1
O (Son) Saat yaklaşmıştır ve (o zaman geldiğinde) ay yarılmış (olacak)tır. [*]
Bu surenin ilk ayeti “geçmiş zaman” kipiyle tercüme edilirse Hz. Muhammed zamanındaki bir “Ay tutulması” olayı hatırlatılmış olabilir. Buradaki konu, Kıyâmet 75:9’a göre Son Saat’te gerçekleşecek olaylardan biridir ve gerçekleşmesi kesin olduğu için de geçmiş zaman kipi kullanılmıştır.
2
Bir ayet (mucize) görseler bile hemen yüz çevirir ve “Bu da sıradan bir büyüdür!” derler.
3
Kendi arzularına uyarak (gerçeği) yalanladılar. (Oysa) her iş amacına ulaşacaktır.
4
4,5. Yemin olsun ki onlara tastamam doğru hükümler içeren, (kendilerini) kötülükten engelleyecek haberler gelmiştir. (Yüz çevirene) uyarılar yarar sağlamaz.
5
4,5. Yemin olsun ki onlara tastamam doğru hükümler içeren, (kendilerini) kötülükten engelleyecek haberler gelmiştir. (Yüz çevirene) uyarılar yarar sağlamaz.
6
Sen de onlardan yüz çevir! Bir çağrıcının hoş görülmeyecek bir şeye çağıracağı gün,
7
Etrafa yayılmış çekirgeler gibi bakışları perişan bir hâlde mezarlardan çıkacaklar.
8
Boyunlarını (o) çağrıcıya uzatan kâfirler, “Bu, ne zor bir günmüş!” diyecekler.
9
Onlardan önce Nuh’un halkı da (gerçeği) yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak “(O) cinlenmiştir.” demişlerdi. (Tebliğden vazgeçirilmeye) zorlanmıştı.
10
(Nuh) Rabbine “Yenik düştüm, yardım et!” diyerek yalvarmıştı.
11
Biz de boşanan bir su ile göğün kapılarını açmıştık.
12
Yerden de (su) kaynakları fışkırtmıştık. Böylece (bu iki) su, belirlenmiş bir iş (tufan) için birleşmişti.
13
Onu (Nuh’u) levhalar ve çivilerle (çakılmış gemide) taşımıştık.
14
(O gemi) inkar edilmiş olana (Nuh’a) bir karşılık olarak gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
15
Yemin olsun ki onu (gemiyi) bir ibret olarak bırakmıştık; hani gerçeği hatırlayan var mı?
16
Benim azabım ve benim uyarılarım (bak) nasıl olmuştu!
17
Yemin olsun ki Kur’an’ı (gerçeği) hatırla(t)mak için kolaylaştırdık. Hatırlayan var mı? [*]
Benzer mesajlar: Meryem 19:97; Duhân 44:58; Kamer 54:22, 32, 40; Müzzemmil 73:20.,Hâkka 69:6’da da kullanıldığı üzere, [rîh-ı sarsar] tamlaması kasırganın korkunçluğunu ifade etmektedir. Bu tamlama “dondurucu, kulakları sağır eden, her şeyi kökünden sarsan” gibi anlamlara gelmektedir. [Sarsar] kelimesinin sadece [sar] kökünden geldiği, kasırganın tekrarı ve sürekliliği nedeniyle aynı kalıbın iki kez tekrarlandığı ifade edilmektedir. Zâriyât 51:41’de bu kelimenin yerine [el-‘akîm] sıfatı kullanılmış ve “herkesi helak ederek, insanların soyunu kesip bitiren bir kasırga” anlamı devreye sokulmuştur. Benzer mesajlar: Fussilet 41:16; Hâkka 69:6-8.
18
Âd (halkı) da (Hud’u) yalanlamıştı. Benim azabım ve benim uyarılarım (bak) nasıl olmuştu!
19
19,20. Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik. [*]
20
19,20. Sürekliliği olan kara bir günde onların üzerine, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seren bir kasırga göndermiştik. [*]
21
Benim azabım ve benim uyarılarım (bak) nasıl olmuştu!
22
Yemin olsun ki Kur’an’ı (gerçeği) hatırla(t)mak için kolaylaştırdık. Hatırlayan var mı?
23
23,24. Semûd (kavmi) de uyarı(cı)ları yalanlamıştı ve “Aramızdan bir insana mı uyacağız? [*] Bu durumda biz sapkınlık ve çılgınlık içinde oluruz!” demişlerdi.
İnkârcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili benzer mesajlar: Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Enbiyâ 21:3, 36; Mü’minûn 23:24, 33-34, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Yâsîn 36:15; Sâd 38:8; Teğâbun 64:6.
24
23,24. Semûd (kavmi) de uyarı(cı)ları yalanlamıştı ve “Aramızdan bir insana mı uyacağız? [*] Bu durumda biz sapkınlık ve çılgınlık içinde oluruz!” demişlerdi.
İnkârcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili benzer mesajlar: Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Enbiyâ 21:3, 36; Mü’minûn 23:24, 33-34, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Yâsîn 36:15; Sâd 38:8; Teğâbun 64:6.
25
(Devamla:) “Vahiy, aramızdan ona mı verildi? [*] Aslında o, şımarık yalancının biridir!” demişlerdi.
Benzer mesaj: Sâd 38:8.
26
Yarın (yakında) onlar şımarık yalancının kim olduğunu göreceklerdir.
27
(Ey Salih)! Onları imtihan etmek için dişi devenin göndericileri biziz (onu biz belirledik). Sen onları sadece gözetle ve sabırlı olmaya devam et!
28
Onlara, her biri kendi nöbetinde sudan yararlanacak şekilde suyun aralarında paylaşılarak kullanılacağını bildir!
29
Onlar arkadaşlarını çağırmışlar, (içlerinden biri) hemen ileri atılmış ve deveyi vahşice katletmişti. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:77; Hûd 11:65; Şu‘arâ 26:157; Kamer 54:29; Şems 91:14.
30
Benim azabım ve benim uyarılarım (bak) nasıl olmuştu!
Sonraki 25 ayet →