1
[Yâ. Sîn.] [*]
Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.
2
Doğru hükümler içeren Kur’an’a yemin olsun ki
3
3,4. Şüphesiz sen (hepsi) doğru yol üzerinde olan elçilerdensin. [*]
Şu tercüme de doğrudur: “Şüphesiz ki sen, elçilerdensin. (Sen) doğru yol üzerindesin.”
4
3,4. Şüphesiz sen (hepsi) doğru yol üzerinde olan elçilerdensin. [*]
Şu tercüme de doğrudur: “Şüphesiz ki sen, elçilerdensin. (Sen) doğru yol üzerindesin.”
5
5,6. (Kur’an), ataları uyarılmış, (ancak gerçeklerden) habersizmiş gibi davranan bir toplumu uyarman için [*] çok güçlü, çok merhametli (Allah) tarafından indirilmiştir.
Bu ayetin mesajı Kasas 28:46, Secde 32:3 ve Sebe’ 34:44’ten farklıdır. Bu üç ayette mevcut “Mekkeliler”den söz edilirken, Yâsîn 36:6’da Mekkelilerin “ataları”ndan söz edilmektedir. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in o yöreye peygamber olarak gönderilmesi, Hz. Muhammed’in risaleti öncesinde Mekke’de “hanif”lerin yani Allah’ı birleyici kişilerin bulunması, tercihimizin doğruluğunun delilidir. Ayrıca Mekkelilerin atalarının uyarıldığıyla ilgili bkz. Mü’minûn 23:83; Neml 27:68; Necm 53:36-37.
6
5,6. (Kur’an), ataları uyarılmış, (ancak gerçeklerden) habersizmiş gibi davranan bir toplumu uyarman için [*] çok güçlü, çok merhametli (Allah) tarafından indirilmiştir.
Bu ayetin mesajı Kasas 28:46, Secde 32:3 ve Sebe’ 34:44’ten farklıdır. Bu üç ayette mevcut “Mekkeliler”den söz edilirken, Yâsîn 36:6’da Mekkelilerin “ataları”ndan söz edilmektedir. Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in o yöreye peygamber olarak gönderilmesi, Hz. Muhammed’in risaleti öncesinde Mekke’de “hanif”lerin yani Allah’ı birleyici kişilerin bulunması, tercihimizin doğruluğunun delilidir. Ayrıca Mekkelilerin atalarının uyarıldığıyla ilgili bkz. Mü’minûn 23:83; Neml 27:68; Necm 53:36-37.
7
Şüphesiz ki onların çoğuna (gafletlerine karşılık) azap vaadi gerçekleşmiştir. [*](Onlar) iman etmezler.
Benzer mesajlar: Yûnus 10:33, 96; Mü’min 40:6.
8
Şüphesiz ki biz onların boyunlarına, çenelerine kadar dayanacak halkalar geçirdik; başları yukarı kalkıktır. [*]
Burada sözü edilen “halkalar” ve bir sonraki ayetteki “setler” dünya hayatı için mecaz, ahiret için ise cehennemdeki halkalar ve sütunlar anlamında hakikattir.
9
Önlerinden ve arkalarından bir set çektik ve onları çepeçevre kuşattık; gerçeği görmezler.
10
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar. [*]
Benzer mesaj: Bakara 2:6.
11
Sen ancak [zikr]e (Kur’an’a) uyan ve [gayb]da bulunan Rahmân’a saygı duyanı [*] uyarabilirsin. İşte böylesini bir bağışlama ve değerli bir ödülle müjdele!
Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:49; Fâtır 35:18; Kâf 50:33; Mülk 67:12.
12
Şüphesiz ki ölüleri ancak biz dirilteceğiz. İnsanların yaptıklarını ve (geriye bıraktıkları) eserlerini yazıyoruz. Biz her şeyi apaçık bir [imam]’da (amel defterinde) saymışızdır.
13
Onlara (müşriklere) şu şehir halkını örnek ver: Hani onlara elçiler gelmişti. [*]
Buradaki şehrin Antakya, elçilerin de Hz. İsa’nın havarileri olduğu iddia edilmektedir. Oysa burada anlatılan olay bir kıssa değil [darb-ı mesel]dir, elçiler de herhangi birer elçi değil peygamberlerdir.
14
Hani kendilerine iki elçi gönderdiğimizde onları yalanlamışlardı. (İki elçiyi) üçüncü ile desteklemiştik ve “Biz (Allah tarafından) size gönderilmiş elçileriz.” demişlerdi.
15
(Şehir halkı elçilere) “Siz de ancak bizim gibi insansınız. [*] Rahmân (size) herhangi bir şey indirmemiştir; [*] siz sadece yalan söylüyorsunuz!” demişti.
İnkârcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili benzer mesajlar: Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Enbiyâ 21:3, 36; Mü’minûn 23:24, 33-34, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Sâd 38:8; Kamer 54:24-25; Teğâbun 64:6.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:91; Mülk 67:9.
16
(Elçiler) “Rabbimiz biliyor ki doğrusu biz size gönderilmiş elçileriz.
17
Apaçık tebliğden başka üzerimize düşen (bir şey) yoktur.” demişlerdi.
18
(Şehir halkı) “Sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. (Tebliğden) vazgeçmezseniz, şüphesiz ki sizi kovacağız; elbette bizden size elem verici bir azap dokunacak!” demişti.
19
(Elçiler şöyle demişlerdi): “Uğursuzluğunuz sizden kaynaklanıyor. [*] (Gerçekler size) hatırlatıldığı için mi (uğursuzluğa uğradınız)? Aslında siz aşırıya kaçan bir topluluksunuz.”
Benzer mesajlar: A‘râf 7:131; Neml 27:47.
20
(Bu esnada) şehrin ileri gelenlerinden bir adam [*] koşarak gelmiş [*] ve şunları söylemişti: “Ey kavmim! Bu elçilere uyun!
Benzer bir kullanım için bkz. Kasas 28:20. Bu ifade, “Şehrin öte ucundan koşarak bir adam geldi” şeklinde de tercüme edilmektedir. Ancak her iki kullanımda da konuşma içerikleri nedeniyle konuşan kişinin şehrin ileri gelenlerinden olduğu anlaşılmaktadır.,Bu kullanım insanların gerçekleri tebliğ için bazen “yürümesi”, bazen de “koşması” gerektiğini göstermektedir.
21
Sizden hiçbir ücret istemeyen, [*] kendileri de doğru yol üzerinde olan (bu elçilere) uyun!
Bu ayetten anlaşılıyor ki ecir beklenen işlerden ücret alınmamalı, ücreti alınan bir işin de ecrinin olmayacağı unutulmamalıdır. Benzer mesajlar: En‘âm 6:90; Yûnus 10:72; Hûd 11:29, 51; Yûsuf 12:104; Furkân 25:57; Şu‘arâ 26:109, 127, 145, 164, 180; Sebe’ 34:47; Sâd 38:86; Şûrâ 42:23; Tûr 52:40; Kalem 68:46.
22
Ben ne diye beni yoktan yaratana ibadet etmeyecekmişim ki! (Oysa) hepiniz yalnızca O’na döndürüleceksiniz.
23
O’nun peşi sıra ilahlar edinir miyim hiç! Rahmân bana bir zarar vermek isterse, onların (ilahların) şefaati bana hiçbir yarar sağlayamaz ve beni kurtaramaz.
24
(Başka ilahlar edinirsem) işte o zaman apaçık bir sapkınlıkta olurum.
25
Şüphesiz ki ben Rabbinize güvendim; siz de beni dinleyin (ve O’na güvenin)!”
26
26,27. Ona “Cennete gir!” denince, o da “Ah! Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” demişti.
27
26,27. Ona “Cennete gir!” denince, o da “Ah! Keşke kavmim, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikram edilenlerden kıldığını bilseydi!” demişti.
28
O (adam)ın ardından, şehir halkını (helak etmek için) üzerlerine gökten herhangi bir ordu indirmedik; (daha önce) de indiriciler değildik.
29
(Bekledikleri), korkunç bir sesten ibarettir; bir de bakarsın ki yere serilirler.
30
Ah, kendilerine gelen her elçi ile mutlaka alay etmiş olan kullara yazıklar olsun!
Sonraki 30 ayet →