Ana SayfaMealler › Mehmet Okuyan
MO

Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan meali ile okumaya başla
Zümer 1 / 75
1
(Bu) Kitabın indirilişi, güçlü, doğru hüküm veren Allah’tandır.
M. Okuyan 39:1
2
Şüphesiz ki Kitabı sana bir amaç için biz indirdik. Sen de dini O’na özgü kılarak Allah’a kulluk et!
M. Okuyan 39:2
3
Dikkat edin! Arı duru din yalnızca Allah’a aittir. O’nun peşi sıra dostlar edinenler “Onlara, bizi yalnızca Allah’a biraz daha yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” (derler). [*] Şüphesiz ki Allah ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz ki Allah yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola ulaştırmaz. Bu ayet Yûnus 10:18. ayetle birlikte okunmalıdır.
M. Okuyan 39:3
4
Allah çocuk edinmek isteseydi, elbette yarattıklarından dilediğini seçerdi. O yücedir. O tek, ezici güç sahibi olan Allah’tır.
M. Okuyan 39:4
5
(Allah) gökleri ve yeri bir amaç ile [*] yarattı. Geceyi gündüzün üzerine bürüyüp örtüyor; gündüzü de gecenin üzerine bürüyüp örtüyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. (Bunların) her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. Dikkat edin! O güçlüdür, çok bağışlayandır. Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Yûnus 10:5; İbrâhîm 14:19; Hicr 15:85; Nahl 16:3; ‘Ankebût 29:44; Rûm 30:8; Zümer 39:5; Duhân 44:39; Câsiye 45:22; Ahkâf 46:3; Teğâbun 64:3.
M. Okuyan 39:5
6
(Allah) sizi tek bir [nefis]ten [*] (candan/cevherden) yaratmıştır; sonra ondan (o candan/cevherden) eşini de var etmiştir. Sizin için hayvanlardan da sekiz çift [*]indirmiştir (yaratmıştır). Sizi annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde aşamalardan geçirerek yaratıyor. [*] İşte bu (yaratıcı), Rabbiniz Allah’tır. Otorite yalnızca O’na aittir. O’ndan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz! Benzer mesajlar: Nisâ 4:1; En‘âm 6:98; A‘râf 7:189.,Bu ayet En‘âm 6:143, 144. ayetlerle okunmalıdır.,Benzer mesaj: Nûh 71:14.
M. Okuyan 39:6
7
İnkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah size muhtaç değildir. O, kullarının küfrüne razı olmaz. Şükrederseniz sizden bunu kabul eder. [*] Hiçbir (günah) yüklüsü başkasının (günah) yükünü yüklenemez. Sonunda dönüşünüz sadece Rabbinizedir ve O, yaptığınız şeyleri size bildirecektir. Şüphesiz ki O göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir. [Hidayet] ve [dalalet]‘le ilgili Kur’an’daki bütün ayetler, bu ayet ışığında anlaşılmalıdır.
M. Okuyan 39:7
8
İnsana bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra (Allah) katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. [*] O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koşar. [*] (İnkâr edene) de ki: “Küfrünle biraz (daha) yaşa! Şüphesiz ki sen ateş halkındansın!” [*] Yüce Allah nankör insanların kendisine herhangi bir zarar veya sıkıntı dokununca Fussilet 41:51’de de ifade edildiği gibi “her haliyle Allah’a dua ettiğini” haber vermektedir. Çünkü İsrâ 17:83 ve Fussilet 41:49’da onun “ümitsiz olduğu”, Me‘âric 70:19-21’de “pek hırslı (ve sabırsız) yaratıldığı, kendisine fenalık dokunduğunda sızlanıp feryat ettiği” ifade edilmektedir. Ayrıca Nahl 16:53, ‘Ankebût 29:65, Rûm 30:33, Lokmân 31:32’de, Zümer 39: 8 ile 49. ayette kendisine sıkıntı dokunduğunda “yalnızca Yüce Allah’a yalvarıp O’na dua ettiği” bildirilmekte, Duhân 44:12’de ise bizzat dualarına yer verilmektedir.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:12; Nahl 16:54; İsrâ 17:67; ‘Ankebût 29:65; Rûm 30:33; Lokmân 31:32; Zümer 39:49; Şûrâ 42:48.,Benzer mesaj: İbrâhîm 14:30.
M. Okuyan 39:8
9
Ahiretten çekinerek ve Rabbinin merhametini umarak [*] geceleyin secde hâlinde ve kıyamda durarak ibadet eden kimse (inkârcı gibi) midir! [*] De ki: “Bilenlerle bilmeyenler hiç bir olur mu!” (Bu gerçeği) sadece öz akıl sahipleri hatırlar. Benzer mesajlar: A‘râf 7:56; İsrâ 17:57; Enbiyâ 21:90; Secde 32:16.,Müminlerin geceleri değerlendirmeleriyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:17, 113; İsrâ 17:79; Tâhâ 20:130; Furkân 25:64; Secde 32:16; Kâf 50:39; Zâriyât 51:16-18; Tûr 52:49; Müzzemmil 73:2-4, 20; İnsân 76:26.
M. Okuyan 39:9
10
De ki: “(Allah şöyle diyor:) Ey inanan kullarım! [*] Rabbinize karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Bu dünyada güzel davrananlara güzel (karşılık) vardır. [*] Allah’ın arzı (yeryüzü) geniştir. Ancak sabredenlere ödülleri hesapsız verilecektir.” Benzer mesaj: İbrâhîm 14:31.,İyiliklerin dünyada da karşılıklarının verileceğiyle ilgili bilgi için bkz. Nahl 16:30, 41, 96, 97.
M. Okuyan 39:10
11
De ki: “Bana, dini O’na özgü kılarak Allah’a kulluk etmem emrolundu.
M. Okuyan 39:11
12
Bana müslümanların ilki (öncüsü) olmam emrolundu.” [*] Benzer mesaj: Neml 27:91.
M. Okuyan 39:12
13
De ki: “Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım.” [*] Benzer mesajlar: En‘âm 6:15; Yûnus 10:15.
M. Okuyan 39:13
14
De ki: “Ben dinimi O’na özgü kılarak yalnızca Allah’a ibadet ederim.”
M. Okuyan 39:14
15
Siz de O’nun peşi sıra dilediğinize tapın (bakalım)! De ki: “Şüphesiz ki kaybedenler, kıyamet günü kendilerine ve ailelerine (destekçilerine) yazık edenlerdir. Dikkat edin! Asıl apaçık kayıp işte budur.
M. Okuyan 39:15
16
Onların hem üstlerinden ateşten karanlıklar (tabakalar) hem de altlarından (ateş) karanlıkları (tabakaları) olacaktır. İşte Allah kullarını bununla korkutuyor. Ey kullarım! Yalnızca bana karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun!
M. Okuyan 39:16
17
[Tağut]’a [*] (azgınlık edene) kulluk etmekten kaçınıp, Allah’a yönelenlere müjde vardır. (Bu) kullarımı müjdele! [Tağut] kelimesiyle başta şeytan olmak üzere bütün azgınlar ve azgınlıklar kastedilmektedir.
M. Okuyan 39:17
18
Onlar (her) sözü dinler; en güzeline uyarlar. [*] İşte onlar Allah’ın doğru yola ulaştırdığı kişilerdir. Öz akıl sahipleri de işte sadece onlardır. Demek ki “en güzel söz en güzelin sözüdür” ki o da “Kur’an”dır. Benzer mesaj: Zümer 39:55. Yüce Allah övdüğü yiğit kullarının söze dair her şeye kulak verdiklerini, bir anlamda sözden korkmadıklarını, düşünceden ürkmediklerini belirtmekte, fikir özgürlüğüne dair ilkesini belirlemektedir. Farklı fikirler de dinlenmeli ki sözler, görüşler arasında kıyaslama yapılabilsin, sonunda en güzele uyulabilsin. Başka sözlerden korkmak kendi sözüne güvenmemek ve taraftarlarını kaybetme endişesi taşımak demektir. Böylece hem kendisine, hem görüşüne hem de taraftarlarına haksızlık ettiğini fark edememek söz konusudur. En güzel sözü söylemeyle ilgili ayet için de bkz. İsrâ 17:53.
M. Okuyan 39:18
19
Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimse (diğerleri gibi olur mu)! Ateşte olanı sen mi kurtaracaksın! [*] Şefaatle ilgili ayetler bu cümle göz önünde bulundurularak okunmalıdır.
M. Okuyan 39:19
20
Fakat Rablerine karşı [takvâ]lı (duyarlı) olanlara, Allah’ın vaadi olarak üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah verdiği sözden dönmez. [*] Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:9, 194; Ra‘d 13:31; İbrâhîm 14:47; Hacc 22:47; Rûm 30:6.
M. Okuyan 39:20
21
Şüphesiz ki Allah’ın, gökten su indirmekte olduğunu görmüyor musun? (Allah) onu (suyu) yerdeki kaynaklara yerleştirir; sonra onunla türlü türlü renklerde ekin çıkarır. Sonra (o ekin) kurur da sararmış olduğunu görürsün. Sonra da onu (ekini) kuru bir kırıntı (çer çöp) yapar. Şüphesiz ki bunda, öz akıl sahipleri için (gerçeği) hatırla(t)ma vardır. [*] Benzer mesajlar: Yûnus 10:24; Kehf 18:45; Hadîd 57:20.
M. Okuyan 39:21
22
Allah’ın, göğsünü (kalbini) İslam’a açtığı, kendisi de Rabbinden bir [nûr] üzere olan kişi [*] (kötü olanlarla bir) olur mu? Allah’ı anmada kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte onlar apaçık bir sapkınlık içindedir. Bu cümle iradesini doğrudan yana kullananlarla ilgilidir. Bu ayette ve En‘âm 6:39 ile 125 gibi ayetlerde Yüce Allah’ın dilediğini “doğru yola iletmesi” ifadesi hak eden, kendileri akıllarını ve iradelerini kullanarak [sırât-ı müstakîm] denen “doğru yol”u benimseyenler bu hak edişlerinin karşılığında o yola yani İslam’a eriştirilecek ve orada kalacaklardır. Hem sapkınlıkta bırakmada hem de hidayete erdirmede Yüce Allah’ın kararı “sonuç”tur; bunun “sebep”i ise kulun iradesidir.
M. Okuyan 39:22
23
Allah sözün en güzelini, [müteşâbih] (benzeşen anlamlı) ve [mesânî] (hakikatleri tekrarlanan) bir kitap olarak indirdi. [*] Bu (Kitab)ın etkisiyle Rablerine saygı duyanların tüyleri ürperir. [*]Sonra hem derileri hem de kalpleri Allah’ın [zikr]ine (Kur’an’a ısınıp) yumuşar. İşte bu (Kitap), Allah’ın, dileyeni (layık gördüğünü) kendisiyle doğru yola ulaştırdığı bir rehberdir. [*] Allah kimi de saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa) artık ona hiçbir yol gösteren olamaz. [*] [Müteşâbih], “karşılıklı benzeşen ayetler”, [mesânî] ise “konuyu, çiftiyle, zıddıyla, karşıtıyla ele alan” demektir. Kur’an’a ait bu iki sıfat bütünüyle Kur’an mesajında yer almaktadır. Bu iki özellik konuları ortaya koymada uygulanan bir üsluptur.,Anlaşılmadan okunan metin aslında seslendiriliyor demektir. Benzer mesajlar: Enfâl 8:2; Hacc 22:35.,Buradaki içerik En’âm 6:88’den farklı olduğu için vahiy ile iletişimde kulun iradesi ön plandadır.,Yüce Allah’ın saptırdığını, yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: A‘râf 7:186; Ra‘d 13:33; Rûm 30:29; Zümer 39:36; Mü’min 40:33; Şûrâ 42:44, 46; Câsiye 45:23.
M. Okuyan 39:23
24
Kıyamet gününde yüzünü azabın şiddetinden korumaya çalışan kimse, (güvendeki gibi) midir? Zalimlere “(Dünyadayken) kazandıklarınızı tadın!” denir.
M. Okuyan 39:24
25
Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı ve bilemeyecekleri bir yerden onlara azap gelmişti.
M. Okuyan 39:25
26
Allah dünya hayatında onlara rezilliği tattırdı. Ahiret azabı ise elbette çok daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
M. Okuyan 39:26
27
Yemin olsun ki biz (gerçeği) hatırlasınlar diye bu Kur’an’da insanlara her türlü örneği verdik. [*] Benzer mesajlar: İsrâ 17:41, 89; Kehf 18:54; Furkân 25:33; ‘Ankebût 29:43; Rûm 30:58; Haşr 59:21.
M. Okuyan 39:27
28
[Takvâ]lı (duyarlı) olsunlar diye, pürüzsüz [*] Arapça bir Kur’an [*] olarak (indirdik). Benzer mesaj: Kehf 18:1.,Kur’an’da 11 kez geçen [‘arabiyy] kelimesi Kur’an’ın “Arapça lisana sahip” ilâhî bir mesaj olduğunu, ayrıca “açık ve anlaşılır” bir yapıya sahip kılındığını ifade etmektedir. Ayetler için bkz. Yûsuf 12:2; Ra‘d 13:37; Nahl 16:103; Tâhâ 20:113; Şu‘arâ 26:195; Zümer 39:28; Fussilet 41:3, 44; Şûrâ 42:7; Zuhruf 43:3; Ahkâf 46:12.
M. Okuyan 39:28
29
Allah çekişip duran birçok ortağın sahip olduğu bir adam ile yalnız bir kişiye bağlı olan bir adamı örnek olarak veriyor. Bu ikisi eşit midir? [Hamd] (övgü) Allah içindir. Fakat onların çoğu bilmezler.
M. Okuyan 39:29
30
Şüphesiz ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler. [*] Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:185; Enbiyâ 21:35; ‘Ankebût 29:57.
M. Okuyan 39:30