1
[Elif. Lâm. Mîm.] [*]
Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.
2
Kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan bu Kitabın indirilişi âlemlerin Rabbindendir. [*]
Benzer masaj: Yûnus 10:37.
3
Yoksa “Onu (Muhammed) uydurdu” [*] mu diyorlar? Aksine doğru yolu bulsunlar diye o, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için Rabbinden gönderilen gerçektir. [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Nahl 16:101; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Sebe’ 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.,Benzer mesajlar: Kasas 28:46; Sebe’ 34:44. Bu üç ayetin konusu, Yâsîn 36:6’dan farklıdır.
4
Gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde (dönemde) yaratan, sonra [arş]a [istiva] eden Allah’tır. [*] Sizin için O’ndan başka hiçbir dost ve şefaatçi yoktur. (Hâlâ gerçeği) hatırlamıyor musunuz?
[Arş]a [istivâ] ile ilgili detaylı bilgi için bkz. A‘râf 7:54, dipnot 5.
5
(Allah) gökten yere (kadar her) işi düzenleyip yönetir. Sonra (bütün bu işler) sizin saymakta olduğunuz türden bin sene tutan [*] bir günde O’na yükselir.
Benzer mesaj: Hacc 22:47.
6
İşte, görünmeyeni de görüneni de bilen, güçlü, çok merhametli olan O’dur.
7
O ki yarattığı her şeyi güzel yapmış ve insanı yaratmaya çamurdan başlamıştır. [*]
Bu ayet ‘Ankebût 29:19-20, Zümer 39:6 ve İnsân 76:1. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
8
Sonra onun neslini dayanıksız bir suyun özünden yaratmıştır. [*]
Benzer mesajlar: Mü’minûn 23:12 ve Sâffât 37:11.
9
Sonra onu şekillendirmiş, ona [rûh]undan üflemiştir. Sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler yaratmıştır. Ne kadar da azınız şükrediyor!
10
(İnkârcılar) “Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman biz mi yeni bir yaratılışta olacakmışız?” derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.
11
De ki: “Size [vekil] kılınan (görevlendirilen) ölüm meleği [*] sizi vefat ettirecek, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.”
Ölüm melekleriyle ilgili ayetler için bkz. Nisâ 4:97; En‘âm 6:61, 93; A‘râf 7:37; Enfâl 8:50; Nahl 16:28, 32; Muhammed 47:27.
12
O suçluların Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri ve “Rabbimiz! Gördük, duyduk; bizi (dünyaya) geri gönder de iyi işler yapalım; artık kesin olarak inananlarız!” [*] diyecekleri zamanı bir görsen!
Benzer mesajlar: Bakara 2:167; En‘âm 6:27; A‘râf 7:53; Mü’minûn 23:99-100; Fâtır 35:37; Zümer 39:58.
13
Biz dileseydik elbette herkese hidayetini verirdik. [*] Fakat “Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım!” diye benden kesin söz çıkmıştır. [*]
Benzer mesajlar: Mâide 5:48; En‘âm 6:35, 107, 149; Yûnus 10:99; Hûd 11:118-119; Ra‘d 13:31; Nahl 16:9, 93; Şûrâ 42:8 Benzer mesaj: Hûd 11:118. Bu ayetler, A‘râf 7:18, İsrâ 17:63 ve Sâd 38:85. ayetlerle okunmalıdır.
14
(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) “Bugüne kavuşmayı unutmanızın karşılığını tadın! Doğrusu biz de sizi unuttuk; [*] yaptıklarınız nedeniyle [ebedî] azabı tadın!”
Benzer mesajlar: A‘râf 7:51; Tevbe 9:67; Tâhâ 20:126; Câsiye 45:34; Haşr 59:19.
15
Bizim ayetlerimize inananlara onlarla (ayetlerimizle gerçekler) hatırlatıldığı zaman, kibirlenmeden secde eder ve Rablerini [hamd] (övgü) ile [tesbih] ederler (yüceltirler). [*]
Bu ayet Kur’an’daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri: A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.
16
Rablerine korkuyla ve ümitle yalvararak [*] vücutları yataklar(ın)dan uzak kalır; [*] kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) infak ederler (verirler).
Benzer mesajlar: A‘râf 7:56; İsrâ 17:57; Enbiyâ 21:90; Zümer 39:9.,Müminlerin geceleri değerlendirmesiyle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:17, 113; İsrâ 17:79; Tâhâ 20:130; Furkân 25:64; Secde 32:16; Zümer 39:9; Kâf 50:39; Zâriyât 51:16-18; Tûr 52:49; Müzzemmil 73:2-4, 20; İnsân 76:26.
17
Yaptıklarına karşılık olarak, [*]onlar için ne göz aydınlıklarının gizlendiğini kimse bilemez.
Burada dikkat çekilen husus, verilecek ödüllerin dünyada yapılanların bir karşılığı olduğunun hatırlatılmasıdır. Demek ki emek vermek “sebep”, ödülle buluşturulmak ise “sonuç”tur. Emek olmadan yemek de ekmek de yoktur.
18
Mümin olan kişi, yoldan çıkan kişi gibi midir? (Elbette) bir olamazlar.
19
İman edip iyi işler yapanlara gelince, yaptıklarının karşılığında bir ikram olarak onlar için barınılacak cennetler vardır.
20
Yoldan çıkanlara gelince, onların barınağı ise ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde geri döndürülmüş (olacak)lar [*] ve kendilerine, “Yalanlamış olduğunuz cehennem azabını tadın!” denecektir. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:167; Mâide 5:37; Hacc 22:22; Mü’minûn 23:107; Fâtır 35:37; Mü’min 40:11; Câsiye 45:35.,Benzer mesaj: Sebe’ 34:42.
21
(Gerçeğe) dönsünler diye en büyük azaptan önce onlara mutlaka en yakın azaptan [*] tattıracağız.
“En yakın azap” ifadesi ile kastedilen, dünya hayatında yaşanan sıkıntılardır. Gerekçe de muhatapların gerçeğe geri dönmeleri yani tevbe etmeleridir. Sanıldığı veya iddia edildiği gibi bu ayette “kabir azabı”na dair hiçbir işaret yoktur. Dünyada yaşanan sıkıntılar ne kadar ağır olursa olsun, ahirette yaşanacak azaptan kesinlikle daha hafiftirler. Bu itibarla, bu hayattakilere bakarak ahiret âlemindeki azabı hesaba katmamak aldanmanın en büyüğünü oluşturmaktadır.
22
Kendisine Rabbinin ayetleri hatırlatıldıktan sonra onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir ki! Şüphesiz ki biz suçlulardan intikam alıcılarız.
23
Yemin olsun ki biz Musa’ya da Kitabı vermiştik. Sen (de) ona kavuşacağından şüphe etme! Onu İsrailoğullarına bir rehber kılmıştık.
24
Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin bir şekilde inandıkları zaman onların içinden, emrimizle doğru yola ulaştıran önderler çıkarmıştık. [*]
Bu ayet Yüce Allah’ın Kasas 28:5’te bildirdiği “İsrailoğulları’nı önderler kılma” vaadinin gerçekleştirilmiş olduğunun delilidir. İsrailoğulları içinde Hz. Musa’yı ve kardeşi Hz. Harun’u bunaltan çoğunluğun aksine, A‘râf 7:159’da da ifade edildiği gibi “Musa’nın kavminden de gerçeğe rehberlik eden ve onunla adil davranan bir topluluk vardır.”
25
Şüphesiz ki Rabbin anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmedecektir. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:113; Yûnus 10:93: Nahl 16:124; Câsiye 45:17.
26
Yurtlarında dolaştıkları kendilerinden önceki nice nesli helak etmiş olmamız onlara (sonrakilere) yol göstermedi mi? Bunlarda elbette dersler vardır. (Gerçeği) dinlemezler mi?
27
Kupkuru yerlere suyu ulaştırdığımızı, onunla hayvanlarının ve kendilerinin yemekte oldukları ekini çıkarmakta olduğumuzu da mı düşünmediler? [*] (Gerçeği) görmezler mi?
Ayetteki [nesûku] “sevk ediyoruz”, [nuhricü] “çıkartıyoruz” fiillerinin geniş zaman kalıbında getirilmesi, Yüce Allah’ın hayata her an müdahil olduğunu, yaratma işleminin dışında kalmadığını göstermektedir. Benzer mesajlar: Nahl 16:8; Yâsîn 36:36; Rahmân 55:29.
28
“Doğruysanız bu fetih (hüküm) günü ne zamanmış!” derler. [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:48; Enbiyâ 21:38; Neml 27:71; Sebe’ 34:29; Yâsîn 36:48; Zâriyât 51:12; Mülk 67:25; Kıyâmet 75:6.
29
De ki: “Fetih (hüküm) gününde kâfir olanlara (o günkü) imanları yarar sağlamayacak [*] ve kendilerine bakılmayacak da!” [*]
Ölüm anında veya Son Saat’te ya da ahirette iman etmenin faydasının olmayacağıyla ilgili bkz. Nisâ 4:18; En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Sebe’ 34:52; Mü’min 40:85; Duhân 44:13; Muhammed 47:18.,Benzer mesajlar: Bakara 2:162; Âl-i İmrân 3:77, 88; Nahl 16:85; Enbiyâ 21:40.
30
Onlardan yüz çevir ve bekle! Şüphesiz ki onlar da bekleyenlerdir.