1
İnkârcılardan birisi sordu: "Bizi tehdit ettiğiniz azap ne zaman?"
2
Azap, gerçeklerimizi inkâr eden kâfirler üzerine inecektir. Onların içinden azap geldiği zaman azabı def edecek hiç kimseyi bulamazsın!
3
Çünkü azap makam sahiplerinin en yücesi olan Allah tarafından gelir.
4
Melekler emrimizle süresi size göre elli bin yıl olan, bize göre bir günlük süre içinde katımıza çıkarlar.
5
Sen inkâr edenlerin dediklerine aldırma! Görevinde samimi, azimli, kararlı ve mücadeleci ol!
6
Şüphesiz inkâr edenler azabı kendilerinden uzak görüyorlar.
7
Biz ise azabı onlara çok yakın görüyoruz.
8
Onlara azabın geleceği gün gökyüzü erimiş maden gibi olur.
9
Dağlar atılmış yüne döner.
10
O gün kendilerine hiçbir samimi dost bulamazlar. Dost dostunu soramaz. Herkes kendi telaşına düşmüştür.
11
İnkâr edenler suçlu olarak birbirlerini gösterir. Cezadan kurtulmak için oğullarını fidye vermek isterler.
12
Veya eşlerini veya kardeşlerini,
13
Veya kendisini barındıran, yetiştiren tüm ailesini gözden çıkarırlar.
14
Yeryüzünde varlık edindikleri her şeyi fidye olarak vermek isterler ki; cezadan kurtulsunlar.
15
Fakat ne mümkün? Bilinmeli ki cehennem sürekli alevini artıran bir ateştir.
16
Derileri yakar kavurur, derileri kavruklar halinde soyulur.
17
Yardım etsinler diye gerçeklere yüzünü çevirip inkâr eden arkadaşlarını çağırırlar.
18
Sonra servet toplayıp mallarını yığan sermayedarları çağırırlar. Belki dünyadaki gibi mallarıyla torpil yapıp kurtarırlar diye ama ne mümkün?
19
Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.
20
Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.
21
Ona bir hayır dokunduğunda cimrileşir. Kendine verilenlerden ihtiyaç sahiplerine vermez.
22
Ancak bilgiyle bilinçle Salât-ı İkame ederek Allah yolunda bilinçlenenler başkadır.
23
Onlar inanıp Rabbinin yasalarına uyanlardır. Salât-ı İkame ederek, bilgilerini, bilinçlerini artırırlar. Varlıklarını maddi manevi olarak toplumla paylaşırlar.
24
Her varlık sahibinin malında belirlenmiş bir hak vardır.
25
Açıkça isteyen veya istemeyen ihtiyaç sahipleri için,
26
Salât-ı İkame edenler, ceza gününü tasdik eden kimselerdir.
27
Allah’ın azabından çekinen kimselerdir.
28
Çünkü bilerek ve bilmeyerek yapacakları hatalardan dolayı Rabbinin azabı ansızın geliverir. Onun için sürekli dikkat içindedirler. Azabın üzerlerine gelmemesi için çalışırlar.
29
Salât-ı İkame edenler mahrem yerlerini koruyan kimselerdir. Zinanın hiçbir çeşidine yaklaşmazlar.
30
Cinsel ihtiyaçlarını hür kadınlardan aldıkları eşleriyle veya sahip oldukları ellerinin altında bulunan bekâr kadınlarla nikâhlanarak karşılarlar. Böyle yaptıkların da kınanarak suçlanmazlar.
Sonraki 14 ayet →