1
Yemin olsun: Esip savuranlara,
4
İşi ayıranlara ki [*]
Surenin ilk dört ayetindeki niteliklerin, vahye ve onun etkinliğine ait olduğu kanaatindeyiz.
5
Size vadedilenler elbette doğrudur.
6
Hesap da mutlaka gerçekleşecektir.
7
Yörüngeleri bulunan göğe yemin olsun ki
8
Şüphesiz siz çelişkili söz(ler) içindesiniz.
9
Ondan (Kur’an’dan) savrulan kişi (kendi aleyhine) savrulmuş olur.
10
Kahrolsun o koyu yalancılar!
11
Onlar, koyu bir şaşkınlıkta ne yaptığını bilmeyenlerdir.
12
Hesap gününün ne zaman olduğunu soruyorlar. [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:48; Enbiyâ 21:38; Neml 27:71; Secde 32:28; Sebe’ 34:29; Yâsîn 36:48; Mülk 67:25; Kıyâmet 75:6.
13
O gün onlar, ateş üzerinde imtihan edileceklerdir.
14
(Onlara) “İmtihanınızı(n sonucunu) tadın! Acele gelmesini istediğiniz şey işte budur!” [*] (denecektir).
Benzer mesajlar: Rûm 30:56; Yâsîn 36:63; Sâffât 37:21; Duhân 44:50; Kâf 50:20; Tûr 52:14; Rahmân 55:43; Mülk 67:27; Me‘âric 70:44; Mutaffifîn 83:17.
15
15,16. Şüphesiz ki [muttakî]ler (duyarlı olanlar), Rablerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alarak cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır. Şüphesiz ki onlar, bundan önce (dünyada) güzel davrananlardı.
16
15,16. Şüphesiz ki [muttakî]ler (duyarlı olanlar), Rablerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alarak cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır. Şüphesiz ki onlar, bundan önce (dünyada) güzel davrananlardı.
17
Geceleri az uyurlardı.
18
Seher vakitlerinde de bağışlanma dilerler(di). [*]
Müminlerin geceyi değerlendirmesiyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:17, 113; İsrâ 17:79; Tâhâ 20:130; Furkân 25:64; Secde 32:16; Zümer 39:9; Kâf 50:39; Zâriyât 51:16-18; Tûr 52:49; Müzzemmil 73:2-4, 20; İnsân 76:26.
19
Mallarında açıktan isteyen ve açıktan isteyemeyen kişiler için hak vardır. [*]
Bu cümle infakın, sadakaların ve zekâtın “kâr”dan değil, “mal”dan verilmesi gerektiğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:141; Tevbe 9:103; İsrâ 17:26; Rûm 30:38; Me‘âric 70:24.
20
20,21. Kesin olarak inananlar için yerde de deliller vardır, kendinizde de. Görmüyor musunuz? [*]
Benzer mesaj: Fussilet 41:53.
21
20,21. Kesin olarak inananlar için yerde de deliller vardır, kendinizde de. Görmüyor musunuz? [*]
Benzer mesaj: Fussilet 41:53.
22
Gökte de rızkınız ve size vadedilenler vardır.
23
Göğün ve yerin Rabbine yemin olsun: Bu (vadedilen gün) konuşmanız gibi gerçektir.
24
İbrahim’in ağırlanan misafirlerinin (meleklerin) haberi sana geldi, (değil) mi?
25
Hani onlar (İbrahim’in) yanına girmiş ve “Selam!” demişlerdi. (İbrahim de) “Selam!” demiş, “(Bunlar) yabancı bir topluluk!” (diye içinden geçirmişti). [*]
Benzer mesajlar: Hicr 15:52-53.
26
26,27. Hemen ailesinin yanına giderek besili bir dana (eti) getirmiş, onu onlara yaklaştırıp “Yemez misiniz?” demişti.
27
26,27. Hemen ailesinin yanına giderek besili bir dana (eti) getirmiş, onu onlara yaklaştırıp “Yemez misiniz?” demişti.
28
(Yemediklerini görünce) onlardan korkmaya başlamıştı. (Melekler) “Korkma!” demiş ve ona bilen bir erkek çocuğu müjdelemişlerdi. [*]
Benzer mesajlar: Hûd 11:69-70.
29
Hanımı, çığlık atarak (meleklere) yönelmiş ve (elini) yüzüne vurarak “Ben kısır bir kocakarıyım!” demişti. [*]
[Sarratin] kelimesi “haykırma”, “çığlık atma” [sakket] fiili ise “vurmak, çarpmak” demektir. Bu kelimeler birlikte kullanılınca Hz. Sâre’nin büyük bir şaşkınlık içerisinde haykırdığı, durumun sıra dışılığını bu şekilde ortaya koyduğu anlaşılmış olmaktadır.
30
Onlar (melekler ise:) “Öyle, (ama) bunu Rabbin söylemiştir. Şüphesiz ki yalnızca O, doğru hüküm verendir, bilendir.” demişlerdi. [*]
Benzer mesajlar: Hûd 11:71-73.
Sonraki 30 ayet →