1
[Hâ.] [Mîm.] [*]
Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.
2
Apaçık Kitaba yemin olsun ki
3
Biz onu (Kur’an’ı) bereketli bir gecede indir(meye başla)dık. Şüphesiz ki biz uyarıcıyız.
4
4,5,6. Katımızdan (verilen bir) emir olarak doğru hüküm içeren her iş onda (o gecede) ayrıntılı olarak ortaya konulur. [*] Rabbinin merhameti gereği (peygamberler) gönderici olan da elbette biziz. Şüphesiz ki O -evet O- duyandır, bilendir.
“Bereketli gece” Kadir Gecesi’dir.
5
4,5,6. Katımızdan (verilen bir) emir olarak doğru hüküm içeren her iş onda (o gecede) ayrıntılı olarak ortaya konulur. [*] Rabbinin merhameti gereği (peygamberler) gönderici olan da elbette biziz. Şüphesiz ki O -evet O- duyandır, bilendir.
“Bereketli gece” Kadir Gecesi’dir.
6
4,5,6. Katımızdan (verilen bir) emir olarak doğru hüküm içeren her iş onda (o gecede) ayrıntılı olarak ortaya konulur. [*] Rabbinin merhameti gereği (peygamberler) gönderici olan da elbette biziz. Şüphesiz ki O -evet O- duyandır, bilendir.
“Bereketli gece” Kadir Gecesi’dir.
7
Kesin inananlar olursanız, (bilin ki Allah) göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir.
8
O’ndan başka ilah yoktur. Diriltir de öldürür de. (O) sizin de Rabbinizdir; önceki atalarınızın da Rabbidir.
9
Ne var ki onlar şüphe içinde eğlenip duruyorlar.
10
(Şimdi) sen göğün açık bir duman getireceği günü gözetle! [*]
Buradaki “apaçık duman”, “Son Saat’te her yeri ve herkesi kaplayacak olan felaket” veya “Mekke’de gerçekleşen bir olay” şeklinde yorumlanmaktadır.
11
(O duman) insanları kaplayacaktır. Bu, elem verici bir azaptır.
12
(İşte o zaman inkârcılar:) “Rabbimiz! Bizden azabı kaldır! Şüphesiz ki biz (artık) inanıyoruz.” (diyecekler).
13
Bu hatırlamanın onlara ne yararı olabilir ki! [*] Oysa kendilerine (gerçeği ulaştıran) apaçık bir elçi gelmişti.
Benzer mesajlar: Nisâ 4:18; En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Secde 32:29; Sebe’ 34:52; Mü’min 40:85; Muhammed 47:18.
14
Sonra ondan yüz çevirmiş ve “Bu, cinlenmiş, [*] (başkaları tarafından) öğretilmiş [*] biridir!” demişlerdi.
Benzer mesajlar: Hicr 15:6; Mü’minûn 23:70; Sebe’ 34:8; Sâffât 37:36; Tûr 52:29; Kalem 68:51 Ayette geçen [mu‘allem] kelimesi bir suçlamadır ve vahyin Hz. Peygamber’e birileri tarafından öğretildiğini içermektedir.
15
Azabı kısa bir süre kaldıracağız; (ama) siz (yine eski hâlinize) döneceksiniz.
16
(Fakat) biz büyük bir darbe vuracağımız gün şüphesiz ki intikam alıcıyız. [*]
Yüce Allah’ın intikam almasıyla ilgili bilgi için bkz. A‘râf 7:136, dipnot 1.
17
Yemin olsun ki kendilerinden önce Firavun’un kavmini de imtihan etmiştik. Onlara değerli bir elçi gelmişti.
18
(Musa şöyle demişti:) “Allah’ın kullarını bana verin! Şüphesiz ki ben size (gönderilen) güvenilir elçiyim.
19
Allah’a büyüklük taslamayın! Şüphesiz ki ben size apaçık bir delil getiriyorum.
20
Beni kovmanızdan benim de sizin de Rabbinize sığındım.
21
Bana inanmazsanız benden uzaklaşın!”
22
(Musa:) “Bunlar suç işleyen bir toplumdur.” diye Rabbine dua etmişti.
23
(Allah şöyle buyurmuştu): “Kullarımı geceleyin yola çıkar! Şüphesiz ki takip edileceksiniz.
24
Denizi rahatça terk edip geç! Şüphesiz ki onlar boğulacak bir ordudur.” [*]
Benzer mesajlar: Tâhâ 20:77; Şu‘arâ 26:52-63.
25
25,26,27. Onlar geride bahçeler, (su) kaynakları, ekinler, değerli bir makam ve içinde zevk sürdükleri nimetler bırakmışlardı.
26
25,26,27. Onlar geride bahçeler, (su) kaynakları, ekinler, değerli bir makam ve içinde zevk sürdükleri nimetler bırakmışlardı.
27
25,26,27. Onlar geride bahçeler, (su) kaynakları, ekinler, değerli bir makam ve içinde zevk sürdükleri nimetler bırakmışlardı.
28
İşte böylece onları (o nimetleri) başka bir topluma miras bırakmıştık. [*]
Benzer mesaj: Şu‘arâ 26:57-59.
29
Gök ve yer onların ardından ağlamamıştı; [*] kendilerine zaman da tanınmamıştı.
Burada sözü edilen mesaj bir mecazdır ve kastedilen Firavun’un tarafını tercih edenlerin aslında herhangi bir değer ifade etmediğini açıklamaktır.
30
30,31. Yemin olsun ki biz, İsrailoğullarını küçük düşürücü o azaptan yani Firavun’dan kurtarmıştık. Şüphesiz ki o, haddini aşanlardan bir zorbaydı.
Sonraki 29 ayet →