1
Ey kendi kabuğuna çekilen! Üzerine aldığın yükten dolayı adeta toplumdan ayrılarak kendi içine kapandığını, ne yapacağını bilmeyecek bir duruma sürüklendiğini biliyoruz. Kalbinin rahatlaması, gönül ufkunun açılması, gönlüne bir serinlik gelmesi için,
2
Gecenin çoğu kısmında ayakta ol! uyanık kal! Rabbini düşün! Rabbine dua et! Gecenin sessizliğinde aklını duygularını tamamen Rabbine yönelt!
3
Gecenin yarısını ya da biraz eksiğini uyanık geçir! Gecenin diğer kısmında uyuyup dinlen ki; gündüz takatsiz kalmayasın! Kendini zorlama!
4
Rabbinden sana gönderilen ayetleri ağır ağır içselleştirerek oku! Sen, sana gönderilen ayetleri duygularına aklına ve ufkuna sindir! Her bir anlamını güzelce benliğinde özümse ki, kişiliğin olsun!
5
Zira sana sorumluluğu çok ağır bir söz bırakacağız.
6
Geceleri kalkıp okuman, tefekkür etmen, okuduklarını özümseyerek sindirmen açısından daha etkilidir.
7
Çünkü gündüz vakti seni uzun süre meşgul eden işler vardır.
8
Yine de sen bundan böyle gece gündüz Rabbine yönel! Her an Rabbinin yolunda olduğunu bil! Bunu bir an olsun aklından çıkarma! Rabbinin emirlerine uy!
9
Rabbin doğu batı arasında gördüğün uçsuz bucaksız varlıkların Rabbidir. Rabbinden başka ilah yoktur. Yaratılmış bütün varlıklar üzerinde yasama, yürütme, yargılama, cezalandırma yetkisi ilah olarak sadece Rabbine aittir. Bu nedenle sen sadece kendine Rabbini vekil tut! Bu yetkileri kendilerinde görenlere sakın uyma! Onlardan uzak dur!
10
İnkâr edenlerin dediklerine karşı sabret" Onlarla tartışma; güzellikle ayrıl!
11
Kendilerini dünyada varlık sahibi görerek şımaran, şımarıklıkları yüzünden seni yalanlayanları Rabbine bırak! Onlara düşünmeleri için mühlet ver! Düşünüp öğüt alırlarsa kendileri için öğüt alırlar. Düşünüp öğüt almazlarsa onların hesaplarını görürüz.
12
Çünkü hesap görecek otoritemiz, onları cezalandıracak gücümüz var. Onlara yaptıklarına karşılık şiddetli bir ateş hazırlamışızdır. Şımarıp inkâr ettikleri için emrimize karşı çıkanları cehennem görevlilerine teslim ederiz. Cehennem görevlileri onları teslim alır. Emrimiz üzerine suçluları cehennem ateşine atarlar.
13
Cehennemde boğazlarından geçmeyecek yiyecekler ve çok acıklı bir azap vardır.
14
Onların kabul etmek istemedikleri kıyamet gününde yeryüzü ve dağlar sarsılır, denizler kabarır, gökler boşalır. Sağlam zannettikleri dağlar kıyametin şiddetinden paramparça olur. Kum zerreleri haline gelir. Gökyüzünde savrulur.
15
Ey insanlar! Firavun’a elçi gönderdiğimiz gibi, size de yaptıklarınıza şahitlik edecek elçi gönderdik.
16
Firavun ve toplumu gönderdiğimiz Resul’ü yalanlayınca onları en ağır şekilde cezalandırdık.
17
Eğer onlardan ders almayıp inkâr ederseniz; dehşetinden çocukları bile ak saçlı ihtiyarlar haline getirecek olan kıyamet gününden, arkasından gelecek hesap gününün şiddetinden nasıl korunacaksınız?
18
Kıyamet gününün şiddetinden uçsuz bucaksız gördüğünüz gökyüzü paramparça yarılıp üstünüze boşalacaktır. Bunların olmayacağını sanmanız abestir. Andolsun ki uyarıldığınız her şey başınıza gelecektir.
19
Şüphesiz bu sözlerimiz insanlar için öğüttür. Dileyen öğüt alıp Rabbine yönelir. Dileyen de öğüt almaz. Herkes sorumluluğuna katlanır.
20
Sen ve seninle birlikte bir topluluğun gecenin üçte ikisine yakın bir kısmını, bazen üçte birini ayakta geçirdiğini biliyoruz. Geceyi gündüzü takdir eden Allah’tır. Sizin kaç gece bu şekilde geçirdiğinizi saymayacağınızı Rabbiniz bilir. Bundan sizi sorumlu tutmaz. Geceleri ayetlerimden kolayınıza geleni okuyun! İçinizden bazılarının hasta olduğunu, bazılarınızın gündüz yapacağı işlerinden dolayı geceleri kalkamayacağını Allah bilmektedir. Bir kısmınız da Allah yolunda mücadele etmek için hazırlık için dinlenecekler. Bu nedenle ayetlerimden kolayınıza geleni okuyun! Salât-ı ikâme edin, Zekât-ı verin! Zekât ederken gönül hoşluğuyla Allah’a ödünç verin! Bilin ki; kendiniz dünyada iken ahirete ne gönderirseniz ahirette onu bulursunuz. Onun için Rabbinizin üstün mükâfatını ummak için iyilikler yapın! İyi ve güzel davranışlarda bulunun! Her ihtimale karşı Allah’tan bağışlanma dileyin! Şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir.