1
Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için yola çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin! Onlar size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir. Rabbiniz Allah’a inandığınızdan dolayı Resul’ü de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlardı. Rabbinizden hiçbir şeyi gizlemeyin! Çünkü sizin sakladığınızı ve açıkladığınızı bilirim! Kim inkâr edenleri dost edinirse doğru yoldan sapmış olur.
2
Şayet onlar sizi ele geçirirlerse, size düşman kesilecekler, size ellerini ve dillerini kötülükle uzatacaklardır. Zaten sizin de inkâr ederek onlar gibi olmanızı isterler.
3
Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız fayda vermez. Allah inkâr edenlerden sizi ayırır. Dünyada yakınlarımız, akrabalarımız, çocuklarımız, atalarımız dediğiniz birçoğu inkâr ettiği için ahirette sizinle birlikte olmayacaklardır. Onların dünyada akrabalıkları hesap günü hiçbir şey ifade etmeyecektir. Onları sevseniz de onlar için üzülseniz de Allah onları cehenneme atacaktır. Bu nedenle akrabalarınız, çocuklarınız inkâr ediyorsa insani olarak sevin! Ancak inancınızla ve Müslimun toplumuyla ilgili konularda inkâr edenlerle sıkı fıkı olmayın! Onlarla sırlarınızı paylaşmayın! Müslimlere karşı inkâr eden akrabalarınızı, çocuklarınızı asla dost tutmayın! Müslimlere karşı kâfirlerle dostluk, müttefiklik, stratejik ortaklıklar kurmayın! Unutmayın ki ne yaparsanız yapın, hangi niyetle yapmış olursanız olun, Allah yaptıklarınızı bilir.
4
İbrahim ve onunla beraber olanlar da sizin için güzel örnekler vardır. Onlar kavimlerine demişlerdi ki: "Biz sizden ve Allah ile birlikte taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, insanların yasalarını terk edip Allah’ın yasalarına göre yaşayıncaya kadar sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık vardır." İbrahim babasına: "Muhakkak ki senin için mağfiret dileyeceğim! Fakat Allah’tan sana gelecek herhangi bir şeyi önlemeye gücüm yetmez!" demişti. Müminler her zaman şöyle der: "Rabbimiz! Ancak sana dayandık! Sana yöneldik! Dönüş ancak sanadır!"
5
"Rabbimiz! Bizi inkâr edenler için deneme konusu kılma! Bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegâne galip ve hikmet sahibi ancak sensin!"
6
Şüphesiz sizin için Allah’ı ve ahiret gününü arzu edenler için onların hayatında güzel örneklik vardır. Kim ayetlerimizle bildirdiğimiz gerçekleri inkâr edip yüz çevirirse bilsin ki Allah zengindir. Onların inkârı Rabbinize zarar veremez. Allah sözü dinlenilmeye ve hükümleri her şeyden üstün tutulmaya lâyık olandır.
7
Olur ki Allah düşman olduğunuz toplumlarla aranızda bir dostluk meydana getirir. Onun için acele etmeyin! Düşman olduklarınız gelişen olaylar karşında gerçekleri görmeye başlar. O zaman onlar iman ederek sizin gerçek dostlarınız olur. Ancak şu aşamada henüz sizin düşmanlarınızdır. Ona göre davranın! Şüphesiz Allah gücü yetendir. Hata yapıp bir daha hatalarına dönmemek için tövbe edenleri Rabbiniz bağışlar. Rabbin tövbe edenleri bağışlayan ve inananları koruyandır.
8
Allah sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan inkâr edenlere iyilik yapmanızı, onlara âdil davranmanızı yasaklamaz. Tam tersine size düşmanlık etmeyen, size gerçekten dostluklarını gösterenlere karşı düşmanlık etmenizi yasaklar. Onun için haksızlık etmeden, ölçüyü kaçırmadan Müslim olmayanlarla ilişkilerinizi kurun! Bilerek isteyerek Müslimlere düşmanlık edenlerle düşmanlık etmeyenleri ayırın! Müslimlere düşmanlık edenlerle dostluk kurmayın! Siz hangi hakla, Müslimlere apaçık düşmanlık yapan, Müslimlerin yaşadıkları yerlere saldıran, ülkenizi işgal eden, insanları, kadınları, çocukları öldüren, Müslimleri köleleştirenlere dostluk elinizi uzatacaksınız? Onun için dostunuzu düşmanınızı iyi seçin! Unutmayın ki Allah’a, Resulüne, İslam’a, Müslimlere karşı düşman olanlar asla sizin dostlarınız olamaz. Muhakkak ki Allah, adaletli olanları sever.
9
Onun için Allah dininize karşı savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları, yurtlarınızdan çıkarılmanız için yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Müslim olarak kim onlarla dost olursa işte zalimlerdir.
10
Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları imtihan edin! Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduklarını öğrenirseniz onları kâfirlere geri göndermeyin! Bunlar onlara helal değildir. Onlar da bunlara helal olmazlar. Onların harcadıklarını geri verin! Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Kâfir kadınları nikâhınızda tutmayın, harcadıklarınızı isteyin! Onlar da harcadıklarını istesinler. Allah’ın hükmü budur. Aranızda O hükmeder. Allah bilendir, hakîmdir.
11
Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara harcadıkları kadar verin! İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının!
12
Ey Nebi! İnanmış kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleriyle ayakları arasında bir iftira uydurup getirmemek, iyi işi işlemekte sana karşı gelmemek hususunda sana biat etmeye geldikleri zaman, biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile! Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
13
Ey iman edenler! Kendilerine Allah’ın gazap ettiği bir kavmi dost edinmeyin! Zira onlar, kâfirlerin mezardakilerden umudu kestikleri gibi ahiretten umut kesmişlerdir.