Ana SayfaMealler › Mehmet Okuyan
MO

Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan meali ile okumaya başla
Zariyat 1 / 60
1
Yemin olsun: Esip savuranlara,
M. Okuyan 51:1
2
Ağırlık taşıyanlara,
M. Okuyan 51:2
3
Kolayca süzülenlere,
M. Okuyan 51:3
4
İşi ayıranlara ki [*] Surenin ilk dört ayetindeki niteliklerin, vahye ve onun etkinliğine ait olduğu kanaatindeyiz.
M. Okuyan 51:4
5
Size vadedilenler elbette doğrudur.
M. Okuyan 51:5
6
Hesap da mutlaka gerçekleşecektir.
M. Okuyan 51:6
7
Yörüngeleri bulunan göğe yemin olsun ki
M. Okuyan 51:7
8
Şüphesiz siz çelişkili söz(ler) içindesiniz.
M. Okuyan 51:8
9
Ondan (Kur’an’dan) savrulan kişi (kendi aleyhine) savrulmuş olur.
M. Okuyan 51:9
10
Kahrolsun o koyu yalancılar!
M. Okuyan 51:10
11
Onlar, koyu bir şaşkınlıkta ne yaptığını bilmeyenlerdir.
M. Okuyan 51:11
12
Hesap gününün ne zaman olduğunu soruyorlar. [*] Benzer mesajlar: Yûnus 10:48; Enbiyâ 21:38; Neml 27:71; Secde 32:28; Sebe’ 34:29; Yâsîn 36:48; Mülk 67:25; Kıyâmet 75:6.
M. Okuyan 51:12
13
O gün onlar, ateş üzerinde imtihan edileceklerdir.
M. Okuyan 51:13
14
(Onlara) “İmtihanınızı(n sonucunu) tadın! Acele gelmesini istediğiniz şey işte budur!” [*] (denecektir). Benzer mesajlar: Rûm 30:56; Yâsîn 36:63; Sâffât 37:21; Duhân 44:50; Kâf 50:20; Tûr 52:14; Rahmân 55:43; Mülk 67:27; Me‘âric 70:44; Mutaffifîn 83:17.
M. Okuyan 51:14
15
15,16. Şüphesiz ki [muttakî]ler (duyarlı olanlar), Rablerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alarak cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır. Şüphesiz ki onlar, bundan önce (dünyada) güzel davrananlardı.
M. Okuyan 51:15
16
15,16. Şüphesiz ki [muttakî]ler (duyarlı olanlar), Rablerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alarak cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır. Şüphesiz ki onlar, bundan önce (dünyada) güzel davrananlardı.
M. Okuyan 51:16
17
Geceleri az uyurlardı.
M. Okuyan 51:17
18
Seher vakitlerinde de bağışlanma dilerler(di). [*] Müminlerin geceyi değerlendirmesiyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:17, 113; İsrâ 17:79; Tâhâ 20:130; Furkân 25:64; Secde 32:16; Zümer 39:9; Kâf 50:39; Zâriyât 51:16-18; Tûr 52:49; Müzzemmil 73:2-4, 20; İnsân 76:26.
M. Okuyan 51:18
19
Mallarında açıktan isteyen ve açıktan isteyemeyen kişiler için hak vardır. [*] Bu cümle infakın, sadakaların ve zekâtın “kâr”dan değil, “mal”dan verilmesi gerektiğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:141; Tevbe 9:103; İsrâ 17:26; Rûm 30:38; Me‘âric 70:24.
M. Okuyan 51:19
20
20,21. Kesin olarak inananlar için yerde de deliller vardır, kendinizde de. Görmüyor musunuz? [*] Benzer mesaj: Fussilet 41:53.
M. Okuyan 51:20
21
20,21. Kesin olarak inananlar için yerde de deliller vardır, kendinizde de. Görmüyor musunuz? [*] Benzer mesaj: Fussilet 41:53.
M. Okuyan 51:21
22
Gökte de rızkınız ve size vadedilenler vardır.
M. Okuyan 51:22
23
Göğün ve yerin Rabbine yemin olsun: Bu (vadedilen gün) konuşmanız gibi gerçektir.
M. Okuyan 51:23
24
İbrahim’in ağırlanan misafirlerinin (meleklerin) haberi sana geldi, (değil) mi?
M. Okuyan 51:24
25
Hani onlar (İbrahim’in) yanına girmiş ve “Selam!” demişlerdi. (İbrahim de) “Selam!” demiş, “(Bunlar) yabancı bir topluluk!” (diye içinden geçirmişti). [*] Benzer mesajlar: Hicr 15:52-53.
M. Okuyan 51:25
26
26,27. Hemen ailesinin yanına giderek besili bir dana (eti) getirmiş, onu onlara yaklaştırıp “Yemez misiniz?” demişti.
M. Okuyan 51:26
27
26,27. Hemen ailesinin yanına giderek besili bir dana (eti) getirmiş, onu onlara yaklaştırıp “Yemez misiniz?” demişti.
M. Okuyan 51:27
28
(Yemediklerini görünce) onlardan korkmaya başlamıştı. (Melekler) “Korkma!” demiş ve ona bilen bir erkek çocuğu müjdelemişlerdi. [*] Benzer mesajlar: Hûd 11:69-70.
M. Okuyan 51:28
29
Hanımı, çığlık atarak (meleklere) yönelmiş ve (elini) yüzüne vurarak “Ben kısır bir kocakarıyım!” demişti. [*] [Sarratin] kelimesi “haykırma”, “çığlık atma” [sakket] fiili ise “vurmak, çarpmak” demektir. Bu kelimeler birlikte kullanılınca Hz. Sâre’nin büyük bir şaşkınlık içerisinde haykırdığı, durumun sıra dışılığını bu şekilde ortaya koyduğu anlaşılmış olmaktadır.
M. Okuyan 51:29
30
Onlar (melekler ise:) “Öyle, (ama) bunu Rabbin söylemiştir. Şüphesiz ki yalnızca O, doğru hüküm verendir, bilendir.” demişlerdi. [*] Benzer mesajlar: Hûd 11:71-73.
M. Okuyan 51:30