Ana SayfaMealler › Mehmet Okuyan
MO

Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan meali ile okumaya başla
Nahl 1 / 128
1
Allah’ın emri gelmiştir. Onu istemekte acele etmeyin! (Allah) onların ortak koştuklarından yüce ve uzaktır.
M. Okuyan 16:1
2
(Allah) kendi emri gereği “Benden başka ilah olmadığına dair (kullarımı) uyarın ve bana karşı [muttakî] (duyarlı) olun!” diye melekleri kullarından dilediği (layık olan) kimseye [rûh] (Vahiy) ile gönderir. [*] Ayetteki [er-rûh] kelimesinden maksat ölü hayatı diriltici özelliği olan “vahiy”dir; son ümmet için de elbette Kur’an’dır. Benzer mesajlar: Mü’min 40:15; Şûrâ 42:52; Mücâdele 58:22; Kadir 97:4.
M. Okuyan 16:2
3
(Allah) gökleri ve yeri bir amaç ile yaratmıştır. [*] O, (müşriklerin) ortak koştuklarından yücedir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Yûnus 10:5; İbrâhîm 14:19; Hicr 15:85; ‘Ankebût 29:44; Rûm 30:8; Zümer 39:5; Duhân 44:39; Câsiye 45:22; Ahkâf 46:3; Teğâbun 64:3.
M. Okuyan 16:3
4
O, insanı [nutfe]den (zigottan) yaratmıştır. Bir de bakarsın ki o apaçık bir tartışmacı olmuş.
M. Okuyan 16:4
5
Hayvanları da O yaratmıştır. Onlarda sizin için ısıtıcı (şeyler) ve birçok yarar vardır. Onların bir kısmından da yersiniz. [*] Benzer mesajlar: Nahl 16:5-8, 66-69, 80; Mü’minûn 23:21-22; Yâsîn 36:71-73; Mü’min 40:79-80; Zuhruf 43:12-13.
M. Okuyan 16:5
6
(Ayrıca) onlarda sizin için akşam getirirken, [*] sabah salıverirken bir (başka) güzellik vardır. Ayette sürünün akşam getirilmesinin önce söylenme sebebi sürünün eksiksiz gelmesinin insana huzur vermesi olabilir.
M. Okuyan 16:6
7
(O hayvanlar) yüklerinizi, (büyük) güçlüklere katlanmadan ulaşamayacağınız şehir(ler)e taşırlar. [*] Şüphesiz ki Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir. Ayette geçen [bi şıkkı’l-[enfüs]i] ifadesi “canların güçlüğüyle”, “canların çektiği zahmetle”, “can zahmetiyle” gibi anlamlar içermekte ve hayvanların desteği olmadan insanların çekeceği sıkıntıları ortaya koymaktadır.
M. Okuyan 16:7
8
Kendilerine binmeniz ve güzel görüntü olsun diye atı, katırı ve eşeği de (yaratmıştır). [*] (Allah) henüz bilemediğiniz (daha nice şeyler) yaratmaktadır. [*] Nahl 16:5. ayette evcil hayvanlardan söz edilirken onlardan yenebileceği ifade edilmesine rağmen, bu üç hayvandan ayrı olarak bahsedilmesi ve onların yaratılış amacı bağlamında da “üzerlerine binilmesi” ve “süs olmaları” ifade edilince, dolaylı olarak bu üç hayvanı yememek gerektiği gibi bir sonuç ileri sürülmektedir. Esasında dolaylı olarak böyle bir sonuç çıkarsa da Taberî’nin de işaret ettiği gibi, bu ayet hangi hayvanların yenmesinin haram olduğuyla ilgili doğrudan ve açıktan herhangi bir delil içermemektedir. Zira hangi hayvan etlerinin yenmesinin yasak olduğu Bakara 2:173, Mâide 5:3, En‘âm 6:145 ve Nahl 16:115. ayetlerde açıkça yer almaktadır Bu cümle Yüce Allah’ın her şeyi yaratıp bitirdiğini değil, Rahmân 55:29’da belirtildiği gibi her an yaratmaya devam ettiğinin apaçık delilidir.
M. Okuyan 16:8
9
Yolun doğrusu(nu göstermek) yalnızca Allah’a aittir. [*] (Yolun) eğrisi de vardır. [*](Allah) dileseydi hepinizi doğru yola ulaştırırdı. [*] Benzer mesaj: Leyl 92:12.,Kur’an’da sadece bu ayette geçen [kasdü’s-sebîli] tamlaması “yolun en kestirme olanı”, “en doğru yol”, “eğrilik içermeyen yol”, “hidayet yolunu ifade etmek”, “yolun varacağı yeri göstermek”; yine Kur’an’da sadece bu ayette geçen [câir] kelimesi ise “eğri, sapan, saptıran, meyleden, sapkınlık yolu” gibi anlamlar içermekte, insan için söz konusu olan iki yolu dikkate sunmaktadır.,Benzer mesajlar: Mâide 5:48; En‘âm 6:35, 107, 149; Yûnus 10:99; Hûd 11:118-119; Ra‘d 13:31; Nahl 16:93; Secde 32:13; Şûrâ 42:8.
M. Okuyan 16:9
10
Gökten sizin için suyu indiren O’dur. Ondan hem (size) içecek vardır hem de hayvanlarınızı otlatacağınız bitkiler vardır.
M. Okuyan 16:10
11
(Allah) o (su) sayesinde sizin için ekin, zeytin, hurma, üzümler ve diğer meyvelerin hepsinden yetiştirmektedir. Şüphesiz ki bunda düşünen bir toplum için bir delil vardır.
M. Okuyan 16:11
12
O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı emre boyun eğdirmiştir. Yıldızlar da (Allah’ın) emri ile boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için dersler vardır.
M. Okuyan 16:12
13
Yerde sizin için rengârenk yarat(ıp yayd)ıklarını da (hizmetinize sunmuştur). Şüphesiz ki bunda, (gerçeği) hatırlayan bir toplum için bir delil vardır.
M. Okuyan 16:13
14
Kendisinden taze et (balık) yemeniz ve içinden giyeceğiniz (takacağınız) bir süs (eşyası) çıkarmanız için denizi emrinize veren de O’dur. Gemilerin denizi yarıp orada gittiğini görürsün. (Bu durum, Allah’ın) nimetlerinden aramanız ve şükretmeniz içindir. [*] Benzer mesaj: Fâtır 35:12.
M. Okuyan 16:14
15
15,16. Sizi sarsmasıyla ilgili yer içinde ağır baskılar, [*] (ayrıca gideceğiniz yerlere) ulaşmanız için ırmaklar, yollar [*] ve işaretler yerleştirmiştir. Onlar, yıldızlarla da yollarını (yönlerini) bulurlar. Yerin içine ağırlıkların yerleştirilmesi “sarsılmaması” değil de “sarsılması”yla ilgili bir mesaj vermektedir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.,Benzer mesajlar: Tâhâ 20:53; Enbiyâ 21:31; Zuhruf 43:10; Nûh 71:20.
M. Okuyan 16:15
16
15,16. Sizi sarsmasıyla ilgili yer içinde ağır baskılar, [*] (ayrıca gideceğiniz yerlere) ulaşmanız için ırmaklar, yollar [*] ve işaretler yerleştirmiştir. Onlar, yıldızlarla da yollarını (yönlerini) bulurlar. Yerin içine ağırlıkların yerleştirilmesi “sarsılmaması” değil de “sarsılması”yla ilgili bir mesaj vermektedir. Benzer mesajlar: Ra‘d 13:3; Hicr 15:19; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.,Benzer mesajlar: Tâhâ 20:53; Enbiyâ 21:31; Zuhruf 43:10; Nûh 71:20.
M. Okuyan 16:16
17
Yaratan, yaratamayan gibi olur mu (hiç)! (Hâlâ gerçekleri) hatırlamıyor musunuz?
M. Okuyan 16:17
18
Allah’ın nimet(ler)ini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. [*] Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. Benzer mesaj: İbrâhîm 14:34.
M. Okuyan 16:18
19
Allah gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir. [*] Benzer mesajlar: Bakara 2:77; Âl-i İmrân 3:5; En‘âm 6:3; Hûd 11:5; İbrâhîm 14:38; Nahl 16:23; Tâhâ 20:7; Enbiyâ 21:4; Nûr 24:29; Neml 27:25, 74; Kasas 28:69; Yâsîn 36:76; Teğâbun 64:4; A‘lâ 87:7.
M. Okuyan 16:19
20
Allah’ın peşi sıra yalvardıkları (putlar) hiçbir şey yaratamazlar. (Çünkü) onlar kendileri yaratılmaktadır.
M. Okuyan 16:20
21
(Onlar) ölülerdir; diriler değillerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.
M. Okuyan 16:21
22
İlahınız tek bir ilahtır. (Fakat) ahirete inanmayanlar var ya, onların kalpleri inkârcıdır; [*] kendileri de kibirlenen kişilerdir. Kalbin kazanımları hakkında bkz. Bakara 2:225, 283; Nahl 16:22, 106; Ahzâb 33:5.
M. Okuyan 16:22
23
Hiç şüphe yok ki Allah onların gizlediklerini de açıkladıklarını da bilir. [*] O, kibirlenenleri sevmez. Benzer mesajlar: Bakara 2:77; Âl-i İmrân 3:5; En‘âm 6:3; Hûd 11:5; İbrâhîm 14:38; Nahl 16:19; Tâhâ 20:7; Enbiyâ 21:4; Nûr 24:29; Neml 27:25, 74; Kasas 28:69; Yâsîn 36:76; Teğâbun 64:4; A‘lâ 87:7.
M. Okuyan 16:23
24
Onlara “Rabbiniz ne indirdi?” dendiği zaman, “Öncekilerin masalları!” derler.
M. Okuyan 16:24
25
Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak taşıyacak ve bilgisizce saptırmakta oldukları kişilerin günahlarından bir kısmını da yükleneceklerdir. [*]Dikkat edin! Yüklenecekleri şey ne kötüdür! Burada kastedilen saptıranların bu yanlış işleri sebebiyle saptırmaları sonucunda işlenen hataların bir kısmından kendilerine pay verilmesiyle ilgilidir. Nitekim Nisâ 4:85’te de buna dair bilgiler verilmektedir. Bu ayet En‘âm 6:164, İsrâ 17:15, ‘Ankebût 29:12-13, Fâtır 35:18, Zümer 39:7 ve Necm 53:38. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
M. Okuyan 16:25
26
Elbette onlardan öncekiler de (peygamberlere) tuzak kurmuşlardı. Sonunda Allah da onların temellerinden binalarına gelmiş, [*] üstlerinden tavan da tepelerine çökmüştü. Bu azap, onlara fark edemedikleri bir yerden gelmişti. “Allah’ın onların binalarına temellerinden gelmesi” onların temellerini sarsması, onları yerle bir etmesi, çökertmesi anlamına gelmektedir. Bu cümlede yer alan “Allah’ın gelmesi” mecaz bir ifadedir ve kastedilen Yüce Allah’ın onların sapasağlam ve zarar ziyan görmeyeceğini sandıkları tuzaklarını boşa çıkartacak azap ve helak emrinin gelmesidir.
M. Okuyan 16:26
27
Sonra (Allah) kıyamet gününde onları rezil edecek ve şöyle diyecektir: “Kendileri hakkında (müminlere) düşman olduğunuz ortaklarım(!) nerede?” Kendilerine ilim verilmiş olanlar da “Şüphesiz ki bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir.” demiş (olacaklar)dır.
M. Okuyan 16:27
28
Melekler [*] canlarını alırken kendilerine yazık eden kişiler, “Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk ki!” diyerek teslim olurlar. (Melekler şöyle diyeceklerdir) “Hayır! Allah sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir. Bu ve benzer ifadeler, insanların canını alan “melekler”den söz etmektedir. Ölüm melekleri içinde herkes için özel bir ölüm meleğinin varlığı da Secde 32:11’de ifade edilmektedir. Ölüm melekleriyle ilgili benzer kullanımlar için bkz. Nisâ 4:97; En‘âm 6:61, 93; A‘râf 7:37; Enfâl 8:50; Nahl 16:32; Muhammed 47:27.
M. Okuyan 16:28
29
İçinde [ebedî] kalıcılar olarak cehennemin kapılarına girin!” Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!
M. Okuyan 16:29
30
[Takvâ]lı (duyarlı) olanlara “Rabbiniz ne indirdi?” dendiği (zaman) “İyilik (indirdi)” derler. Bu dünyada güzel davrananlara güzel (karşılık) vardır. [*] Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Doğrusu [muttakî]lerin (duyarlı olanların) yurdu ne güzeldir! [*] İyiliklerin dünyada da karşılıklarının verileceğiyle ilgili müjdeler için bkz. Nahl 16:30, 41, 96, 97; Zümer 39:10 Benzer mesajlar: En‘âm 6:32; A‘râf 7:169; Yûsuf 12:109.
M. Okuyan 16:30