1
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi, (gerçek) hükümdar, kutsallığın kaynağı, güçlü, doğru hüküm veren Allah’ı [tesbih] eder (yüceltir).
2
O, [ümmi]lere [*] (Mekkelilere) kendilerine (Allah’ın) ayetlerini [tilavet] etmekte (okuyup aktarmakta), onları (kötülüklerden) arındırmakta ve onlara Kitap ve [hikmet]i (doğru hükümleri) öğretmekte olan bir Elçi göndermiştir. [*] Daha önce onlar apaçık bir sapkınlık içindeydi.
Bu ayette geçen [el-ümmiyyîn] (ümmiler) kelimesinden kastedilen Mekkelilerdir. [Ümmî] kavramı ile ilgili detaylı bilgi için bkz. Bakara 2:78, dipnot 2.,Benzer mesajlar: Bakara 2:129, 151; Âl-i İmrân 3:164.
3
Henüz kendilerine katılmamış bulunan diğerlerine de (sonraki nesillere de bu elçiyi göndermiştir). [*]O güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Benzer mesajlar: Nisâ 4:79; En‘âm 6:19; A‘râf 7:158; Enbiyâ 21:107; Sebe’ 34:28; Yâsîn 36:6; Şûrâ 42:7; Cum‘a 62:2-3.
4
İşte bu, Allah’ın dilediğine (layık olana) verdiği lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir.
5
Kendilerine Tevrat’ı taşıma sorumluluğu verilip de onu taşımayanların örneği, kitaplar taşıyan eşeğin örneği gibidir. [*] Allah’ın ayetlerini yalanlamış olan toplumun örneği ne kötüdür! Allah zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.
Burada vahyi anlayıp hayata taşımayanlar, ne taşıdığından habersiz bir şekilde vahiylerden oluşan kitabı yüklenen eşeğe benzetilmektedir. Ayette eleştirilen şey eşekler değil, ne yaptığından habersiz olup sorumluluğunu yerine getirmeyenlerdir.
6
De ki: “Ey yahudi olanlar! (Diğer) insanlar değil de yalnızca kendinizin Allah’ın dostları olduğunuzu sanıyorsanız (ve bu konuda) doğruysanız ölümü isteyin (bakalım)!”
7
Onlar, kendi elleriyle önceden yaptıkları işler (günahları) sebebiyle ölümü istemezler. Allah zalimleri iyi bilendir. [*]
Bu iki ayetin benzerleri için bkz. Bakara 2:94-95.
8
De ki: “Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm şüphesiz ki sizi yakalayacaktır. [*]Sonra da görünmeyeni de görüneni de bilen [*] (Allah)’a döndürüleceksiniz ve yaptıklarınızı size bildirecektir.”
Benzer mesajlar: Nisâ 4:78; Ahzâb 33:16.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Tevbe 9:94, 105; Ra‘d 13:9; Mü’minûn 23:92; Secde 32:6; Sebe’ 34:3; Fâtır 35:38; Zümer 39:46; Haşr 59:22; Teğâbun 64:18; Cinn 72:26.
9
Ey iman edenler! Cuma günü [salât] (namaz) için çağrıldığı(nız) zaman, hemen Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın! Bilirseniz bu sizin için hayırlı olandır. [*]
Bu ayet Cuma ibadetinin kadın-erkek bütün müminlere farz kılındığının apaçık delilidir. Çünkü bir hitapta kadınlarla ilgili özel bir hüküm yoksa şeklen erkeklere yönelik görünen bütün hitaplar kadınları da içermektedir.
10
[Salât] (namaz) bitirilince yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan isteyin! Allah’ı çok hatırlayın! [*] Umulur ki kurtulursunuz.
Benzer mesajlar: Enfâl 8:45; Ahzâb 33:41.
11
Onlar, bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona gider ve seni ayakta (yalnız) bırakırlar. De ki: “Allah’ın katındaki (kazanç), eğlenceden de ticaretten de hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.”