Ana SayfaMealler › Mehmet Okuyan
MO

Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan meali ile okumaya başla
Fatır 1 / 45
1
[Hamd] (övgü), gökleri ve yeri yoktan yaratan, [*] melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler yapan, yaratmada dilediğini(n sayısını) artıran Allah’adır. Şüphesiz ki Allah her şeye gücü yetendir. “Yoktan yaratma” anlamında [fetara], [fâtır] kelimelerinin kullanıldığı ayetler için bkz. En‘âm 6:14; Yûsuf 12:101; İbrâhîm 14:10; Zümer 39:46; Şûrâ 42:11.
M. Okuyan 35:1
2
Allah insanlara herhangi bir merhamet açarsa onu tutabilecek kimse yoktur. O’nun tuttuğunu da kendisinden sonra gönderebilecek kimse yoktur. [*] O güçlüdür, doğru hüküm verendir. Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:42; Ahzâb 33:17; Zümer 39:38; Mülk 67:20-21, 28.
M. Okuyan 35:2
3
Ey insanlar! Allah’ın size olan nimet(ler)ini hatırlayın! Allah’tan başka size gökten ve yerden rızık verecek herhangi bir yaratıcı mı varmış! O’ndan başka ilah yoktur. Nasıl oluyor da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz!
M. Okuyan 35:3
4
Seni yalanlarlarsa (üzülme); elbette senden önceki elçiler de yalanlanmıştı. Bütün işler yalnızca Allah’a döndürülecektir.
M. Okuyan 35:4
5
Ey insanlar! Şüphesiz ki Allah’ın vaadi gerçektir. Dünya hayatı sakın sizi aldatmasın ve o çok aldatıcı (şeytan) sakın sizi Allah ile aldatmasın! [*] Ayette geçen [el-ğarûr] kelimesi “çok ve sürekli aldatan” anlamında şeytanın sıfatıdır. Benzer mesaj: Lokmân 31:33.
M. Okuyan 35:5
6
Şüphesiz ki şeytan sizin için düşmandır; siz de onu düşman edinin! [*]Zira o, kendi tarafında olanları alevli ateş halkı olmaları için davet eder. Şeytanın insanlar için düşman oluşu hakkında benzer mesajlar: Bakara 2:168, 208; Nisâ 4:101; En‘âm 6:142; A‘râf 7:22; Yûsuf 12:5; İsrâ 17:53; Kehf 18:50; Tâhâ 20:117; Kasas 28:19; Yâsîn 36:60; Zuhruf 43:62.
M. Okuyan 35:6
7
Kâfir olanlar için şiddetli bir azap vardır; iman edip iyi işler yapanlara gelince, onlar için de bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
M. Okuyan 35:7
8
İşinin kötülüğü kendisine süslü gösterilip onu güzel gören kişi (diğerleri gibi olur mu)! Şüphesiz ki Allah dileyeni (layık gördüğünü) saptırır (sapkınlığını onaylar), dileyeni (layık gördüğünü) de doğru yola ulaştırır. [*] Onlar için üzülerek kendini perişan etme! [*] Şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını bilendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:284; Âl-i İmrân 3:129; Mâide 5:18, 40; Ra‘d 13:27; İbrâhîm 14:4; Nahl 16:93; Hacc 22:16; ‘Ankebût 29:21; Fetih 48:14; Müddessir 74:31.,Benzer mesajlar: Kehf 18:6; Şu‘arâ 26:3.
M. Okuyan 35:8
9
Rüzgârları gönderip de bulutu kaldıran (harekete geçiren) Allah’tır. İşte biz o (bulutu) ölü bir şehre göndeririz de ölümünden sonra onunla toprağa hayat veririz. [*]Diriltilme de böyle olacaktır. [*] Benzer mesajlar: A‘râf 7:57; Tâhâ 20:53; Nûr 24:43; Furkân 25:48-49; Neml 27:63; Rûm 30:48.,Benzer mesajlar: A‘râf 7:25; Tâhâ 20:55; Hacc 22:6; Rûm 30:19; Kâf 50:11, 42; Zuhruf 43:11; Nûh 71:18.
M. Okuyan 35:9
10
Kim itibar istiyorsa (bilsin ki) itibar, tamamen yalnızca Allah’a aittir. [*] Yalnızca iyi işin yükselttiği güzel sözler Allah’a yükselir. [*] Kötülüklerin tuzağını kuranlara şiddetli bir azap vardır. Onların tuzağı ise yok olup gider. [*] Bu ayet Nisâ 4:139 ve Yûnus 10:65. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Bu ayet duaların kabul şartının samimiyet ve istenen şey uğrunda öncelikle fedakârlık gerçekleştirmek olduğunu ortaya koymaktadır Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:54; En‘âm 6:123; Enfâl 8:18, 30; Ra‘d 13:42; İbrâhîm 14:46; Fâtır 35:43; Mü’min 40:25; Tûr 52:42; Târık 86:15-16.
M. Okuyan 35:10
11
Allah sizi (önce) topraktan, sonra da [nutfe]den (zigottan) yarattı; daha sonra sizi eşler (çiftler) hâline getirdi. [*] Hiçbir dişi, O’nun bilgisi olmadan gebe kalamaz ve doğuramaz. (Bir canlıya) ömür verilmesi de ömründen kısılıp azaltılması [*]da mutlaka bir kitaptadır (sistemi vardır). Şüphesiz ki bu, Allah’a çok kolaydır. Benzer mesajlar: Nisâ 4:1; Rûm 30:20; Mü’min 40:67; Nebe’ 78:8.,Bu ayet ecelin öne alınabileceğinin delilidir.
M. Okuyan 35:11
12
İki deniz birbirine eşit değildir. Biri tatlıdır, susuzluğu keser, içmesi kolaydır; diğeri ise tuzludur, acıdır. (Buna rağmen) hepsinden de taze et (balık) yiyorsunuz ve giyeceğiniz süs (eşyası) çıkartıyorsunuz. (Allah’ın) nimetlerinden arayıp da şükretmeniz için gemilerin denizi yarıp gittiğini görürsün. [*] Benzer mesaj: Nahl 16:14.
M. Okuyan 35:12
13
(Allah) geceyi gündüzün içine koyuyor, gündüzü de gecenin içine koyuyor. [*] Güneşi ve ayı emri altına almıştır. [*] (Bunların) her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İşte otorite sadece kendisine ait olan Rabbiniz Allah’tır. O’nun peşi sıra yalvardıklarınız ise bir çekirdek zarına bile sahip değillerdir. Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:27; Hacc 22:61; Lokmân 31:29; Hadîd 57:6 Benzer mesajlar: Ra‘d 13:2; Lokmân 31:29; Zümer 39:5.
M. Okuyan 35:13
14
Onlara (putlara) yalvarsanız (bile) çağrınızı duyamazlar. Sizi duysalardı da isteklerinize cevap veremezlerdi. [*] Kıyamet günü (onları) ortak koştuğunuzu da inkâr edeceklerdir. [*] Haberdar olan (Allah) gibi (gerçeği kimse) sana bildiremez. Bu ayetlerde putların ve ölüp gidenlerin dünyadakilere cevap veremeyecekleri mesajını içermektedir. Benzer mesaj: Ahkâf 46:5.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:28-29; İbrâhîm 14:22; Nahl 16:86; Meryem 19:82; Furkân 25:18-19; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Sebe’ 34:41; Ahkâf 46:5-6.
M. Okuyan 35:14
15
Ey insanlar! Siz Allah’a muhtaçsınız. [*] Gerçek zengin ve övülmeye layık olan Allah’tır. Benzer mesajlar: Muhammed 47:38; Teğâbun 64:6.
M. Okuyan 35:15
16
Dilerse sizi giderir ve (yerinize) yepyeni bir halk getirir. [*] Benzer mesajlar: Nisâ 4:133; Mâide 5:54; En‘âm 6:133; Tevbe 9:39; Hûd 11:57; İbrâhîm 14:19; Muhammed 47:38.
M. Okuyan 35:16
17
Bu, asla Allah’a zor değildir. [*] Benzer mesaj: İbrâhîm 14:20.
M. Okuyan 35:17
18
Hiçbir (günah) yüklüsü, başkasının (günah) yükünü yüklenemez. [*] (Günah) yükü ağır olan kişi, yükünü taşımaya -yakını bile olsa- (başkasını) yardıma çağırsa, yükünden hiçbir zerresi taşınamaz. [*] Sen sadece yalnızken Rablerine saygı duyanları [*] ve namazı kılanları uyarabilirsin. Arınmaya çalışan kişi, sadece kendisi için arınmış olur. Dönüş yalnızca Allah’adır. Bu mesaj Bakara 2:134, 141, 272, 286, En‘âm 6:52, 164, İsrâ 17:13-15, Lokmân 31:33, Zümer 39:7, Fussilet 41:46, Câsiye 45:15, Necm 53:38-39 ve Zilzâl 99:7-8. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Benzer mesajlar: Bakara 2:48, 123; En‘âm 6:164; İsrâ 17:15; Lokmân 31:33; Zümer 39:7; Zuhruf 43:67; Duhân 44:40; Necm 53:38; Mümtehine 60:3; Me‘âric 70:10 Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:49; Yâsîn 36:11; Kâf 50:33; Mülk 67:12.
M. Okuyan 35:18
19
19,20,21,22. Kör ile gören, karanlıklar ile aydınlık, (serinletici) gölge ile (kavurucu) sıcak ve diriler ile ölüler bir olamaz. [*] Şüphesiz ki Allah dileyene (layık gördüğüne) duyurur. Sen (aklı) mezarlarda olanlara (gerçeği) duyuramazsın. [*] Benzer mesaj: Mü’min 40:58 Bu ayet ruhen ölülere duyurulamayacağını göstermektedir. Ölü ruha duyurulamayacağına göre, bedenen ölmüş kişilere de elbette hiçbir şey duyurulamaz. Benzer mesaj: Meryem 19:98.
M. Okuyan 35:19
20
19,20,21,22. Kör ile gören, karanlıklar ile aydınlık, (serinletici) gölge ile (kavurucu) sıcak ve diriler ile ölüler bir olamaz. [*] Şüphesiz ki Allah dileyene (layık gördüğüne) duyurur. Sen (aklı) mezarlarda olanlara (gerçeği) duyuramazsın. [*] Benzer mesaj: Mü’min 40:58 Bu ayet ruhen ölülere duyurulamayacağını göstermektedir. Ölü ruha duyurulamayacağına göre, bedenen ölmüş kişilere de elbette hiçbir şey duyurulamaz. Benzer mesaj: Meryem 19:98.
M. Okuyan 35:20
21
19,20,21,22. Kör ile gören, karanlıklar ile aydınlık, (serinletici) gölge ile (kavurucu) sıcak ve diriler ile ölüler bir olamaz. [*] Şüphesiz ki Allah dileyene (layık gördüğüne) duyurur. Sen (aklı) mezarlarda olanlara (gerçeği) duyuramazsın. [*] Benzer mesaj: Mü’min 40:58 Bu ayet ruhen ölülere duyurulamayacağını göstermektedir. Ölü ruha duyurulamayacağına göre, bedenen ölmüş kişilere de elbette hiçbir şey duyurulamaz. Benzer mesaj: Meryem 19:98.
M. Okuyan 35:21
22
19,20,21,22. Kör ile gören, karanlıklar ile aydınlık, (serinletici) gölge ile (kavurucu) sıcak ve diriler ile ölüler bir olamaz. [*] Şüphesiz ki Allah dileyene (layık gördüğüne) duyurur. Sen (aklı) mezarlarda olanlara (gerçeği) duyuramazsın. [*] Benzer mesaj: Mü’min 40:58 Bu ayet ruhen ölülere duyurulamayacağını göstermektedir. Ölü ruha duyurulamayacağına göre, bedenen ölmüş kişilere de elbette hiçbir şey duyurulamaz. Benzer mesaj: Meryem 19:98.
M. Okuyan 35:22
23
Sen sadece bir uyarıcısın.
M. Okuyan 35:23
24
Biz seni bir amaç için müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. [*] (Nitekim) her ümmet için de elbette bir uyarıcı gelmiştir. [*] Benzer mesajlar: Furkân 25:56; Ahzâb 33:45; Sebe’ 34:28; Fetih 48:8.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:42; Yûnus 10:47; Ra‘d 13:7; Hicr 15:10; Nahl 16:36, 63; Zuhruf 43:6. Ayrıca İsrâ 17:15’te geçtiği üzere, risalet öğretileri birilerine hiç ulaşmamış veya doğru ulaşmamış ise o kişilere de risalet öğretileriyle ilgili azap edilmeyeceği ifade edilmektedir.
M. Okuyan 35:24
25
Seni yalanlarlarsa (üzülme), elbette onlardan öncekiler de kendilerine apaçık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitabı getiren elçileri yalanlamışlardı. [*] Demek ki peygamberlerin yaptığı gibi gerçek delil getiren, doğru kaynak gösteren ve aydınlatıcı kitaptan yani Kur’an’dan konuşan kişiler de yalanlanmaktadır. Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:184; En‘âm 6:34.
M. Okuyan 35:25
26
Sonra ben de o kâfir olanları yakalamıştım. Cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu!
M. Okuyan 35:26
27
Şüphesiz ki Allah’ın, gökten su indirmekte olduğunu görmüyor musun? O (su) sayesinde çeşitli renklerde meyveler (yiyecekler) çıkarmaktayız. [*] Dağlardan da renkleri farklı, beyaz, kırmızı ve simsiyah yollar (yarattık). Benzer mesaj: En’âm 6:99.
M. Okuyan 35:27
28
İnsanlardan, adım atan canlılardan ve dört bacaklı hayvanlardan da renkleri farklı olanlar var. Kulları içinden sadece (gerçeği) bilenler Allah’a saygı duyarlar. [*]Şüphesiz ki Allah güçlüdür, çok bağışlayandır. Bu ayetler gerçek âlimlerin, evren kitabının ayetlerini tanıyan, onlardaki sanatı fark edebilen, doğru bir yol/din olan tevhid çizgisinde bir hayat süren insanlar olduğunun delilidir.
M. Okuyan 35:28
29
29,30. Allah’ın kitabını [*] [tilavet] edenler (okuyup aktaranlar), [*] namazı kılanlar ve rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak edenler (verenler), (Allah) ödüllerini tam olarak versin ve lütfundan (nimetlerini) artırsın diye asla yok olmayacak bir kazanç umarlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, şükre çok karşılık verendir. Burada sözü edilen “kitap” vahyedilmiş Kur’an olduğu gibi, önceki ayetlerde dikkat çekilen kainat kitabı da olabilir.,Burada geçen [tilâvet] kelimesi okuyup aktarmanın yanı sıra onun emrettiği gerçekleri uygulamak anlamını da içermektedir.
M. Okuyan 35:29
30
29,30. Allah’ın kitabını [*] [tilavet] edenler (okuyup aktaranlar), [*] namazı kılanlar ve rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık infak edenler (verenler), (Allah) ödüllerini tam olarak versin ve lütfundan (nimetlerini) artırsın diye asla yok olmayacak bir kazanç umarlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, şükre çok karşılık verendir. Burada sözü edilen “kitap” vahyedilmiş Kur’an olduğu gibi, önceki ayetlerde dikkat çekilen kainat kitabı da olabilir.,Burada geçen [tilâvet] kelimesi okuyup aktarmanın yanı sıra onun emrettiği gerçekleri uygulamak anlamını da içermektedir.
M. Okuyan 35:30