2
Kendini öz eleştiriye tabi tutup hatalarından dolayı kendini kınayan ve pişmanlık duyanlar şahittir ki;
3
İnsan, dağılan kemiklerini bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?
4
Biz onların dağılmış, toz toprak olmuş, en küçük parçalarını bir araya toplarız. Kemiklerinden insanı yeniden diriltiriz. Parmak uçlarına kadar eski biçimlerini veririz. Elbette buna gücümüz yeter. Sanki hiç ölmemişler, hiç toprakta çürümemişler gibi onları karşımıza dikeriz.
5
Buna rağmen insan geleceğini yalanlıyor.
6
Öldükten sonra diriltileceğine inanmadığı halde "Kıyamet günü ne zaman?"
7
Gözleri kamaştığı zaman,
9
Güneşle ay bir araya toplanır. İkisi birbirine girer. İşte o gün!
10
Evet o gün insan etrafına bakar. Korkusundan ne yapacağını şaşırır. Kaçacak yer arar ama bulamaz. Etrafına seslenir. "Kaçacak yer neresi?"
11
Hayır! O gün insanın kaçıp sığınacağı hiçbir yer yoktur.
12
İşte o gün insanın gidebileceği tek yer Rabbinin huzurudur. İnsan istese de istemese de tek yöne girmiştir. Hesap günü insanlar Rabbinin huzurunda toplanır. Dünyadaki yaşamının hesabını verirler.
13
İnsanın dünyada yaptığı gizli açık her şey ortaya çıkarılır. İnsana hepsi açıkça bildirilir. O gün insan yaptığı hiçbir şeyi inkâr edemez. Yalanlarıyla gerçeklerini gizleyemez.
14
Hesap gününde insan kendini görür. Rabbinin huzurunda ne kadar aciz ne kadar çaresizdir. Çaresizce kendisiyle yüzleşir.
15
Ne yapacağını bilemez. Şaşkınlık içindedir. Yaptıklarına mazeret bulmaya çalışırken;
16
Ona sesleniriz: "Yaptıklarını sayıp dökmek için dilini depreştirme!"
17
"Hayat kitabın okunurken dikkatle dinle! Biz hayat kitabında ne var ne yok hepsini okuyacağız. Hiçbir şeyi eksik bırakmayacağız. İşlediğin büyük küçük suçlar, yaptığını iyi ve güzel işler artısıyla eksisiyle her şey olduğu gibi okunacaktır. Sanma ki sana haksızlık yapılacak!"
18
"Hayat kitabın yüzüne okunurken sadece dinle!"
19
"Tereddüt ettiğin, şüpheye düştüğün her şeyi sana apaçık açıklayacağız. Şüpheli hiçbir şey kalmayacak!"
20
Hayır! İnsan yeryüzünde yaşarken dünya hayatını çok sever. Sanki orada sürekli kalacağını sanır. İnsanların öldüğünü gördükleri halde aklı başına gelmez. Kendilerinin öleceğini düşünmez. Ölümü düşünerek kendine çeki düzen vermez. Dünyaya sarılır. Sarıldıkça dünyaya dalar. Hâlbuki dünya hayatı gelip geçici bir anlıktır.
21
Buna rağmen dünya hayatına dalıp ahiret hayatını aklına getirmez. Sanki ahiret hayatını arkasına atmış dolu dizgin gitmektedir.
22
Hesap günü Rabbine inanan, iyi güzel işler yapanların yüzleri ışıl ışıl parlar. Yaptıkları her iş onlar için ahiret hayatının aydınlığı olur.
23
Onlar büyük bir mutlulukla Rabbine bakar. Çünkü Allah’ın verdiği söz gerçekleşmiştir.
24
Ancak insanlardan bazıları vardır ki yüzleri asıktır. Ummadıkları kabul etmedikleri kıyametle karşı karşıyadırlar. Onlar dünyada Allah’a inanmamış, kıyamet gününü inkâr etmiş, hesap gününü yalanlamışlardır. İnkâr ettikleri hesap günü karşılarındadır. Hesaba çağırılmaktadırlar. Korkularından yüzleri kapkara kesilmiştir. Cehennem ateşi onları selamlar.
25
Ogün onlar anlar ki sonu gelmiştir. Vereceği hesabın ağırlığından belleri bükülür. Kaçacak yerleri yoktur. Artık anlamışlardır ki beli büken bir belanın içindedirler.
26
Belanın şiddetinden canı köprücük kemiğine dayanınca,
27
"Beni kurtaracak kim?" diye etrafına bakınır.
28
Ve insan anlar ki artık dünya yaşamından ayrılmıştır. Bu ayrılışın geri dönüşü yoktur. Yaşadıkları gerçektir. Rüyayla, karabasanla ilgisi yoktur.
29
Bunu anlayınca korkudan bacakları birbirine dolaşır.
30
İşte o gün insanlar Rabbine doğru sevk edilirler.
Sonraki 10 ayet →