Ana SayfaMealler › Mehmet Okuyan
MO

Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan meali ile okumaya başla
Furkan 1 / 77
1
Âlemler (insanlar) için uyarıcı olsun diye kuluna [Furkân]’ı (Kur’an’ı) indiren (Allah) yüceler yücesidir.
M. Okuyan 25:1
2
Göklerin ve yerin otoritesi yalnızca O’na aittir; çocuk edinmemiştir; otoritede ortağı yoktur; [*] (O) her şeyi yaratmış ve belirli bir ölçüye kavuşturmuştur. Benzer mesaj: İsrâ 17:111.
M. Okuyan 25:2
3
(Müşrikler) O’nun peşi sıra kendileri yaratılmakta olup hiçbir şey yaratamayan, ayrıca kendilerine zarar da yarar da sağlama imkanına sahip olamayan, ölüme, hayata ve ölüleri yeniden diriltmeye de güçleri yetmeyen çeşitli ilahlar edindiler.
M. Okuyan 25:3
4
Kâfir olanlar “Bu (vahiy) ancak o (Muhammed)’in uydurduğu [*] ve kendisine başka bir grubun [*] da yardım ettiği bir iftiradır.” diyerek, elbette bir haksızlığa ve yalana vardılar. Hz. Muhammed’e “müfteri” suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Nahl 16:101; Enbiyâ 21:5; Secde 32:3; Sebe’ 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.,Mekkeli müşriklerin iddia ettiği gibi, bir kişi veya grubun yardımıyla vahiy oluşturulabiliyorsa, vahyin inkar edilip yalanlanması çok daha kolay olur. Böyle bir durumda Kur’an’ın meydan okuma cümleleri de kolay bir şekilde karşılanıp Hz. Muhammed’in risalet iddiası mahkûm edilebilirdi. Oysa böyle şeyler olmamış ve onun risalet öğretileri hiç kimse tarafından iptal edilememiştir; iptal edilemeyecektir de. Çünkü Kur’an’ın meydan okuması devamlıdır.
M. Okuyan 25:4
5
(Müşrikler) “Bu (ayetler, başkasına) yazdırıp sabah akşam kendisine okunmakta olan öncekilerin masallarıdır!” dediler.
M. Okuyan 25:5
6
De ki: “Onu (Kur’an’ı) göklerde ve yerdeki gizliliği bilen (Allah) indirmiştir. Şüphesiz ki o çok bağışlayandır, çok merhametlidir.”
M. Okuyan 25:6
7
(Kâfirler) şöyle dediler: “Bu ne biçim elçi! Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Kendisine bir melek indirilip [*] o da onunla uyarıcı olmalı değil miydi? Melek peygamber beklentisiyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:8; Hicr 15:7; Mü’minûn 23:24; Fussilet 41:14; Zuhruf 43:53.
M. Okuyan 25:7
8
Veya kendisine bir hazine verilmeli ya da beslenebileceği bir bahçesi olmalı (değil miydi)?” [*] (Ayrıca) o zalimler “Siz sadece büyülenmiş [*] bir adama uymaktasınız!” dediler. Mucize istekleriyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:7-8; Yûnus 10:15-16, 20; Hûd 11:12; Ra‘d 13:27; Hicr 15:7, 14-15; İsrâ 17:59, 90-93; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4-5, 21; ‘Ankebût 29:50-51; Zuhruf 43:53.,Benzer mesaj: İsrâ 17:47.
M. Okuyan 25:8
9
Senin için bak ne biçim örnekler verdiler! Onlar zaten sapmışlardı ve (artık) gerçeğe giden yolu da bulamazlar.
M. Okuyan 25:9
10
Şanı yüce olan (Allah) dilerse sana bunların söylediklerinden çok daha iyisini, altlarından ırmaklar akan bahçeler verir ve senin için özel saraylar da yaratır. [*] Müşriklerin mucize isteklerine karşılık Yüce Allah dilemesi halinde onların söylediklerinden çok daha iyisini verebileceğini ifade ederek, onların söylediği gibi “bir bahçe” değil, “pek çok bahçe”, bahçelerin görsel olarak da güzellikler içerebileceğini ve altlarından ırmaklar çağıldayan bir durum arz edebileceğini ifade etmektedir.
M. Okuyan 25:10
11
Gerçekte onlar o (Son) Saat’i yalanlamışlardı. Biz de o (Son) Saat’i yalanlayanlara alevli bir ateş (cehennem) hazırladık.
M. Okuyan 25:11
12
(O ateş) uzak bir yerden kendilerini görünce [*] (cehennemlikler) onun kükremesini ve uğultusunu duyacaklar. [*] Cehennemin bir canlı gibi konuşmasıyla ilgili bkz. Kâf 50:30; Mülk 67:8; Me‘âric 70:17.,Benzer mesaj: Mülk 67:7.
M. Okuyan 25:12
13
Bağlı olarak oradan (cehennemin) dar bir yerine atıldıkları zaman oracıkta yok olmayı isteyecekler. [*] İnşikâk 84:11’de de geçen [subûr] kelimesi [Mevt] kelimesinden farklıdır ve “zerre kalmayacak şekilde tamamen yok olmak” demektir. [Mevt] kelimesinin yeniden diriltilmeye yönelik bir anlam boyutu varken, [sübûr] kelimesinde böyle bir içerik yoktur.
M. Okuyan 25:13
14
(Kendilerine) “Bugün (yalnız) bir kez değil, defalarca yok olmayı isteyin!” (denecektir).
M. Okuyan 25:14
15
(Onlara) de ki: “Bu mu hayırlı olan yoksa [muttakî]lere (duyarlı olanlara) vadedilen, kendileri için bir ödül ve varış yeri olan [ebedî] cennet mi?”
M. Okuyan 25:15
16
Onların, cennette [ebedî] kalmak üzere diledikleri her şeyleri olacaktır. İşte bu, Rabbinin arzu edilen bir vaadidir.
M. Okuyan 25:16
17
Onları (cehennemlikleri) ve Allah’ın peşi sıra taptıkları varlıkları bir araya getirdiği gün, (Allah) “Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yolu şaşırdılar (yoldan saptılar)?” diye sormuş (olacak)tır. [*] Burada kendilerine soru sorulanlar, canlı-cansız, bilinçli-bilinçsiz varlıklar çerçevesinde genel anlam içeren [mâ] edatı kullanılmış olsa da müşriklerin aracı edindikleri meleklerdir. Nitekim hem devam eden ayette hem de Sebe’ 34:40-41’de verilen cevaplar buna işaret etmektedir. Eğer kastedilenler diğer cansız putlar ise bu defa onların konuşması mecazdır.
M. Okuyan 25:17
18
Onlar (melekler) de şöyle demiş (olacaklar)dır: “Sen yücesin. Senin peşin sıra dostlar edinmek bize yakışmazdı. [*] Fakat sen onlara ve atalarına bol nimet verince (Allah’ı) hatırlamayı unuttular ve helaki hak eden bir toplum oldular.” Benzer mesaj: Sebe’ 34:40-41.
M. Okuyan 25:18
19
(Allah şöyle diyecektir:) “İşte (taptıklarınız) sizin söylediklerinizi yalanladılar. [*] Artık (azabı) geri çevirmeye de yardıma da gücünüz yetmez. İçinizden haksızlık edenlere büyük bir azap tattıracağız!” Benzer mesajlar: Yûnus 10:28-29; İbrâhîm 14:22; Nahl 16:86; Meryem 19:82; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Sebe’ 34:41; Fâtır 35:14; Ahkâf 46:6.
M. Okuyan 25:19
20
Yemek yiyen ve çarşılarda dolaşan (insan elçi)lerin dışında, bir başkasını senden önce de elçi olarak göndermedik. [*] Sabırlı olup olmayacağınızı denemek için bir kısmınızı bir kısmına imtihan kıldık. [*] Rabbin görendir. Ayetin bu cümlesinde peygamberlerin birer insan olduğu vurgulanmakta, her peygamberin yemek yiyen ve çarşılarda dolaşan yapısına dikkat çekilmekte, bu şekilde müşriklerin melek peygamber beklentisi net bir şekilde reddedilmektedir.,Burada yaratılış amacının imtihan olduğu ve insanların birbirlerine karşı görev ve sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
M. Okuyan 25:20
21
Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar, “(İnanmamız için) ya bize de melekler indirilmeliydi ya da Rabbimizi görmeliydik!” dediler. [*] Şüphesiz ki onlar, kendileri hakkında kibir gösterdiler ve büyük bir azgınlığa düştüler. Benzer mesajlar: Bakara 2:55; Nisâ 4:153; İsrâ 17:92.
M. Okuyan 25:21
22
Melekleri görecekleri gün -işte o gün- suçlulara hiçbir müjde yoktur ve (o suçlular) “(Her yerden) tamamen engellenmişiz!” [*] diyeceklerdir. Bu cümlede müşriklere cennetin yasak olduğu, kendilerine yüz güldürecek hiçbir haberin gelmeyeceği, bütün bu nimetlerin kendilerine haram kılındığı ifade edilmiş olacaktır.
M. Okuyan 25:22
23
Yaptıkları her bir işi ele alacağız ve onu saçılmış zerreler hâline getireceğiz.
M. Okuyan 25:23
24
O gün, cennet halkına kalınacak yerlerin en hayırlısı ve dinlenilecek yerlerin de en güzeli (verilecektir).
M. Okuyan 25:24
25
25,26. Göğün bulutlarla yarılacağı ve meleklerin de bölük bölük indirilecekleri o gün, [*] gerçek otorite Allah’a aittir. [*] kâfirler için o gün çok zordur. [*] Göğün [inşikâk]’ı yani “yarılması” tıpkı [İnfitâr]’ı gibi sanıldığı gibi bu sistemin yıkılışının değil, yeni sistemin yani mahşerin yapılışının bir parçası olarak yorumlanmalıdır. Zaten bu ayette de ayetin bağlamında da konu doğrudan ahiretle ilişkilendirilmektedir.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:32; Hacc 22:6, 62; Nûr 24:25.,Benzer mesaj: Müddessir 74:9-10.
M. Okuyan 25:25
26
25,26. Göğün bulutlarla yarılacağı ve meleklerin de bölük bölük indirilecekleri o gün, [*] gerçek otorite Allah’a aittir. [*] kâfirler için o gün çok zordur. [*] Göğün [inşikâk]’ı yani “yarılması” tıpkı [İnfitâr]’ı gibi sanıldığı gibi bu sistemin yıkılışının değil, yeni sistemin yani mahşerin yapılışının bir parçası olarak yorumlanmalıdır. Zaten bu ayette de ayetin bağlamında da konu doğrudan ahiretle ilişkilendirilmektedir.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:32; Hacc 22:6, 62; Nûr 24:25.,Benzer mesaj: Müddessir 74:9-10.
M. Okuyan 25:26
27
O gün zalim kişi “Ah, n’olaydım, keşke o Elçi ile birlikte bir yol tutsaydım!” diyerek, (pişmanlığından) ellerini ısıracaktır. [*] Bu ayette dinde peygamberin önemi ortaya konulmakta, bir anlamda peygambersiz din algısının ne kadar korkunç bir hata olduğuna dair uyarıya yer verilmektedir.
M. Okuyan 25:27
28
“Ah, yazık bana! Keşke falancayı dost edinmeseydim!
M. Okuyan 25:28
29
[Zikr] (Kur’an) bana geldikten sonra (o kişi) beni şüphesiz (Kur’an’dan) saptırmıştır. (Meğer) şeytan(laşmış olanlar) insanı yüzüstü bırakırmış.” [*] Bu ayetlerde Hz. Muhammed’i ve Kur’an’ı dost edinmenin önemine, insanları Kur’an’dan uzaklaştıranların da şeytanlaşmış insanlar olduklarına dikkat çekilmektedir.
M. Okuyan 25:29
30
Elçi şöyle diyecektir: “Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’ı yalnız bıraktı.” [*] Bu ayette Kur’an’ı yaşamayanların mahşerde Hz. Muhammed’in şikâyetine konu edileceği mesajı verilmektedir.
M. Okuyan 25:30