1
[Hâ.] [Mîm.] [*]
Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.
2
Apaçık Kitaba yemin olsun ki
3
Şüphesiz biz akıl edesiniz diye onu Arapça bir Kur’an kıldık. [*]
Benzer mesajlar: Yûsuf 12:2; Fussilet 41:3, 44.
4
O, katımızdaki Ana Kitap’tadır; yücedir, doğru hükümler içermektedir.
5
Siz haddi aşan kişiler oldunuz diye sizi [zikr] (Kur’an’la uyarmak)tan vaz mı geçelim?
6
Daha önceki milletlere nice peygamberler göndermiştik.
7
Onlar kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ederlerdi. [*]
Benzer mesaj: Hicr 15:11.
8
Biz bunlardan daha zorba olanları da helak etmiştik. [*] (Nitekim) öncekilerin örneği geçmiştir.
Benzer mesajlar: Rûm 30:9; Fâtır 35:44; Mü’min 40:21, 82; Muhammed 47:13; Kâf 50:36.
9
Onlara “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan “Onları elbette güçlü olan, bilen (Allah) yarattı.” derler. [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:31; Mü’minûn 23:84-89; ‘Ankebût 29:61, 63; Lokmân 31:25; Zümer 39:38; Zuhruf 43:87.
10
Yeri size beşik kılan ve doğru gidesiniz diye orada size yollar yaratandır. [*]
Benzer mesajlar: Nahl 16:15; Tâhâ 20:53; Enbiyâ 21:31; Nûh 71:20.
11
Gökten bir ölçüyle su indiren de O’dur. Biz onunla ölü şehri (toprağı) canlandırırız. Siz de (mahşer için) işte böyle çıkarılacaksınız. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:25; Tâhâ 20:55; Hacc 22:6; Rûm 30:19; Fâtır 35:9; Kâf 50:11, 42; Nûh 71:18.
12
Bütün çiftleri yaratan, [*] size bineceğiniz gemiler ve hayvanlar var eden de O’dur. [*]
Benzer mesajlar: Yâsîn 36:36; Kâf 50:7; Zâriyât 51:49.,Benzer mesajlar: Nahl 16:7; Yâsîn 36:72; Zuhruf 43:12-13.
13
Böylece onların (hayvanların) sırtına binip (gemilerin) üzerlerine yerleşince, Rabbinizin nimetini anarak şöyle diyesiniz diye: “Bunu bizim hizmetimize veren (Allah) yücedir, (yoksa) biz bunları (hizmetimize) yanaştıramazdık.
14
Şüphesiz ki biz sadece Rabbimize döneceğiz.”
15
Onlar (müşrikler), kullarından bir kısmını O’nun (Allah’ın) bir parçası saydılar. Şüphesiz ki (müşrik) insan, apaçık bir nankördür. [*]
Bazı hristiyanlar Hz. İsa’nın (Mâide 5:17, 72, 73; Tevbe 9:30), bazı yahudiler Hz. Üzeyir’in (Tevbe 9:30I, hatta bazı yahudi ve hristiyanlar bizzat kendilerinin “Yüce Allah’ın oğlu” (Mâide 5:18) olduklarını iddia ediyorlardı. Bazı mecusilerin “Hürmüz ve Ehremen Allah’ın oğullarıdır” şeklinde bir kabulü olduğu iddia edilmektedir (Yazır, [Hak Dini Kur’an Dili], III, 480-482). Bunlara ilave olarak Mekkeli müşrikler de melekleri Yüce Allah’ın kızları sanıyorlardı. Cinlerle Allah arasında soy bağı olduğunu iddia ediyorlardı. Kur’an bütün bu iddiaları kökten reddetmekte ve böyle inananları da kâfir olarak isimlendirmektedir.
16
Yoksa (Allah) yarattıklarından kızları kendisine aldı da oğulları size mi seçti (ayırdı)! [*]
Benzer mesajlar: Nahl 16:57, 62; Sâffât 37:151-153; Zuhruf 43:15-16; Tûr 52:39; Necm 53:21.
17
Onlardan biri, Rahmân’a yakıştırdığı (kız çocuğu)yla müjdelenince öfkelenerek yüzü simsiyah kesilirdi. [*]
Benzer mesaj: Nahl 16:58.
18
(Şöyle derdi): “Süs içinde yetiştirilip mücadelede açık olmayan (bir kız) mı (bana müjdeleniyor)?”
19
Rahmân’ın kulları olan melekleri dişi saydılar. Onların (meleklerin) yaratılışına şahit mi olmuşlar! [*] Şahitlik (iddia)ları yazılacak ve sorguya çekileceklerdir.
Benzer mesajlar: Kehf 18:51; Sâffât 37:150.
20
Dediler ki: “Rahmân dileseydi, biz onlara tapmazdık.” [*] Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Onlar yalandan başka bir şey söylemeyenlerdir.
Bu tavır tipik İblis ve müşrik tavrıdır. Müşriklerin Allah’a ortak koşma suçlarını Allah’a ait görme suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:148; İbrâhîm 14:21; Nahl 16:35.
21
Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı tutunuyorlar! [*]
Bu ifade müşriklerin elinde tutunabilecekleri sağlam bir dayanağın bulunmadığını göstermektedir.
22
Hayır! “Şüphesiz ki babalarımızı (böyle) bir din üzerinde bulduk; biz de onların izleri üzere gidenleriz.” dediler.
23
Senden önce de hangi şehre uyarıcı göndermişsek oranın şımarıkları [*] mutlaka “Şüphesiz ki babalarımızı (böyle) bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerine uyanlarız.” derlerdi [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:76; Sebe’ 34:34.,Benzer mesajlar: Bakara 2:170; Mâide 5:104; A‘râf 7:28; Yûnus 10:78; Hûd 11:53-54, 62, 87; Enbiyâ 21:52-53; Şu‘arâ 26:70-74; Lokmân 31:21; Sebe’ 34:43; Sâffât 37:69-74; Zuhruf 43:22.
24
(Elçi) “Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz (din)den daha doğrusunu getirmişsem (yine de bana uymaz mısınız?)” deyince, onlar “Doğrusu biz sizinle gönderileni inkâr ediyoruz!” demişlerdi. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:76; Sebe’ 34:34.
25
Biz de onlardan intikam almıştık. [*] Bak yalanlayanların sonu nasıl olmuştu!
Yüce Allah için kullanılan ve [intikam] kökünden gelen kelimelerin geçtiği bütün ayetlerde, zalimlerden, haddini aşanlardan, suçlulardan, yoldan çıkanlardan, kısaca “azabı hak edenler”den söz edilmektedir. Yüce Allah’ın intikam almasıyla ilgili detaylı bilgi için bkz. A‘râf 136, dipnot 1.
26
Hani İbrahim, babasına ve kavmine şöyle demişti: “Ben sizin taptıklarınızdan uzağım!
27
Ancak beni yoktan yaratan (Allah) başkadır! Şüphesiz ki O, beni doğru yola ulaştıracaktır.” [*]
Benzer mesajlar: Şu‘arâ 26:62; Kasas 28:22; ‘Ankebût 29:26; Sâffât 37:99.
28
(Allah) bunu (İbrahim’in bu sözünü), ardından geleceklere devamlı kalacak bir söz olarak bıraktı ki (insanlar gerçeğe) dönsünler.
29
Doğrusu, bunları da atalarını da kendilerine gerçek ve onu apaçık (tebliğ eden) bir elçi gelinceye kadar barındırdım.
30
Kendilerine o gerçek (vahiy) gelince “Bu bir büyüdür; şüphesiz ki biz onu inkâr edenleriz!” dediler.
Sonraki 30 ayet →