Ana SayfaMealler › Mehmet Okuyan
MO

Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan meali ile okumaya başla
Tegabun 1 / 18
1
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı [tesbih] eder (yüceltir). Otorite yalnızca O’na aittir; [hamd] (övgü) de yalnızca O’nadır. O her şeye gücü yetendir.
M. Okuyan 64:1
2
Sizi yaratan O’dur. Kiminiz kâfir, kiminiz mümindir. [*] Allah yaptıklarınızı görendir. Benzer mesajlar: Kehf 18:29; İnsân 76:3.
M. Okuyan 64:2
3
(Allah) gökleri ve yeri bir amaç ile [*] yaratmıştır. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. [*] Dönüş de yalnızca O’nadır. Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Yûnus 10:5; İbrâhîm 14:19; Hicr 15:85; Nahl 16:3; ‘Ankebût 29:44; Rûm 30:8; Zümer 39:5; Câsiye 45:22; Ahkâf 46:3; Duhân 44:39.,Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:6; Mü’min 40:64; İnfitâr 82:7-8.
M. Okuyan 64:3
4
Göklerde ve yerde olanları bilir; gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir. Allah göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.
M. Okuyan 64:4
5
Daha önce kâfir olanların haberi size ulaşmamış mıydı! İşte onlar, yaptıklarının cezasını (dünyada) tatmışlardı. Onlar için (mahşerde de) elem verici bir azap vardır.
M. Okuyan 64:5
6
(O azabın sebebi) onlara elçilerin apaçık deliller getirmeleri fakat onların “Bir insan mı bizi doğru yola ulaştıracakmış?” [*] demeleriydi. İnkâr etmiş ve yüz çevirmişlerdi. Allah da zengin (ihtiyaçsız) olduğunu göstermişti. Allah zengindir, [hamd]e (övgüye) layık olandır. İnsan olan bir peygamberle alayla ilgili bkz. Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Enbiyâ 21:3, 36; Mü’minûn 23:24, 33-34, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Yâsîn 36:15; Sâd 38:8; Kamer 54:24-25.
M. Okuyan 64:6
7
Kâfir olanlar, elbette diriltilmeyeceklerini sanmışlardı. [*] De ki: “Hayır! Rabbime yemin olsun: Şüphesiz ki diriltileceksiniz; sonra (da) yaptıklarınız size mutlaka bildirilecektir. Bu, Allah’a kolaydır.” Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; İsrâ 17:49, 98; Meryem 19:66; Mü’minûn 23:35, 82; Neml 27:67; Secde 32:10; Yâsîn 36:78; Sâffât 37:16, 53; Duhân 44:35; Kâf 50:3, 15; Vâkı‘a 56:47; Nâzi‘ât 79:11.
M. Okuyan 64:7
8
O yüzden Allah’a, Elçisine ve indirdiğimiz o [nûr]a (Kur’an’a) inanıp güvenin! [*] Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır. Benzer mesaj: A‘râf 7:158.
M. Okuyan 64:8
9
Toplanma gününde sizi toplayacağı gün, işte o [teğâbun] (karşılıklı aldanma) günüdür. [*] Kim Allah’a inanır ve iyi iş(ler) yaparsa, (Allah) onun kötülüklerini örtecektir; onu içinde [ebedî] kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirecektir. İşte büyük kurtuluş budur. Burada amaç, putperestlerin ve putların mahşerde karşılıklı aldanmış olacaklarını dile getirmektir.
M. Okuyan 64:9
10
İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar ateş halkıdır. Orada [ebedî] kalacaklardır. Ne kötü varış yeridir (orası)!
M. Okuyan 64:10
11
Allah’ın izni olmaksızın hiçbir musibet isabet etmez. [*] Kim Allah’a inanırsa (Allah) onun kalbini doğru yola ulaştırır. [*] Allah her şeyi bilendir. Bu ayette her şeyin Yüce Allah’ın belirlediği yasalara göre şekillendiği belirtilmektedir.,Hidayetle ilgili ayetler bu ayet ışığında anlaşılmalıdır.
M. Okuyan 64:11
12
Allah’a itaat edin; Elçi’ye de itaat edin! [*] Yüz çevirirseniz (bilin ki) Elçimize düşen görev, sadece apaçık tebliğdir. [*] Allah’a ve Elçisine itaatle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:32, 132; Nisâ 4:59; Mâide 5:92; Enfâl 8:1, 20, 46; Nûr 24:52, 54; Ahzâb 33:71; Muhammed 47:33; Fetih 48:17; Mücâdele 58:13.,Tebliğle ilgili olarak bkz. Mâide 5:67, 99; Ra‘d 13:40; Nahl 16:35, 82; Nûr 24:54; ‘Ankebût 29:18; Yâsîn 36:17; Şûrâ 42:48; Ğâşiye 88:21.
M. Okuyan 64:12
13
Allah kendisinden başka ilah olmayandır. Müminler yalnızca Allah’a güvensinler!
M. Okuyan 64:13
14
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. [*] Onlardan sakının! Affeder, hoşgörür ve (suçlarını) bağışlarsanız, [*] (bilin ki) Allah da çok bağışlayandır, çok merhametlidir. [*] Yüce Allah aileiçi fertler bağlamında karşılıklı olarak eşler arasında ve bazı çocukların ana-babaları için düşmanlık yapabileceği tehlikesine dikkat çekmekte ve dikkatli olunmasını emretmektedir. İfadede yer alan [min] edatı “bir kısmı, bazısı” anlamını vermektedir ve bütün eşlerin ve çocukların değil, bir kısmının böyle olabileceği belirtilmektedir. Ayette özel olarak muhatapların “erkekler” olduğu ve [ezvâc] denen eşlerin de onların “hanımları” olduğu yaklaşımı hiçbir şekilde doğru olamaz. Çünkü bu kelime kadın ve erkek bütün eşleri içermektedir [Afv], “azarlasa da cezalandırmaktan vazgeçmek”, [safh] “azarlamaktan da cezadan da vazgeçmek”, [mağfiret] ise “günahı tamamen silip affettiğini bile hissettirmemek”tir (İslamoğlu, [Hayat Kitabı Kur’an], s. 1136’da 6. not). Mahşerde Yüce Allah tarafından bağışlanmak isteyenler önce kendileri bu dünyada bağışlama emrini yerine getirmelidir.,Benzer mesajlar: Bakara 2:109; Nûr 24:22.
M. Okuyan 64:14
15
Mallarınız ve çocuklarınız sadece bir imtihandır. Büyük ödül ise yalnızca Allah’ın katındadır. [*] Benzer mesaj: Enfâl 8:28.
M. Okuyan 64:15
16
Gücünüz yettiğince Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için [infak] edin (verin)! Kim [nefs]inin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtulanların ta kendileridir. [*] Benzer mesaj: Haşr 59:9.
M. Okuyan 64:16
17
Allah’a güzel bir borç [*] verirseniz, (Allah) onu sizin için kat kat artırır ve sizi bağışlar. Allah şükre çok karşılık verendir, hoşgörülüdür. [Kard-ı hasen] kavramı “güzel borç” anlamında Yüce Allah’a verilen yani karşılığı sadece O’ndan beklenen yardım demektir. Benzer mesajlar: Bakara 2:245; Mâide 5:12; Hadîd 57:11, 18; Müzzemmil 73:20.
M. Okuyan 64:17
18
Görünmeyeni de görüneni de bilendir; [*] güçlüdür, doğru hüküm verendir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Tevbe 9:94, 105; Ra‘d 13:9; Mü’minûn 23:92; Secde 32:6; Sebe’ 34:3; Fâtır 35:38; Zümer 39:46; Haşr 59:22; Cum‘a 62:8; Cinn 72:26.
M. Okuyan 64:18
Tegabun suresi tamamlandı