngörüsü olabilir. Hz. Muhammed’in bu öngörüsü elbette müslümanlar arasında çok önemli bir kanaat belirlemesi olarak görüleceği için, onu eşlerinden birisine, rivayete göre Hz. Mâriye’ye veya Hz. Hafsa’ya sır olarak bildirmişti. Fakat bu sırrı Hz. Muhammed’in diğer eşlerine veya bir kısmına söyleyince Hz. Muhammed’in onunla birlikte olmayıp kendisinden ayrı kalmayı tercih etmesi, onunla birlikteliği kendisine haram kılması buradaki mesajı içermektedir. Böyle bir yemin doğru görülmemiş ve bozulması emredilmiştir.
M. Okuyan 66:3
4
İkiniz [*] de Allah’a tevbe ederseniz, (doğrusu budur. Çünkü) elbette kalpleriniz kaymıştı. Ona (Peygamber’e) karşı birbirinize arka çıkarsanız, onun dostu Allah, Cebrail ve müminlerin iyi(ler)idir. Bunların ardından melekler de (ona) destekçidir. Bu ifade Hz. Muhammed’in sırrını ifşa eden iki eşi ve onları destekleyen diğerleridir. Bir sonraki ayette geçen [künne] çoğul zamiri bunun delilidir.
M. Okuyan 66:4
5
O sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, (Allah’a) teslim olan, iman edip güvenen, (Allah’a) boyun eğen, (Allah’a) yönelen, ibadet eden, seyahat eden, dul veya bakire eşler verebilir.
M. Okuyan 66:5
6
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taş olan ateşten koruyun! [*] Üzerinde son derece güçlü, Allah’ın kendilerine emrine isyan etmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır. Benzer mesaj: Bakara 2:24.
M. Okuyan 66:6
7
(Onlara:) “Ey kâfir olanlar! Bugün özür dilemeyin! Size yaptıklarınızın karşılığı verilecektir!” (denir).
M. Okuyan 66:7
8
Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah’a yönelin! Umulur ki Rabbiniz sizden kötülüklerinizi örter. Peygamber’i ve onunla birlikte iman edenleri rezil etmeyeceği günde Allah sizi, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Onların ışığı önlerinden ve sağlarından koşar (ve) “Rabbimiz! Işığımızı bizim için tamamla; bizi bağışla! Şüphesiz ki sen her şeye gücü yetensin.” derler.
M. Okuyan 66:8
9
Ey Peygamber! O kâfirlerle ve o münafıklarla [cihad] et; onlara karşı sert davran! Onların barınağı cehennemdir. Ne kötü varış yeridir (orası)! [*] Benzer mesajlar: Tevbe 9:73, 123. Bu ayetlerde kastedilenler müslümanlarla fiili olarak savaş eden, antlaşmaları bozan, düşmanlarla işbirliği yapan ve müslüman toplumu can evinden vurmaya çalışan belirli nitelikteki kâfirler ve münafıklardır. Yoksa durduğu yerde duran inançsızlarla ilgili herhangi bir durum söz konusu değildir. Kur’an’da savaşla ilgili bütün ayetler, Bakara 2:190-193, 256, Nisâ 4:89-91, Enfâl 8:39-40, Tevbe 9:2-5, 12, 36, Hacc 22:39 ve Mümtehine 60:8-9. ayetler ışığında anlaşılmalıdır.
M. Okuyan 66:9
10
Allah kâfir olanlara, Nuh’un hanımı ile Lut’un hanımını örnek vermektedir. (Bu iki kadın), kullarımızdan iki iyi kulun (nikâhları) altındalardı ve onlara ihanet etmişlerdi. (Nuh ve Lut) Allah’tan gelen hiçbir şeyi onlardan savamamıştı. (Onlara) “Ateşe girenlerle birlikte siz de girin!” denmiş (olacak)tır. [*] Bu ayet mahşerde hiç kimsenin hiç kimseye faydasının olamayacağının delillerinden birisidir. Hz. Muhammed’in yakınlarına, bunlar arasında da kızı Hz. Fatıma’ya söylediği “Ey Fatıma! nefsini Allah’tan satın almana bak! Zira Allah’tan gelecek hiçbir şeyi (azabı) sizden gideremem” rivayeti ile kastettiği de buydu (Buhârî, Vesâyâ, 11; Menâkıb, 14; Tefsîru Sure-i Şu‘arâ, 2; Müslim, İmân, 348-355).
M. Okuyan 66:10
11
Allah inananlara ise Firavun’un hanımını (Asiye’yi) örnek vermektedir. (O) “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev nasip et! Beni Firavun’dan ve onun iş(ler)inden koru! Beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti. [*] Hz. Asiye, eşi Firavun’dan, onun nefsine yönelik çirkin işlerinden, kötü uygulamalarından, inkâra, zulme, baskılara, hakaretlere, bölücülüğe, haksızlıklara dayalı faaliyetlerinden, ayrıca Firavun’un izinden giden zalimlerden kendisini korumasını istemektedir. Ayrıca dünya şartlarında belki de hiçbir insana nasip olmayacak bir debdebeye sahip bir konumda olmasına rağmen, tercihini cennetteki bir [beyt] yani “ev” veya “köşk”ten yana belirleyerek, aslında dünyanın ve nimetlerinin geçiciliğine dikkat çekmiş olmaktadır.
M. Okuyan 66:11
12
Namusunu korumuş [*] İmran’ın kızı Meryem’i de (örnek vermektedir). Biz ona [rûh]umuzdan üflemiştik ve Rabbinin sözlerini (emirlerini) ve kitaplarını onaylamıştı (benimsemişti). [*] O, boyun eğenlerdendi. [*] Ayette geçen [ahsanet] fiili Haşr 59:2’de geçen ve “kaleler” anlamına gelen [husûn] kelimesiyle aynı kökten gelmekte, Hz. Meryem’in namusunu “kale gibi, titizlikle koruduğu” mesajını içermektedir.,Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:91; Mü’minûn 23:50.,Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:45; Enbiyâ 21:91.Bu ayetin sonundaki [el-kâniTîne] kelimesi, [müzekker] yani erkekler anlamında çoğuldur ve bir kadın olan Hz. Meryem’i de içermektedir. Buradan anlaşılıyor ki bu tür ifadeler kadın-erkek herkesi kapsamaktadır.
M. Okuyan 66:12
Tahrim suresi tamamlandı