Ana SayfaMealler › Mehmet Okuyan
MO

Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan meali ile okumaya başla
Sebe 1 / 54
1
[Hamd] (övgü), göklerde ve yerde bulunanlar kendisine ait olan Allah içindir. Ahirette de [hamd] (övgü) yalnızca O’na aittir. [*] O, doğru hüküm verendir, haberdardır. Benzer mesaj: Kasas 28:70.
M. Okuyan 34:1
2
Yerin içine gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. [*] O, çok merhametlidir; çok bağışlayandır. Benzer mesaj: Hadîd 57:4.
M. Okuyan 34:2
3
Kâfir olanlar, “O (Son) Saat bize gelmeyecektir!” demişlerdi. De ki: “Hayır! [Gayb]ı (bilinemeyeni) bilen [*]Rabbime yemin olsun ki o (Son Saat) mutlaka size gelecektir.” Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O’ndan uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük (hiçbir şey) yoktur ki apaçık bir kitapta (ilahi kanunda) bulunmasın. [*] Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Tevbe 9:94, 105; Ra‘d 13:9; Mü’minûn 23:92; Secde 32:6; Fâtır 35:38; Zümer 39:46; Haşr 59:22; Cum‘a 62:8; Teğâbun 64:18; Cinn 72:26.,Burada verilmek istenen mesaj her şeyin bir yasasının bulunduğunu bildirmektir. Benzer mesaj: Yûnus 10:61.
M. Okuyan 34:3
4
(Allah) iman edip iyi işler yapanlara karşılık vermek için (bunu yapacaktır). Onlar için bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.
M. Okuyan 34:4
5
Ayetlerimizi aciz bırakmak için karşılıklı olarak uğraşanlar için de en kötüsünden elem verici azap vardır. [*] Ayetlerin iptal edilmesi ve işlevsiz bırakılması anlamına gelen klasik [nesh] anlayışı Nisâ 4:82, Hacc 22:51, Sebe’ 34:38 ve Fussilet 41:42. ayetler ışığında değerlendirilmelidir.
M. Okuyan 34:5
6
Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur’an’ın) gerçek olduğunu ve onun güçlü, övgüye layık olan (Allah’ın) yoluna ulaştırdığını görürler (bilirler).
M. Okuyan 34:6
7
Kâfir olanlar (kendi aralarında) şöyle demişlerdi: “Çürüyüp paramparça olduğunuz zaman yeni bir yaratılışta olacağınızı [*] bildiren adamı size gösterelim mi? Mahşerde yeniden diriltilmeyi inkar edenlerin sözleriyle ilgili benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; İsrâ 17:49, 98; Meryem 19:66; Mü’minûn 23:35, 82; Neml 27:67; Yâsîn 36:78; Sâffât 37:16, 53; Duhân 44:35; Kâf 50:3, 15; Vâkı‘a 56:47; Teğâbun 64:7; Nâzi‘ât 79:11.
M. Okuyan 34:7
8
Acaba o, Allah’a yalan mı uydurmuştur? [*] Yoksa onda cinlenmişlik [*] mi var?” Hayır! Ahirete inanmayanlar (orada) azapta (olacaklar)dır ve derin bir sapkınlık içindedir. Ayetin başındaki [efterâ] ifadesi [e ifterâ] sorusunu içermektedir. Hz. Muhammed’e “müfteri” suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Nahl 16:101; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Secde 32:3; Sebe’ 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.,Benzer mesajlar: Hicr 15:6; Mü’minûn 23:70; Sâffât 37:36; Duhân 44:14; Tûr 52:29; Kalem 68:51.
M. Okuyan 34:8
9
Onlar gökten ve yerden, önlerinde ve arkalarında (olup bitenlere) hiç bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırır veya üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz ki bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ders vardır.
M. Okuyan 34:9
10
Yemin olsun ki Davud’a tarafımızdan bir ikramda bulunmuştuk (ve) “Ey dağlar! (Beni [tesbih] ederek) onunla (Davud’la) birlikte yankıyla ses verin!” (demiştik); kuşlara da (aynısını söylemiştik). [*] Ona (onun için) demiri yumuşatmıştık. Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:79; Neml 27:15-17; Sâd 38:18-19.
M. Okuyan 34:10
11
“Geniş zırhlar yap; dokumasında ölçülü davran!” [*] diye ( vahyetmiştik). (Siz de) iyi işler yapın! Şüphesiz ki ben yaptıklarınızı görenim. Benzer mesaj: Enbiyâ 21:80.
M. Okuyan 34:11
12
Sabah (gidişi) bir ay(lık mesafe), (akşam) dönüşü bir ay(lık mesafe) olan rüzgârı da Süleyman’a (onun hizmetine) vermiştik [*] ve onun için erimiş bakırı, kaynağından sel gibi akıtmıştık. Rabbinin izniyle cinlerden [*] bir kısmı onun (gözünün) önünde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden sapsa ona alevli azabı tattırırdık. Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:81; Sâd 38:36. Hz. Süleyman, yaşadığı dönem itibariyle deniz yolculuklarını ve deniz taşımacılığını sürdürdüğü için Yüce Allah onun bu yolculuklarını estirdiği bir rüzgâr sayesinde normalde “kara yolculuğu olarak” gidişi bir ay, dönüşü de bir ay sürecek mesafeleri kısa sürede katettiğini bildirmiş olmaktadır Burada geçen cinlerin bilinen anlamda insanlar ve meleklerden farklı olarak üçüncü bir yaratık türü olabileceği gibi, “asi ve yabancı kavimlere mensup insanlar”, “bilinmeyen tanınmayan insanlar” olduğu da ifade edilmektedir.
M. Okuyan 34:12
13
Onlar (cinler) Süleyman için mabedlerden, heykellerden, havuzlar gibi (geniş) leğenlerden, sabit (ağır) kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi! Şükür için çalışın! Kullarımdan şükreden(ler) ne kadar da azdır!
M. Okuyan 34:13
14
(Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü ancak bastonunu kemiren bir ağaç kurdu göstermişti. [*] (Süleyman) yıkılınca, ortaya çıktı ki cinler [gayb]ı (bilinemeyeni) bilselerdi, [*] o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı. Buradaki amaç Hz. Süleyman’ın iktidarının içten içe yıkıldığına dikkat çekmektir. [Minseeh] (baston) kelimesi iktidarı, [dâbbetü’l-ard] (ağaç kurdu) ise o iktidarı içten içe kemiren hainleri sembolize edebilir Bu cümle gaybı sadece Yüce Allah’ın bildiğinin belirtildiği Neml 27:65’le birlikte okunmalıdır.
M. Okuyan 34:14
15
Şüphesiz ki sağdan ve soldan iki bahçeye sahip olan sebe’ kavmi için oturdukları yerde bir ders vardır. (Onlara:) “Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin!” (demiştik). İşte güzel bir şehir ve çok bağışlayan bir Rab!
M. Okuyan 34:15
16
(Ancak) onlar yüz çevirmişlerdi. Bu yüzden üzerlerine [Arim] Seli’ni [*] göndermiştik. Onların iki bahçesini, acı meyveli, ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki (harap) bahçeye çevirmiştik. “Arim seli”, büyük barajları su altında bırakabilen, onları yıkabilen hacimde, çok büyük bir felaketti. [el-‘Arim] kelimesine “köstebek” diyenler olduğu gibi, bunun seddin veya vadinin adı olduğunu söyleyenler de vardır. Bu barajı, Sebelilerin, Belkıs’ın, Himyer’in veya Lokman b. Âd’in yaptığı rivayet edilmektedir. Tarihte bu olayın tam olarak ne zaman gerçekleştiği bilinmemekte, ancak Me’rib Barajı’nın ilk yıkılış tarihinin MS 2. yüzyıl olabileceği bildirilmektedir. Bu olaydan sonra Sebe Krallığı büyük ölçüde harap olmuş, yöre halkının önemli bir bölümü kuzeye doğru göç etmek zorunda kalmıştı (Esed, [Kur’an Mesajı], s. 876’da 24. not).
M. Okuyan 34:16
17
Nankörlük ettikleri için onları böyle cezalandırmıştık. Nankör olandan başkasını cezalandırır mıyız hiç!
M. Okuyan 34:17
18
Onlar(ın yurdu) ile kendilerini bereketlendirdiğimiz şehirler arasında, kolayca görünen şehirler var etmiş ve bunlar arasında (kolayca) yürümelerini (seyahat etmelerini) mümkün kılmıştık. (Onlara) “Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde yürüyün (seyahat edin!” demiştik).
M. Okuyan 34:18
19
(Bunun üzerine) “Rabbimiz! Seferlerimizin (yolculuk yaptığımız şehirlerin) arasını uzaklaştır!” demişler ve kendilerine yazık etmişlerdi. (Biz de) onları sözlere (ibretlik anılara) çevirmiş ve onları tamamen parçalamıştık. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için dersler vardır.
M. Okuyan 34:19
20
Yemin olsun ki İblis, onlar hakkındaki tahminini doğrulamıştı. İnanan az bir grubun dışında hepsi ona uymuşlardı.
M. Okuyan 34:20
21
(Oysa) onun (İblis’in), onlar üzerinde hiçbir etkisi yoktu. [*] Ancak ahirete inananı, şüphe içinde kalandan bil(dir)ip (ortaya çıkaralım) diye [*] (ona bu fırsatı vermiştik). Rabbin her şeyi koruyandır. Benzer mesajlar: A‘râf 7:12-18; Hicr 15:42; Nahl 16:99; İsrâ 17:61-63; Sâd 38:75-82.,“Yüce Allah’ın bilmesi” ifadesiyle ilgili izahımız ve ilgili ayetler için bkz. Âl-i İmrân 3:140, dipnot 11.
M. Okuyan 34:21
22
(Müşriklere) de ki: “Allah’ın peşi sıra (ilah) sandıklarınıza yalvarın! Onlar göklerde ve yerde zerre ağırlığınca (hiçbir şeye) sahip değillerdir. Onların bu ikisinde (göklerde ve yerde) hiçbir ortaklığı yoktur; O’nun (Allah’ın) onlardan herhangi bir destekçisi de yoktur.”
M. Okuyan 34:22
23
O’nun (Allah’ın) huzurunda, izin verdiği kimseden başkasına şefaat yarar sağlamaz. [*] Sonunda onların (iyilerin) yüreklerinden korku giderilince (melekler) “Rabbiniz ne buyurdu?” diye soracaklardır. Onlar (cennetlikler) de “Gerçeği!” diyeceklerdir. O yücedir, büyüktür. Bu ayet Tâhâ 20:109, Enbiyâ 21:27, Zümer 39:43-44, Zuhruf 43:88 ve Necm 53:26. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
M. Okuyan 34:23
24
De ki: “Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor?” De ki: “Allah! [*] Biz veya siz (ikimizden biri) doğru yol üzerindedir veya apaçık bir sapkınlık içindedir.” Benzer mesajlar: En‘âm 6:12; Ra‘d 13:16.
M. Okuyan 34:24
25
De ki: “Bizim işlediğimiz suçtan size sorulmayacak; biz de sizin işlediğiniz (suç)tan sorulmayacağız.” [*] Benzer mesajlar: Yûnus 10:41; Kasas 28:55; kâfirûn 109:6.
M. Okuyan 34:25
26
De ki: “Rabbimiz hepimizi bir araya toplayacak, sonra aramızda hak ile (adaletle) hükmedecektir. O, (hükmü) apaçık (adil) verendir, bilendir.”
M. Okuyan 34:26
27
De ki: “O’na (Allah’a) kattığınız ortaklarınızı [*] bana gösterin!” Hayır, aksine! Güçlü, doğru hüküm veren yalnızca Allah’tır. “O’na kattığınız ortaklarınız” ifadesi O’na atfettiğiniz ortaklarınız demektir. Yüce Allah müşriklere meydan okumakta ve kendisine ortaklar koşup ilah gibi kabul ettikleri varlıkları Hz. Muhammed’e göstermelerini istemektedir.
M. Okuyan 34:27
28
Biz seni bütün insanlara [*] ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak [*] gönderdik fakat insanların çoğu bilmezler. Benzer mesajlar: Nisâ 4:79; En‘âm 6:19; A‘râf 7:158; Enbiyâ 21:107; Yâsîn 36:6; Şûrâ 42:7; Cum‘a 62:2-3.,Benzer mesajlar: Furkân 25:56; Ahzâb 33:45; Fâtır 35:24; Fetih 48:8.
M. Okuyan 34:28
29
“Doğruysanız o vaat (Son Saat) ne zamanmış!” derler. [*] Benzer mesajlar: Yûnus 10:48; Enbiyâ 21:38; Neml 27:71; Secde 32:28; Yâsîn 36:48; Zâriyât 51:12; Mülk 67:25; Kıyâmet 75:6.
M. Okuyan 34:29
30
De ki: “Size öyle bir gün vadedilmiştir ki ondan ne bir saat (bir an) geri kalabilir, ne de ileri geçebilirsiniz.”
M. Okuyan 34:30