Ana SayfaMealler › Mehmet Çoban

Mehmet Çoban

Mehmet Çoban
Mehmet Çoban meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nun! Dikkat et! Qaleme, Qalemle yazılanlar şahittir ki; Qalem ve Qalemle yazılanlar ne kadar gerçekse;
M. Çoban 68:1
2
Senin elçiliğin de onlara okuduğun vahiyler de o kadar gerçektir. Seni Rabbin bilinmeyen her varlığın kötülüğünden korur. İnkâr edenlerin iddia ettiği gibi cinlenen bir deli değilsin. Onların iddiaları hiçbir şey ifade etmez.
M. Çoban 68:2
3
Onlar ne derse desin senin için Rabbinden kesintisiz mükâfat vardır.
M. Çoban 68:3
4
Şüphesiz sen büyük bir yaratılış üzeresin!
M. Çoban 68:4
5
Onların bilgisizce söyledikleri yalanlar için üzülme, sonuçta sen de onlar da hesap günü gerçekleri görüp bilecekler.
M. Çoban 68:5
6
Kimin cinlenmiş, kimin delirmiş olduğunu bilecekler.
M. Çoban 68:6
7
Şüphesiz Rabbin kimlerin yolundan saptığını, kimlerin doğru yolda olduğunu çok iyi bilir.
M. Çoban 68:7
8
Yalanlayanların yalanlamalarına, suçlayanların suçlamalarına iltifat etme! Onlara itaat etme! Kendine ayrı bir yol çiz!
M. Çoban 68:8
9
İnkâr edenler senin şöyle yapmanı ister: Onların yaptığı her türlü pisliği kötülüğü hoş görürsen onlar da seni hoş görecekler! Sen onların kötülüklerini kabul edersen onlar da seni kabul edecekler!
M. Çoban 68:9
10
Bu nedenle onların sözlerine aldanma! Onlara itaat etme! Zira onlar yapamayacakları şeyleri söyler. Üstelik yeminlerini yalanlarına destek yaparlar. Bu davranışlarıyla aşağılık insanlardan başka bir şey değillerdir.
M. Çoban 68:10
11
Bu aşağılıklar; haksız olarak insanları kınar, insanlar arasında ikilik çıkarmak için söz taşırlar.
M. Çoban 68:11
12
İnsanların yapacakları hayırlara ve iyiliklere engel olurlar. Çıkarları için etrafa saldırırlar. Günahkârlıkta sınır tanımazlar.
M. Çoban 68:12
13
Çıkarları için insanlara haksızca saldırırlar. Hareketleri kabadır. Üstelik yaptıkları işleri kötü niyetle yaparlar. İnsanlara kötülüğü bulaştırırlar.
M. Çoban 68:13
14
İnkâr edenler kendilerine verdiğimiz mallar ve evlatlarından dolayı şımarırlar. Rabbin tarafından verilenleri kendilerinin kazandıklarına inanırlar. Rabbinden gelen nimetleri inkâr ederek azgınlaşırlar. Hâlbuki biz o nimetleri onlara imtihan için vermiştik. Şımarıklıkları yüzünden imtihanı kaybederler.
M. Çoban 68:14
15
Onlara gerçekleri bildiren ayetler okunduğu zaman, "Eskilerin masalları" derler. Hâlbuki ayetler her şeyin gerçeğini açıklar. Azgınlığı şımarıklığı bırakarak doğru yola girmelerini öğütler. Kulaklarını tıkayarak öğüt almazlar.
M. Çoban 68:15
16
O, azgın şımarıkların burunlarını damgalayacağız. Çünkü çok büyüklendiler.
M. Çoban 68:16
17
Hatırlasınlar! Geçmişte böyle davrananlara türlü belalar verdik. Bahçe sahiplerine belâ verdiğimiz gibi, hani onlar sabah olunca bahçelerindeki meyveleri toplayıp, bol nimetlere kavuşacaklarını sanıyorlardı. Söyledikleri gibi olacağına yemin ediyorlardı.
M. Çoban 68:17
18
Yemin ederlerken mutlaka dediğimiz gibi olacak diyorlar, hiçbir olumsuzluğu düşünmüyorlardı. "Allah dilerse, bize nimetlerini ulaştırır." diye açılım da yapmıyorlardı.
M. Çoban 68:18
19
Onlar uyurken bahçelerinin üzerine belâ yağdırdık.
M. Çoban 68:19
20
Bahçelerindeki her şey helâk olup simsiyah kesilmişti.
M. Çoban 68:20
21
Sabahleyin birbirlerini çağırdılar.
M. Çoban 68:21
22
Haydi, Bahçemize erkenden giderek meyvelerimizi toplayalım dediler.
M. Çoban 68:22
23
Bahçelerine doğru giderlerken aralarında konuşuyorlardı.
M. Çoban 68:23
24
"Sakın bugün hiçbir yoksul bahçemize girip yanımıza sokulmasın! Onlara meyvelerimizden vermek zorunda kalmayalım!" diyorlardı.
M. Çoban 68:24
25
Meyvelerini toplayacaklarından emindiler.
M. Çoban 68:25
26
Bahçelerini görünce: "Herhalde biz yolu şaşırıp yanlış bahçeye geldik." dediler. Bahçelerini tanıyamamışlardı. Çünkü bahçelerinin yerinde kupkuru simsiyah topraklar bulunuyordu. Her şey yanıp kül olmuştu.
M. Çoban 68:26
27
Yollarını şaşırıp başka bir bahçeye gitmediklerini anlayınca: "Hayır olamaz. Biz gerçekten nimetlerden mahrum bırakıldık." dediler.
M. Çoban 68:27
28
Rabbinden gelen bilgiye göre hareket ederek inkâra sapmayan, doğru yolu tutan insan onların bu halini görünce: " Ben size demedim mi? Rabbiniz Allah’ı yüceltin! O’na karşı azgınlık yapmayın! O’ndan gelen nimetlere karşı nankör olmayın." diye ayeti hatırlattı.
M. Çoban 68:28
29
Onlar bu hatırlatma karşısında akıllarını başlarına toplayıp: "Rabbimizi üstün bilir, ancak O’nu yüceltiriz. Doğrusu biz gerçeklere karşı körlük içindeymişiz. Bu nedenle kendimize zulmetmişiz." dediler.
M. Çoban 68:29
30
Sonra birbirlerini kınamaya, birbirlerini suçlamaya başladılar.
M. Çoban 68:30