1
Birbiri ardından gönderilen elçiler, ardı ardına gönderilen ayetler şahit olsun ki:
2
Onlar, rüzgârların tohumları etrafa yaydığı gibi gerçekleri etrafa yayarlar. İnsanları gerçeklerle buluştururlar. Hidayetin tohumlarını akıllara kalplere ekerler.
3
Gerçekleri yeryüzünün her köşesine ulaştırmak için mücadele verirler.
4
Gönderdiğimiz gerçeklerle yalanları ayırırlar. İnsanların yalan üzerine kurdukları hayatlarını düşüncelerini davranışlarını gerçeklerle karşılaştırırlar.
5
Onlar insanlara güzel öğütler vererek yaşamlarına anlam kazandırır. İnsanlara yaratılış amacını anlatırlar. Öğüt verenler Rabbinin açıkladığı gerçeklere şahittir.
6
İnsana ne oluyor ki? Öğüt alacakken isyan ediyor. Üstelik özür de dilemiyor.
7
Öğüt almayan insan bilsin ki ayetlerimizle neyi açıklıyorsak hepsi gerçekleşecektir. Onlara ölümden sonra hayat olduğunu göstereceğiz.
8
Kıyamet vakti geldiğinde yıldızların ışığı sönecek!
10
Dağlar ufalanıp savrulacak!
11
Elçilere vakit belirlendiği zaman,
12
Bilmezler ki hangi güne ertelenmiştir.
13
Artık ayrım günü olan hüküm günü gelmiştir.
14
Sen ayrım günü olan hüküm gününün ne olduğunu nereden bileceksin?
15
Hüküm gününü yalanlayıp inkâr edenlerin vay haline!
16
İnkâr edenler uyarılarımıza gülüp geçiyor. Hâlbuki görmüyorlar mı? Etraflarında nice nesiller ölüp gidiyor. Arkalarında hesap günü kendilerine yarayacak hiçbir şey bırakmıyorlar. Hiç düşünmüyorlar mı? Açıklanan gerçekleri neye güvenerek inkâr ediyorlar?
17
Unutmayın ki atalarının yolundan gidenlerden sonraki gelenleri öncekilerin peşlerine takarız.
18
Yeryüzünde yaşarken uyarılarımıza karşı gelenlere böyle yaparız. Onlar kendi aralarında: "Bize bir şey olmaz!" derler. İnananlara karşı gülüp geçerler.
19
Hesap günü ayetlerimizi yalanlayanların vay haline!
20
İndirdiğimiz gerçekleri yalanlayan insan hiç düşünmez mi? Sizi aşağıladığınız bir sudan yaratmadık mı? Yaratıldığınız suyu gördüğünüzde yüzünüzü ekşitiyorsunuz. Bebeklikten kurtulup gücünüze ulaştığınızda kibrinizden yanınıza varılmıyor. Şımarıklık yaparak kendinizi bir şey zannediyorsunuz. Hâlbuki yaratıldığınız su dayanıksızdır, basittir.
21
Hakir gördüğünüz suyu yasamızla annelerinizin karnında sağlam bir yere yerleştirdik! Bunu yaparken erkek ile kadın arasında sevgi yarattık!
22
Annenizin karnında belirli bir süre geçirdiniz.
23
Bütün bunlara gücümüz yetmiştir. Elbette öldükten sonra da sizi tekrar diriltiriz. Sizi yeniden diriltmeye gücümüz yeter.
24
Hesap gününü yalanlayanların vay haline!
25
Yaşadığınız yeryüzünü toplanma yeri yapmadık mı?
26
Diriler ve ölüler için,
27
Yeryüzünde yüksek dağlar yapmadık mı? O dağlardan içeceğiniz tatlı sular var etmedik mi? Sizler o sulardan içersiniz.
28
Bütün bu gerçekleri yalanlayanların vay haline!
29
Hesap günü şöyle denilecek: "Haydi, yalanladığınız azaba doğru yürüyün! Vakit, yalanladığınız azap gününe bizzat şahit olma günüdür."
30
"Haydi! Cehennem alevinden korunmak için gölgeliklere gidin! Gideceğiniz gölgelikler üç kısma ayrılır."
Sonraki 20 ayet →