1
Ey insanlar! Rabbinize karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki o (Son) Saat’in sarsıntısı müthiş bir şeydir!
2
Onu gördüğünüz gün, her emziren emzirdiğini unutur; her gebe de taşıdığını düşürür. İnsanları sarhoş olmamalarına rağmen sarhoş bir hâlde görürsün. Fakat Allah’ın azabı çok daha şiddetlidir!
3
İnsanların bir kısmı, bilgisi olmaksızın Allah hakkında tartışmaya girer ve her azgın şeytana uyar. [*]
Benzer mesajlar: Hacc 22:8; Lokmân 31:20.
4
Onun (şeytanın) hakkında şöyle yazılmıştır: “Kim onu yoldaş edinirse, bilsin ki (şeytan) kendisini saptıracak ve alevli ateşin azabına sürükleyecektir.” [*]
Benzer mesajlar: Lokmân 31:21.
5
Ey insanlar! Diriltilmekten şüphedeyseniz, (bilin ki) biz sizi topraktan, sonra [nutfe]den (zigottan), sonra [‘alaka]dan (embriyodan), sonra organları belirlenmiş, (detayları) belirlenmemiş bir [mudğa]dan (et parçacığından) yarattık ki size (kudretimizi) gösterelim. [*] Dilediğimizi, belirlenmiş bir süreye kadar rahimlerde bekletiriz; [*] sonra sizi bir bebek olarak doğumla (dışarı) çıkartırız. [*] Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). Kiminiz vefat ettirilir; kiminiz de bilgiden sonra (biliyorken) bir şey bilmez hâle gelsin diye ömrün en sıkıntılı çağına [*] kadar götürülür. [*] Yeri de kupkuru (ölü) bir hâlde görürsün; biz onun (toprağın) üzerine suyu indirdiğimiz zaman bir de bakarsın ki kıpırdayıp kabarır ve her iç açıcı çiftten (bitkiler) yetiştirir. [*]
Benzer mesaj: Mü’minûn 23:12-14.,Benzer mesajlar: Mü’minûn 23:13; Mürselât 77:22.,Benzer mesaj: Mü’minûn 23:12-14. Bu ayette insanın ana rahmindeki yaratılış aşamaları hakkında son derece önemli gerçeklere işaret edilmektedir.,Nahl 16:70’te de geçen [erzel-i ‘umr] denen ömrün en sıkıntılı döneminde kişinin hem bedensel özellikleri hem de akıl ve muhakeme yönü zayıflamaya başlamaktadır. Bu yüzden, ayette “Bilgili iken hiçbir şeyi bilmez hale gelmek”ten söz edilmektedir. İnsanlar nasıl ki bebeklik ve çocukluk dönemlerinde eylemlerinden sorumlu değillerse [erzel-i ‘umr] denen dönemde de eğer melekeleri yok olmuş ve ne yaptığını bilemez hale gelmişlerse artık bu durumda onlar da çocuklaşmış olurlar.,Benzer mesajlar: Nahl 16:70; Mü’min 40:67 Benzer mesajlar: Fussilet 41:39.
6
Çünkü Allah gerçeğin ta kendisidir; [*] şüphesiz ki O, ölüleri diriltir; [*] O, her şeye gücü yetendir.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:62; Yûnus 10:30, 32; Kehf 18:44; Hacc 22:62; Mü’minûn 23:116; Nûr 24:25; Lokmân 31:30.,Benzer mesajlar: A‘râf 7:25; Tâhâ 20:55; Rûm 30:19; Fâtır 35:9; Kâf 50:11, 42; Zuhruf 43:11; Nûh 71:18.
7
O (Son) Saat mutlaka gelecektir; bunda hiçbir şüphe yoktur. Şüphesiz ki Allah mezarlardakileri diriltecektir.
8
İnsanların bir kısmı –bilgisi, rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı olmaksızın– Allah hakkında tartışmaktadır. [*]
Benzer mesajlar: Hacc 22:3; Lokmân 31:20.
9
Allah yolundan (insanları) saptırmak için yanını eğip bükerek (kibir içinde tartışmaya kalkar). Onun için dünyada bir rezillik vardır; kıyamet gününde ise ona yakıcı azabı tattıracağız.
10
(Onlara): “İşte bu, ellerini(zi)n öne sunduğu şeyler yüzündendir.” (denecektir). Elbette Allah kullara asla haksızlık edici değildir. [*]
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:182; Enfâl 8:51.
11
İnsanlardan kimi, Allah’a (imanla küfrün) sınır(ın)da kulluk eder. [*] Kendisine bir iyilik dokunursa bununla huzurlu olur; ağır imtihana uğrarsa yüzü değişir (dinden yüz çevirir). O, dünya(sın)ı da ahiret(in)i de kaybetmiştir. Asıl apaçık kayıp işte budur!
Yüce Allah bu cümlede kendisine tam sınırda kulluk eden insan tipine dikkat çekmektedir. Bu insan tipi ne imanda kararlıdır ne de küfürde. Kur’an’da sadece bu ayette geçen [harf] kelimesi “kenar”, “sınır” anlamına gelmekte, muhatapların kararsız halini ortaya koymayı amaçlamaktadır.
12
O, Allah’ın peşi sıra kendisine yararı da zararı da dokunamayacak şeylere yalvarır. Asıl uzak sapkınlık işte budur.
13
O, zararı yararından daha yakın (fazla) olan birine yalvarır. [*] O (yalvardığı) ne kötü bir yardımcı ne kötü bir dosttur!
“Zararın yarardan yakın olması” burada sözü edilenlerin cansız putlar olmadığını göstermektedir. Zaten ayette geçen ve bilinçli varlıklar için kullanılan [men] edatı da bu durumu desteklemektedir. Benzer bir sapkınlık ifadesi Ahkâf 46:5’te de geçmekte, dolayısıyla kişilerin imanlarını götüreceği için onlara verilen zarar, görünen yararlardan çok daha yakın ve büyüktür.
14
Şüphesiz ki Allah iman edip iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Şüphesiz ki Allah istediğini yapar. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:253; Âl-i İmrân 3:40, 47; Mâide 5:1; Hûd 11:107; İbrâhîm 14:27; Hacc 22:18; Burûc 85:16.
15
Kim Allah’ın, dünya ve ahirette kendisine asla yardım etmeyeceğini sanıyorsa, artık göğe doğru bir sebebe uzansın; sonra da (diğer şeylerle ilişkisini) kessin! Baksın ki bu önlemi kendisini öfkelendiren şeyin kökünü nasıl da kazıyacak! [*]
Bu ayet Hacc 22:11. ayetten itibaren ele alınan ve iman ile inkâr arasındaki çizgide bulunan olumsuz insan tipiyle ilgilidir; yoksa iddia edildiği gibi konu hiçbir şekilde Hz. Muhammed’le ilgili değildir.
16
İşte böylece biz onu (Kur’an’ı) apaçık ayetler hâlinde indirdik. Şüphesiz ki Allah dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırır. [*]
Bu ayet hidayetin dileyenlere verileceğinin apaçık delilidir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:27; İbrâhîm 14:4; Nahl 16:93; Müddessir 74:31.
17
Şüphesiz ki iman edenler, yahudi olanlar, sabiiler, [*] hristiyanlar, mecusiler [*] ve müşrik olanlara gelince, şüphesiz ki Allah bunlar arasında kıyamet gününde (ayrı ayrı) hükmünü verecektir. [*] Şüphesiz ki Allah her şeye şahit olandır.
Sâbiilik hakkında bkz. Bakara 2:62; Mâide 5:69 [Mecûs], M.Ö. son bin yılın ortalarında yaşayan ve öğretilerin Zend-Avesta adlı kitapta toplanan İran’lı din kurucusu Zerdüşt’ün izleyicileri için kullanılmaktadır. Bu din bugün İran’ın Gabr’leri, daha belirgin bir şekilde Hindistan ve Pakistan Parsîleri tarafından devam ettirilmektedir. Bunların dini düalist bir felsefe ortaya koysa da temelde evrenin yaratıcısı olarak Kâdir-i Mutlak bir Tanrı’nın varlığı inancına dayanmaktadır (Esed, [Kur’an Mesajı], s. 671’de 19. not). Öğretileri [Zend-Avesta’]da toplanan Zerdüşt’ün kurucusu olduğu din. Biri iyilik tanrısı (Ahuramazda) diğeri kötülük tanrısı (Ehrimen) olan çift tanrıcılığa açık bir inançtır. Temel zaafı tanrısal bir cevher atfettiği kötülüğü meşrulaştırmasıdır (İslamoğlu, [Hayat Kitabı Kur’an], s. 643’te 3. not) Burada sayılanlar elbette tarihte ve günümüzde mevcut dini öğretilerin veya çeşitli inanışların tamamı değildir. O dönem itibariyle bilinenlerden hareketle Yüce Allah bütün inanç iddialarını kıyamet günü yargılayacağını ve aralarında hüküm vereceğini bildirmektedir.
18
Görmüyor musun ki göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, canlılar ve insanların birçoğu Allah’a secde ediyor. [*] Bir çoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi değersiz kılarsa, artık onu değerli kılacak kimse yoktur. Şüphesiz ki Allah dilediğini yapar. [*]
Bu ayet Kur’an’daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri için bkz. A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.,Benzer mesajlar: Bakara 2:253; Âl-i İmrân 3:40, 47; Mâide 5:1; Hûd 11:107; İbrâhîm 14:27; Hacc 22:14; Burûc 85:16.
19
Şu iki grup, Rableri hakkında çekişen iki hasımdır: kâfir olanlar için ateşten bir elbise biçilmiştir. Başlarının üzerinden kaynar su dökülecektir!
20
Bununla, karınlarının içindeki (organlar) ve deriler(i) eritilecektir! [*]
Benzer mesajlar: Nisâ 4:56; İbrâhîm 14:16-17; Hacc 22:19-20; Mü’minûn 23:104; Muhammed 47:15.
21
Onlar için demir kamçılar da vardır! [*]
Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; Sebe’ 34:33; Mü’min 40:71; Hâkka 69:32; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.
22
Izdıraptan dolayı oradan her çıkmak istediklerinde, oraya geri döndürülecekler ve (onlara) “Tadın bu yakıcı azabı!” (denecektir). [*]
Benzer mesaj: Secde 32:20.
23
Şüphesiz ki Allah iman edip iyi işler yapanları, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Bunlar, orada altın bilezikler ve incilerle bezeneceklerdir. Orada giyecekleri ise ipektir. [*]
Benzer mesajlar: Kehf 18:31; Fâtır 35:33; İnsân 76:21.
24
Onlar, sözün en temizine (güzeline) yöneltilmiş, övgüye layık olan (Allah)’ın yoluna ulaştırılmıştır. [*]
Bu ayet önceki ayette dikkat çekilen iman ve salih amel sahiplerinin hak ettiği değerlerin bir sonuç olduğunu ortaya koymaktadır.
25
Kâfir olanlar, Allah’ın yolundan ve yerli (veya) uzaktan gelen bütün insanlara eşit [*] (kıble) kıldığımız Mescid-i Haram’dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (bilmeliler ki) kim orada (böyle) haksızlık ile gerçek(ler)den sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.
Bu ifade mabedlerde herkesin eşit olduğunu, ayırımın ortadan kaldırıldığını, mescitlerin en önemli fonksiyonlarından birisinin de “eşitlik” göstergesi oluşturduğu mesajını içermektedir.
26
Hani İbrahim’e Evin (Kâbe’nin) yerini göstermiş (şöyle demiştik): “Bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, ayakta ibadet edenler, rükû ve secde edenler için evimi temiz tut! [*]
Benzer mesaj: Bakara 2:125.
27
İnsanlar arasında haccı ilan et [*] ki gerek yaya olarak, gerekse uzak yoldan gelen binekler üzerinde sana gelsinler!
Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Âl-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Hacc 22:34-37; Tâhâ 20:14; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.
28
Kendilerine ait birtakım yararları görmeleri, (Allah’ın) onlara rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın ismini anmaları için (insanları hacca çağır)! [*] Artık o (hayvanların eti)nden hem kendiniz yiyin hem de yoksula, fakire yedirin! [*]
Buradaki muhatap bağlam gereği Hz. İbrahim olabileceği gibi daha geniş bir okumayla kastedilen Hz. Muhammed de olabilir. Her iki peygamber de bütün insanları hacca çağırmışlar, bu ilahi emri uygulamışlardır.,Bu ayette sözü edilen kurbanlık hayvanın hac mevsiminde ve orada kesilen olduğu açık bir gerçektir. 36. ayetteki konu ise durumu müsait olanların kesmesi gereken ve uygulanan mevcut diğer kurbanlardır.
29
(Hacca gidenler bundan) sonra kirlerini gidersin; [*] adaklarını (görevlerini) yerine getirsin ve o Eski Ev’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler!”
Kâbe’yi tavafın öncesinde genel manada bir vücut temizliği yapılması gerektiğini hükme bağlanmaktadır.
30
İşte böyle. Kim Allah’ın saygın kıldığı şeyleri yüceltirse, [*] bu, Rabbinin katında kendisi için hayırlı olandır. (Haram olduğu) size [tilavet] edilen (okunup aktarılan)ların dışında kalan hayvanlar size helal kılınmıştır. Putlardan oluşan pislikten kaçının; yalan sözden de kaçının!
Burada sözü edilen [hurumâtillâhi] ifadesi “Allah’ın saygın kıldığı şeyler” anlamında O’nun belirlediği sembollerdir. Zaten Hacc 22:32. ayette de bu ifade kullanılmaktadır.
Sonraki 30 ayet →