1
[Tâ. Hâ.] [*]
Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.
2
Biz Kur’an’ı sana sıkıntı çekesin diye indirmedik.
3
3,4. Yeri ve en yüksek gökleri yaratan (Allah)’ın indirmesi olarak saygı duyanlara sadece (gerçeği) hatırlatmak için (gönderdik).
4
3,4. Yeri ve en yüksek gökleri yaratan (Allah)’ın indirmesi olarak saygı duyanlara sadece (gerçeği) hatırlatmak için (gönderdik).
5
Rahmân [arş]a [istiva] [*] etmiştir.
[Arş]a [istivâ] ile ilgili detaylı bilgi için bkz. A‘râf 7:54, dipnot 5.
6
Göklerde, yerde, ikisi arasında ve toprağın altındaki her şey sadece O’na aittir.
7
Sözü açıktan söylesen de (O) gizliyi ve gizlinin gizlisini bilir.
8
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. En güzel isimler de yalnızca O’na aittir. [*]
[Esmâ-i Husnâ] “en güzel isimler” için ayrıca bkz. A‘râf 7:180; İsrâ 17:110; Haşr 59:24.
9
Musa’nın haberi sana ulaştı (değil) mi?
10
Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine, “(Siz burada) bekleyin! Bir ateş gördüm. Umarım ki ondan size bir kor (bir tutam ateş parçası) getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum.” demişti.
11
Oraya ulaştığında (tarafımızdan) kendisine şöyle seslenilmişti:
12
“Ey Musa! Şüphesiz ki ben -evet ben- senin Rabbin’im! Hemen ayakkabılarını çıkar! Şüphesiz ki sen (iki kez) kutsanmış tuvâ Vadi(si’n)desin! [*]
Nâzi‘ât 79:16’da da geçen bu ayetteki [tuvâ] kelimesi, “temizlenmiş, bereketli” anlamına geldiği gibi, Hz. Musa’nın bulunduğu o vadinin ismi de olabilir. Ayrıca bu kelimenin “iki kere mukaddes ve bereketli kılınmış olma” anlamına geldiği ve Yüce Allah’ın Hz. Musa’ya iki kere seslendiği de ifade edilmektedir.
13
Seni (elçi olarak) ben seçtim. vahyedilmekte olanı dinle!
14
Şüphesiz ki ben -evet ben- Allah’ım. Benden başka ilah yoktur. Bana kulluk et ve beni hatırlamak için namaz kıl! [*]
Bu cümle “Benim (seni) anmam için namaz kıl, bana yönel!” şeklinde de anlaşılabilir. Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Âl-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.
15
O (Son) Saat mutlaka gelecektir. [*] Herkese, peşinde koştuğu şeyin karşılığı verilsin diye neredeyse onu (kendimden bile) gizleyeceğim. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:187; Enbiyâ 21:109; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Fussilet 41:47; Şûrâ 42:17; Zuhruf 43:85; Muhammed 47:18; Mülk 67:26; Nâzi‘ât 79:42-46.,Bu cümle “neredeyse gizliliğini kaldıracağım” anlamını da içermektedir.
16
Ona inanmayıp arzusuna uyanlar sakın seni ona (Son Saat’e inanmak)tan alıkoymasın; sonra mahvolursun!
17
Ey Musa, şu sağ elindeki nedir, bilir misin?” (diye sormuştu).
18
(Musa) “O benim asamdır; ona dayanır, onunla davarlarıma yaprak silkelerim. Benim ona başka ihtiyaçlarım da vardır.” demişti.
19
(Allah) “Onu (yere) at ey Musa!” demişti.
20
(Musa da) hemen onu yere atmıştı. Bir de ne görsün, o (asa) yılan olmuş sürünüyor.
21
(Allah) “Onu al ve korkma! Biz onu eski hâline çevireceğiz. [*]
Bu ayet Şu‘arâ 26:66. ayetle birlikte okunmalıdır.
22
22,23. Elini koltuğunun altına koy; en büyük ayetlerimizden (mucizelerimizden) birini sana göstermemiz için bir başka ayet (mucize) olarak elin kusursuz ve lekesiz beyazlıkta çıkacaktır” [*] demişti. [*]
Hz. Musa’nın elinin bembeyaz, kusursuz bir hal alması, elindeki bir rahatsızlığın fiziksel/bedensel anlamda iyileşmesi anlamında hakikat anlam verebileceği gibi, daha önce işlediği hataen insan öldürme suçunun affedildiğinin sembolü de olabilir.,Benzer mesajlar: A’râf 7:107-108; Neml 27:10-12, Şu’ara 26:32-33; Kasas 28:31.
23
22,23. Elini koltuğunun altına koy; en büyük ayetlerimizden (mucizelerimizden) birini sana göstermemiz için bir başka ayet (mucize) olarak elin kusursuz ve lekesiz beyazlıkta çıkacaktır” [*] demişti. [*]
Hz. Musa’nın elinin bembeyaz, kusursuz bir hal alması, elindeki bir rahatsızlığın fiziksel/bedensel anlamda iyileşmesi anlamında hakikat anlam verebileceği gibi, daha önce işlediği hataen insan öldürme suçunun affedildiğinin sembolü de olabilir.,Benzer mesajlar: A’râf 7:107-108; Neml 27:10-12, Şu’ara 26:32-33; Kasas 28:31.
24
(Allah şöyle demişti): “Firavun’a git! O iyice azdı.”
25
(Musa ise) şöyle dua etmişti: “Rabbim! Benim için yüreğime genişlik ver!
26
İşimi bana kolaylaştır!
27
27,28. Dilimden bağı çöz ki sözümü anlasınlar.
28
27,28. Dilimden bağı çöz ki sözümü anlasınlar.
29
29,30. Bana ailemden kardeşim Harun’u vezir (yardımcı) görevlendir! [*]
Benzer mesajlar: Furkân 25:35; Şu‘arâ 26:13; Kasas 28:34.
30
29,30. Bana ailemden kardeşim Harun’u vezir (yardımcı) görevlendir! [*]
Benzer mesajlar: Furkân 25:35; Şu‘arâ 26:13; Kasas 28:34.
Sonraki 30 ayet →