Ana SayfaMealler › Mehmet Çoban

Mehmet Çoban

Mehmet Çoban
Mehmet Çoban meali ile okumaya başla
Abese 1 / 42
1
Kendini beğenmiş kibirliyi gördün mü? Suratını asarak yüzünü çevirdi.
M. Çoban 80:1
2
Gözleri görmeyen biri eldi diye! O, kendini üstün görüyor. Görme engelliyle birlikte bulunmak, birlikte görünmek istemiyor.
M. Çoban 80:2
3
Peki sen ne yaptın? Konuşmam bölünmesin diye sen de görme engelliden yüzünü çevirdin! Kendini üstün görenlere bir şeyler anlatabilmek için, görme engelliye değil, o kibirli, burnundan kıl aldırmayanlara itibar gösterdin! Niçin onlara uydun? Ne biliyorsun? Belki de gözleri görmeyen kulum, senin ağzından dökülen ayetlerimizi işittiğinde kalbiyle görecek! Belki ayetlerimle arınacak! Kendisini Rabbine teslim edecek!
M. Çoban 80:3
4
Anlattığın gerçeklerden öğüt alıp düzelecek!
M. Çoban 80:4
5
Hâlbuki sen kendisini zengin gören şımarıklara yüzünü dönüyorsun! Onlara bir şeyler anlatmaya çalışıyorsun! Hâlbuki onlar vereceğin öğütlere ihtiyaç duymuyorlar. Kulaklarını tıkamış anlattıklarını dinleme zahmetinde bile bulunmuyorlar.
M. Çoban 80:5
6
Sen ayetlerimizi dinlemeyenlerin üstüne düştükçe düşüyorsun! Israrla onlara gerçeklerimizi anlatmaya çalışıyorsun!
M. Çoban 80:6
7
O şımarık densizlerin arınmasından sana ne?
M. Çoban 80:7
8
Sana arınmak için koşarak gelen var. Aklını kalbini açmış bütün benliğiyle seni dinlemek istiyor.
M. Çoban 80:8
9
O görme engelli kimse kalbinde Allah korkusuyla sana gelmişti. Senin anlatacaklarına karşı hazır bekliyordu. Rabbine, sana, anlatacaklarına saygı duyuyordu.
M. Çoban 80:9
10
Sen onunla ilgilenmedin!
M. Çoban 80:10
11
Unutma ki gönderdiğim ayetler bir öğüttür. Dinleyecek olanlara bir hatırlatmadır.
M. Çoban 80:11
12
Dileyen öğüt alır, dileyen almaz. Kimseye zorla, nazla, yalvararak bir şey kabul ettiremezsin! Aklıyla kalbiyle yaklaşan öğüt alır.
M. Çoban 80:12
13
Sana gönderdiğimiz gerçekler şanı şerefi yüce bir kitabın sahifelerindedir. Kitabın içindekiler insanları şana şerefe kurtuluşa götürür. Kitaptaki bilgiler gerçeklerden ibarettir. Değerine paha biçilmez.
M. Çoban 80:13
14
Kitaptaki sözlerim insanların sözlerinden farklıdır. İnsanların sözleri yalanla, riyayla, nifakla gösterişle kirlenmiştir. Kitaptaki sözlerde yalan riya nifak yoktur. Tertemizdir. İnsanları barışa, huzura, esenliğe çağırır. Sevgiye saygıya paylaşıma teşvik eder.
M. Çoban 80:14
15
Kitaptaki sözler emrimizle tertemiz yazıcıların elleriyle yazılmıştır.
M. Çoban 80:15
16
Yazıcılar çok değerli, dürüst, iyilik sahibidirler.
M. Çoban 80:16
17
Kahrolası insan ne kadar da nankördür. Hiç düşünmeden gerçeklerimizi inkâr eder.
M. Çoban 80:17
18
Düşünmüyorlar mı? Biz onları neyden yarattık?
M. Çoban 80:18
19
Onları hakir ve iğrenç gördükleri bir damla spermden yarattık. O sperme baktıklarında, hangi şanı, hangi şerefi, hangi soyluluğu görüyorlar? Onlar sperme baktıklarında pis diye suratlarını çevirirler. Yüzlerini ekşitirler. İşte tiksindikleri şey onların dünya hayatının başlangıcıdır. Ona bakarak haklarında karar versinler. Rabbin bütün insanları ondan yarattı. Her insanın başlangıcı aynıdır, eşittir. Rabbinin yaratışında eşitsizlik yoktur. Yasamız böyledir. Yasamızı kim değiştirebilir? Biz o spermi kadınların rahminde biçimler vererek halden hale sokuyor, farklı evrelere ulaştırıyoruz.
M. Çoban 80:19
20
Sonra rahimden çıkış yolunu kolaylaştırdık.
M. Çoban 80:20
21
Sonra insan dünyada yaşadı ve öldü. Kabre konuldu. Böylece insanın dünyadaki yaşamı bir an olarak noktalandı.
M. Çoban 80:21
22
Sonra onları dilediği zaman diriltir!
M. Çoban 80:22
23
Böyleleri Rabbinin emirlerini yerine getirmez. Bencilliklerini, kibirlerini, yalanlarını öne çıkarır.
M. Çoban 80:23
24
İnsan yediklerine bir baksın! Yedikleri nasıl yaratılmış? Doğada nasıl üretiliyor. Görmüyorlar mı? Her varlık koyduğumuz yasaya göre hareket ediyor.
M. Çoban 80:24
25
Gökyüzünden yeryüzüne sular dökeriz! Döküşümüzü kimse engelleyemez! Estirdiğimiz rüzgârlarla yağmur bulutlarını taşırız! Suyu yaratmasaydık, rüzgârlarla taşımasaydık ne yapabilirdiniz? Yeryüzünde yaşamanız için gerekli her şeyi yarattık! Düşünmüyor musunuz?
M. Çoban 80:25
26
Sonra yeryüzünde parçalar halinde yarıklar açarız! Ekip dikebileceğiniz ovalar, yaylalar, bağlar, bahçeler meydana getiririz! Bilmediğiniz nimetlerin tohumlarıyla yeryüzünü donatırız!
M. Çoban 80:26
27
Sonra yeryüzünde çeşitli taneleri olan bitkiler üretiriz. Onları yiyebilesiniz diye,
M. Çoban 80:27
28
Üzümler yoncalar,
M. Çoban 80:28
29
Zeytinler hurmalar,
M. Çoban 80:29
30
İri ve sık ağaçlı bahçeler,
M. Çoban 80:30