Ana SayfaMealler › Mehmet Okuyan
MO

Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan meali ile okumaya başla
Enam 1 / 165
1
[Hamd] (övgü), gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah içindir. (Bunca delilden) sonra kâfir olanlar (hâlâ putları) Rableri ile denk tutuyorlar. [*] Burada geçen [ya‘dilûne] fiili “adaletli davranmak” değil, putperestlerin putlarını Yüce Allah’a denk tutmaları yani şirk koşmaları anlamındadır.
M. Okuyan 6:1
2
Sizi bir çamurdan yaratan, [*] sonra da bir süre belirleyen O’dur. (Bir de) O’nun katında belirlenmiş bir süre vardır. (Buna rağmen siz hâlâ) şüphe ediyorsunuz. Benzer mesajlar: A‘râf 7:12; İsrâ 17:61; Mü’minûn 23:12; Secde 32:7; Sâffât 37:11; Sâd 38:71, 76.
M. Okuyan 6:2
3
O, göklerde ve yerde (tek) Allah’tır. Gizlinizi, açığınızı bilir; [*] ne kazanmakta olduğunuzu da bilir. Benzer mesajlar: Bakara 2:77; Âl-i İmrân 3:5; Hûd 11:5; İbrâhîm 14:38; Nahl 16:19, 23; Tâhâ 20:7; Enbiyâ 21:4; Nûr 24:29; Neml 27:25, 74; Kasas 28:69; Yâsîn 36:76; Teğâbun 64:4; A‘lâ 87:7.
M. Okuyan 6:3
4
Kendilerine Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldiğinde, mutlaka ondan yüz çevirmişlerdi. [*] Benzer mesaj: Yâsîn 36:46.
M. Okuyan 6:4
5
Elbette onlar, kendilerine gerçek (bilgi) geldiğinde onu yalanlamışlardı. Alay edip durdukları şeylerin haberleri ileride kendilerine gelecektir. [*] Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:6.
M. Okuyan 6:5
6
Görmediler mi ki onlardan önce yeryüzünde size vermediğimiz bütün imkânları kendilerine verdiğimiz, üzerlerine göğü (yağmuru) bolca göndermiş, [*] (evlerinin) altından ırmaklar akıttığımız nice nesilleri helak etmiştik. Onları, günahları sebebiyle helak etmiş ve onların ardından başka nesiller yaratmıştık. Benzer mesajlar: Hûd 11:52; Nûh 71:11.
M. Okuyan 6:6
7
Sana kâğıda (yazılmış) bir kitap indirseydik de onlar ona elleriyle dokunmuş olsalardı, kâfir olanlar “Bu, apaçık büyüden başka bir şey değildir!” derlerdi.
M. Okuyan 6:7
8
(Müşrikler) “Ona bir melek indirilseydi ya!” [*] demişlerdi. [*] Biz melek indirseydik elbette iş bitirilmiş olur, artık kendilerine göz bile açtırılmaz(dı). Melek peygamber beklentisiyle ilgili benzer mesajlar: Hicr 15:7; Mü’minûn 23:24; Furkân 25:7; Fussilet 41:14; Zuhruf 43:53.,Mucize istekleriyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:7-8; Yûnus 10:15-16, 20; Hûd 11:12; Ra‘d 13:27; Hicr 15:7, 14-15; İsrâ 17:59, 90-93; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4-5, 7, 21; ‘Ankebût 29:50-51; Zuhruf 43:53.
M. Okuyan 6:8
9
Onu (peygamberi) bir melek kılsaydık şüphesiz ki onu bir erkek (insan suretinde) yapar, düşmekte oldukları kuşkuya onları yine düşürürdük. [*] Ayetin sonundaki [mâ yelbisûne] ifadesi inkarcıların zaten şüphe içinde olduklarını, dolayısıyla şüphelerini sürdürdüklerini, onları şüpheye düşürenin Allah olmadığını göstermektedir.
M. Okuyan 6:9
10
Yemin olsun ki senden önceki elçilerle de alay edilmişti ve alay edenleri alay ettikleri şey (çepeçevre) kuşatmıştı. [*] Benzer mesajlar: Ra‘d 13:32; Hicr 15:11, 95; Enbiyâ 21:41.
M. Okuyan 6:10
11
De ki: “Yeryüzünde dolaşın; sonra yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!” [*] İbret almak için yeryüzünde gezip dolaşmayla ilgili benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:137; Yûsuf 12:109; Nahl 16:36; Hacc 22:46; Neml 27:69; Rûm 30:9, 42; Fâtır 35:44; Mü’min 40:21, 82; Muhammed 47:10.
M. Okuyan 6:11
12
(Onlara) “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” diye sor (ve) “Merhamet etmeyi kendi zatına yazmış olan Allah’a aittir.” de! [*] Sizi, varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Kendilerine yazık edenler var ya işte onlar inanmazlar. Benzer mesajlar: En‘âm 6:54,147; A‘râf 7:156.
M. Okuyan 6:12
13
Gecede ve gündüzde barınan her şey yalnızca O’na aittir. O, duyandır, bilendir.
M. Okuyan 6:13
14
De ki: “Gökleri ve yeri yoktan var eden, [*] yedirdiği hâlde yedirilmeyen (buna ihtiyacı olmayan) Allah’tan başkasını mı dost edinecekmişim!” [*] De ki: “Bana müslüman olanların ilki (öncüsü) olmam emredildi.” ve “Sakın müşriklerden olma!” (dendi). [*] Benzer mesajlar: Yûsuf 12:101; İbrâhîm 14:10; Fâtır 35:1; Zümer 39:46; Şûrâ 42:11.,Benzer mesaj: Mü’minûn 23:88.,İnkârcıların çoğu aynı zamanda müşrik oldukları ve başka varlıkları Yüce Allah’a denk saydıkları için En‘âm 6:12-14. ayetlerde esaslı bir tanıtıma yer verilmekte ve doğru bir ilah anlayışına gelmeleri istenmektedir. Bu amaçla, Hz. Muhammed üzerinden Yüce Allah’ın “gökleri ve yeryüzünü yoktan var ettiği”, “her canlıyı doyurmasına rağmen hiç kimse tarafından doyurulma ihtiyacında olmadığı” mesajları verilmektedir. Hz. Muhammed’in çok önemli bu iki sıfata sahip olan Yüce Allah’tan başka herhangi bir velî/dost edinmeyeceği, müşriklerin de aynı soruları kendilerine sorabilmeleri açısından soru cümlesi halinde kullanılmaktadır.
M. Okuyan 6:14
15
De ki: “Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım. [*] Benzer mesajlar: Yûnus 10:15; Zümer 39:13.
M. Okuyan 6:15
16
O gün kim ondan (azaptan) uzak tutulursa, elbette (Allah) ona merhamet etmiştir. İşte apaçık kurtuluş budur.”
M. Okuyan 6:16
17
Allah sana bir sıkıntı dokundurursa, onu O’ndan başka açıp (giderecek) yoktur. Sana herhangi bir hayır verirse, (onu geri alacak yoktur). O, her şeye gücü yetendir. [*] Benzer mesajlar: Yûnus 10:107; Enbiyâ 21:42; Ahzâb 33:17; Fâtır 35:2; Mülk 67:20-21, 28.
M. Okuyan 6:17
18
O, kullarının üzerinde (her türlü güce sahip)tir. [*] O, doğru hüküm verendir, haberdardır. En‘âm 6:61’de de geçen bu ifade de Yüce Allah’ın kulları üzerinde mutlak otorite olduğuna dikkat çekilmektedir.
M. Okuyan 6:18
19
De ki: “Hangi şey şahitlik bakımından en büyüktür? De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. Bu Kur’an, bana, kendisiyle sizi ve ulaştığı herkesi [*] uyarmam için vahyolundu. Yoksa siz Allah ile birlikte başka ilahlar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?” De ki: “Ben buna şahitlik etmem.” De ki: “O, yalnızca tek bir ilahtır; ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden elbette uzağım.” Ayetteki [ve [men] beleğa] ifadesi “ve ergen olan herkesi” anlamına da gelebilir. Her iki durumda da ayetteki mesaj Kur’an vahyinin hiçbir şekilde yöresel değil, daima evrensel olduğunu ifade etmektir. Benzer mesajlar: Nisâ 4:79; A‘râf 7:158; Enbiyâ 21:107; Sebe’ 34:28; Yâsîn 36:6; Şûrâ 42:7; Cum‘a 62:2-3.
M. Okuyan 6:19
20
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu [*] kendi çocuklarını tanıdıkları gibi tanırlar. [*] Kendilerine yazık edenler var ya işte onlar inanmazlar. Burada kastedilen, “Kur’an” veya “Hz. Muhammed” olabilir. Bağlam gereği “Kur’an” anlamı önceliklidir.,Benzer şekilde “kıble” ile ilgili olmak üzere bir ayet için bkz. Bakara 2:146.
M. Okuyan 6:20
21
Allah’a yalan uyduran veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir ki! [*] Şüphesiz ki zalimler kurtulamazlar. Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:94; En‘âm 6:93, 144, 157; A‘râf 7:37; Yûnus 10:17; Hûd 11:18; Kehf 18:15; ‘Ankebût 29:68; Zümer 39:32; Saff 61:7.
M. Okuyan 6:21
22
O gün onların hepsini toplayacağız; sonra da (Allah’a) ortak koşmuş olanlara “(Varlığını) sandığınız ortaklarınız nerede?” diyeceğiz.
M. Okuyan 6:22
23
Sonra “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki [*] biz ortak koşanlar değildik.” demekten başka onların mazeretleri olmayacak. Kur’an’da [vallâhi] şeklindeki tek yemin ifadesi buradadır; ancak bu da müşriklerin mahşer şartlarında yapacakları yalan yemin olarak gerçekleşecektir.
M. Okuyan 6:23
24
Gör(ün) ki kendi aleyhlerine nasıl yalan söylemiş olacaklar ve (ilah diye) uydurdukları şeyler (putlar) da kendilerinden kaybolup gitmiş olacaktır. [*] Benzer mesajlar: A‘râf 7:53; Hûd 11:21.
M. Okuyan 6:24
25
Onlardan seni dinleyenler de vardır. (İnkâra şartlanmış oldukları için) onu (Kur’an’ı) anlamaları konusunda kalplerine perdeler ve kulaklarına bir (s)ağırlık veririz. (Çünkü) onlar, her bir delili görseler de onlara iman etmezler. [*] Hatta o kâfir olanlar sana geldiklerinde “Bu (Kur’an), öncekilerin masallarından başka bir şey değildir!” diyerek seninle tartışırlar. Benzer mesajlar: En‘âm 6:109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199; Sebe’ 34:31.
M. Okuyan 6:25
26
Onlar hem insanları ondan engellemeye çalışır hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. (Oysa) onlar, farkında olmadan ancak kendilerini helak ederler.
M. Okuyan 6:26
27
Onların ateşin karşısında durdurulup “Ah, keşke (dünyaya) geri gönderilsek de bir daha Rabbimizin ayetlerini yalanlamasak ve inananlardan olsak!” dediklerini bir görsen! [*] Benzer mesajlar: Bakara 2:167; A‘râf 7:53; Mü’minûn 23:99-100; Secde 32:12; Fâtır 35:37; Zümer 39:58.
M. Okuyan 6:27
28
Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler (günahlar) kendilerine göründü. (Dünyaya) geri gönderilseler yine de kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Şüphesiz ki onlar yalancıdır.
M. Okuyan 6:28
29
Onlar “Hayat ancak bu yakın (dünyadaki) hayatımızdan ibarettir; biz asla diriltilecek de değiliz!” demişlerdi.
M. Okuyan 6:29
30
Rablerinin huzuruna (çıkarılıp) durduruldukları zaman sen onları bir görsen! (Allah:) “Bu (diriltilme) gerçek değil miymiş!” diye soracak; onlar da “Rabbimize yemin olsun: Evet (gerçekmiş)!” diyeceklerdir. (Bunun üzerine Allah:) “İnkâr ettiğinizden dolayı azabı tadın!” diyecektir.
M. Okuyan 6:30