2
2,3. Yayılmış ince deriye satır satır yazılmış Kitaba,
3
2,3. Yayılmış ince deriye satır satır yazılmış Kitaba,
4
Ziyaret edilen Ev’e (Kâbe’ye), [*]
[Tûr] kelimesi “dağ” demektir. Burada kastedilen, Hz. Musa’nın vahiy aldığı Sînâ Dağı olabilir. Ayetteki kitap ise “Kur’an” olmalıdır. [Beyt-i Ma’mûr] “bakımlı ev” ifadesi, göklerde bulunan ve “her gün pek çok meleğin tavaf ettiği veya [arş]ın hizasında bulunan [es-surrâh] adlı özel bir ev” veya “Kâbe” olduğu ifade edilmektedir. Amacın Kâbe olduğu görüşünü tercih ettiğimizi belirtmek isteriz.
5
Yükseltilmiş tavana (göğe),
6
Kaynatılmış denize ki [*]
İlk yemin Hz. Musa, ikinci ve üçüncü yeminler Hz. Muhammed, dördüncü yemin vahyin geldiği yüce makam, beşinci yemin ise Hz. Musa’nın vahyinin muhatabı olup itibar etmeyen Firavun’un boğulduğu denizle ilişkilendirilmiş olur. Hatta “kabartılmış deniz” yeminini ve Hz. Nuh ve Hz. Yunus’la ilişkili görürsek bu beş yeminde, dört peygamberin gündeme getirildiği söylenebilir.
7
Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir.
8
Ona engel olacak hiçbir şey yoktur. [*]
Benzer mesaj: Me‘âric 70:1-2.
9
O gün, gök şiddetli bir şekilde sallanıp çalkalanacaktır.
10
Dağlar da yürüdükçe yürüyecektir.
11
Yalanlayanların o gün vay hâllerine!
12
Onlar daldıkları [batıl] içinde oyalanıp duranlardır.
13
O gün cehennem ateşine itilip atılacaklar.
14
(Onlara şöyle denecektir:) “İşte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!” [*]
Benzer mesajlar: Rûm 30:56; Yâsîn 36:63; Sâffât 37:21; Duhân 44:50; Kâf 50:20; Zâriyât 51:14; Rahmân 55:43; Mülk 67:27; Me‘âric 70:44; Mutaffifîn 83:17.
15
Bu bir büyü müymüş! Yoksa görmüyor musunuz?
16
Girin oraya (ateşe)!’ Sabretseniz de sabretmeseniz de sizin için birdir. Size, sadece yaptıklarınızın karşılığı verilmektedir.
17
17,18. Şüphesiz ki [muttakî]ler (duyarlı olanlar) Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerek cennetlerde ve nimet içinde olacaklardır. Rableri onları cehennem azabından korumuş olacaktır.
18
17,18. Şüphesiz ki [muttakî]ler (duyarlı olanlar) Rablerinin kendilerine verdikleriyle sefa sürerek cennetlerde ve nimet içinde olacaklardır. Rableri onları cehennem azabından korumuş olacaktır.
19
19,20. (Onlara) “Yaptıklarınıza karşılık sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak afiyetle yiyip için!” (denecektir). Onları, güzel gözlü hurilerle eşleştirmiş (olacağ)ız. [*]
Benzer mesajlar: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Rahmân 55:56, 72; Vâkı‘a 56:22. Çeşitli ayetlerde geçen [hûr] kelimesi, [ahver] veya [havrâ] kelimelerinin çoğuludur ve cennet eşleri için kullanılmaktadır. Gözünün akı çok beyaz, siyahı da çok siyah olanlar veya kalpleri, nefisleri ve gözleri güzel olanlara denilir. İlgili ayetlerde geçen bu kelimenin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.
20
19,20. (Onlara) “Yaptıklarınıza karşılık sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak afiyetle yiyip için!” (denecektir). Onları, güzel gözlü hurilerle eşleştirmiş (olacağ)ız. [*]
Benzer mesajlar: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Rahmân 55:56, 72; Vâkı‘a 56:22. Çeşitli ayetlerde geçen [hûr] kelimesi, [ahver] veya [havrâ] kelimelerinin çoğuludur ve cennet eşleri için kullanılmaktadır. Gözünün akı çok beyaz, siyahı da çok siyah olanlar veya kalpleri, nefisleri ve gözleri güzel olanlara denilir. İlgili ayetlerde geçen bu kelimenin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.
21
İman edenlere ve onlara imanla uyan nesiller(in)e gelince; biz onları (cennette) nesilleriyle buluşturacağız. [*]Onların yapıp ettiklerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Her kişi kazandığına karşılık rehindir. [*]
Bu cümle imanla ölenlerin cennette dünyadaki kendi aileleriyle birlikte olacağının delilidir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:23; Mü’min 40:8; İnşikâk 84:9.,Benzer mesaj: Müddessir 74:38.
22
Onlara canlarının istediği türden meyve ve etten bolca vermiş olacağız.
23
Boş söze de günaha girmeye de (neden) olmayan kadeh(lerden almak için) orada karşılıklı olarak çekişecekler. [*]
Benzer mesajlar: Sâffât 37:47; Vâkı‘a 56:25; Nebe’ 78:35.
24
Saklı inci gibi kendilerine ait gençler (servis için) etraflarında dolaşacaklar.
25
Onların bir kısmı bir kısmına dönüp soracaklar.
26
Demiş (olacak)lar ki: “Daha önce biz, ailemiz içinde (azaptan) korkardık.
27
Allah bize lütfetti de bizi kavurucu azaptan korudu.
28
Şüphesiz ki biz bundan önce (dünyada) O’na yalvarıyorduk. Şüphesiz ki yalnızca O çok iyilik edendir; çok merhametlidir.”
29
Sen (gerçeği) hatırlat! Rabbinin lütfuyla sen kâhin [*] de değilsin; cinlenmiş [*] de değilsin. [*]
Benzer mesaj: Hâkka 69:42.,Benzer mesajlar: Hicr 15:6; Mü’minûn 23:70; Sebe’ 34:8; Sâffât 37:36; Duhân 44:14; Kalem 68:51 Bu ayet “Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin ne de bir mecnun” şeklinde de tercüme edilebilir.
30
Yoksa onlar “(O) bir şairdir; [*] zamanın (getireceği) felaketlere uğramasını bekliyoruz!” mu diyorlar!
Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:5; Sâffât 37:36; Hâkka 69:41.
Sonraki 19 ayet →