1
Bütün gerçeğiyle yaşadığınız belde şahit olsun ki!
2
Sen o şehirde yaşamaktasın!
3
Doğuranlar ve doğurdukları şahit olsun ki!
4
Elbette insanları zorluk içinde yarattık. İnsanlar zorlukları hayatlarının gerçeği olarak yaşıyor. Söyleyin, yaşadığınız gerçekleri inkâr edebilir misiniz?
5
İnsanlardan kimi var ki kimse bana güç yetiremez diye inanır. Eline güç geçirdiğinde her türlü haksızlığı yapar. Yalanın her türlüsünü söyler. Çıkarları için insanları kandırır.
6
İnsanlar karşısına çıkıp: "İyilik için yığınla mal harcadım!" der.
7
Onu kimsenin görmediğini mi sanıyor? Onu görüyor ve ne yaptığını biliyoruz.
8
Biz insana iki göz vermedik mi?
10
Ve ona aşması için iki tepe göstermedik mi? Gösterdiğimiz iki tepe onun aşması gereken yoldu. Hayatı boyunca önüne koyduğumuz yoldan gidecekti.
11
O sarp zorlu yokuşa girmedi.
12
Sarp yokuşun ne olduğunu sen nereden bileceksin?
13
Sarp yokuş esarette olanı, köleleştirilmiş olanı özgürlüğe kavuşturmaktır. Güçlülerin kurduğu kölelik düzenini yıkmaktır.
14
Açlık çekenleri doyurmaktır. İnsanları aç bırakan düzeni yıkıp yerine hakkı adaleti hâkim kılmaktır.
15
Akrabası olan bir yetime sahip çıkarak onu koruyup kollamaktır. Ona bütün haklarını vererek en güzel şekilde yetiştirmektir.
16
Hiçbir şeyi olmayan yoksullara sahip çıkıp onları koruyup kollamaktır. Toplumdaki ekonomik sınıfları ortadan kaldırıp zengin yoksul arasındaki farkı ortadan kaldıran düzeni kurmaktır.
17
Sonra insanlara merhamet edip iyiyi, doğruyu ve sabrı tavsiye eden olmaktır.
18
İşte onlar sağın adamlarıdır.
19
Ayetlerimizi inkâr edenlere gelince; onlar kitapları sol tarafından verilenlerdir. Yaptıkları yüzünden cezalandırılanlardır.
20
Onların cezası korkunç ateşe atılmaktır. Üstlerine kilit vurulur. Ateşten asla kurtulamazlar.