1
Güneş dürülüp paramparça evrene dağılıp ışığı söndüğü zaman,
2
Bu nedenle yıldızlar ışıklarını kaybettiği zaman,
3
Dağlar yerinden oynatılıp yürütüldüğü zaman,
4
Hiçbir şey yerinde kalmayacaktır. Gökyüzünün düzeni parçalanıp birbirine girecek! Yıldızlar galaksiler birbiriyle çarpışacak! Yeryüzü bundan etkilenecek! Yeryüzünde yaşayanlar bunları görecek! Her canlı kendi derdine düşecek! Kimse malını mülkünü düşünemeyecek! Ey insan! En kıymetli malınız olan hamile develerinizi, atlarınızı, hayvanlarınızı bile unuttuğunuz zaman,
5
Bütün hayvanlar korkularından bir araya gelip kaçacak yer aradıkları zaman,
6
Denizler; altındaki magmanın harekete geçmesiyle, kazandaki su gibi kaynatıldığı zaman, insan serinlemek için soğuk su bulamayacak!
7
Mezarlarında çürüyen bedenlere can verildiği zaman,
8
İşte o gün hesap günüdür. Hesap gününde erkeklere tercih edilerek, hayatta yaşayan bir canlıyken hayatı mezar edilen küçük kıza,
9
"Hangi günahından dolayı hayatın karanlığına diriyken gömüldün? Hangi günahından dolayı erkeklere tercih edilerek yaşamda yok sayıldın? Kız çocuğu olarak dünyaya geldin diye babanın yüzünü kızartan suçun neydi?" diye kız çocuklarına sorulduğu zaman,
10
Hesap günü insanların yaşamına dair defterler açıldığı zaman,
11
Şu gördüğünüz gökyüzü yerinden oynatılıp değiştirildiği zaman,
12
Alevlendirilen cehennemin sıcaklığını hissettiğiniz zaman,
13
Yaklaştırılan cennetin serinliğinde güzelliklerine dalıp gittiğiniz zaman,
14
Herkes dünyadaki yaşamından hesap verecektir. Hangi konularda hesap verecekleri dünyada iken ayetlerimizle açıklanmıştı. Buna rağmen inkâr edenler açıklamalara uymadılar. Her türlü yalanla, dolanla, suçlarını gizlediler. Bilsinler ki hesap günü her şey açığa çıkacak! Hesap günü hiçbir konuda yalan söyleyemeyecekler! Dünyadaki gibi yalanların ikiyüzlülüklerin arkasına sığınamayacaklar!
15
Görünüp kaybolan gerçekler,
16
Gözler önünde akıp giden gerçekler şahittir ki;
17
Gün yöneldiği zaman geceye, ömürden bir gün daha geçmiştir.
18
Gece yöneldiği zaman sabaha, ömürden bir gün daha geçecektir. Gündüz ve gece şahittir ki,
19
Elçimizin sözleri ona vahyettiğimiz sözlerdir. Size vahyimizi açıklayan elçimizin değeri büyüktür.
20
Elçinin; varlıkların yönetim merkezi olan arşın sahibi Allah’ın katında şerefli bir yeri vardır. Elçimize karşı ileri geri konuşarak katımızdaki değerini düşüremezsiniz. Elçiye değerini veren arşın sahibi Allah’tır.
21
Katımızda güvenilen saygın bir makamdadır. Orada emin olan elçiye itaat edilir.
22
Sizlere ne oluyor ki; elçimize inanmıyor, hakkında ileri geri konuşuyor, size gerçeği söylediği halde delilikle suçluyorsunuz? İyi bilin ki size gerçekleri açıklayan arkadaşınız ne cinlenmiştir ne de delidir. İnkâr edenlerin suçlamalarının hiçbir anlamı yoktur. Sizler elçimizi suçlayarak yüce makamdaki değerini düşüremezsiniz.
23
Size gerçekleri açıklayan arkadaşınız, vahyimizi ona getireni ufukta bütün gerçeğiyle gördü. Gördüğü gerçekte yanılmadı.
24
Şimdi size sizin görmediğiniz bilmediğiniz şeyleri açıklayınca onu suçlayacak mısınız? Sizin suçlamanız neyi değiştirir? Gerçekler sizin suçlamanızla ortadan kalkacak mı?
25
Kendinize gelin! O’nun size açıkladıkları kovulmuş şeytanın sözleri değildir.
26
Söyleyin! Gerçekleri inkâr ederek, yalan sözler söyleyerek, ne yaptığınızı, nereye gittiğinizi sanıyorsunuz?
27
Size açıklananlar bütün âlemlere, bütün insanlara öğütten ibarettir.
28
Doğruyu bulmak isteyenler, gerçeklerden yana olmak isteyenler, açıklananlardan gerekli dersleri çıkarır. Kötülüklerden uzaklaşır.
29
Âlemlerin Rabbi Allah dünyada yaşayan insana sınırlar belirlemiştir. Bu sınırları Allah dilediği şekilde düzenlemiştir. İnsanlar olarak sınırların dışında bir şey dileyemezsiniz. Dikkat edin! Yaşamın temeline ait bütün yasalarımız sabittir. Asla sabit olan yasalarımızın dışına çıkamazsınız.