1
Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ın yasalarına göre varlığını sürdürür. Hiçbir varlık Allah’ın yasasının dışına çıkamaz. O, azizdir, hakîmdir.
2
Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca Allah’ındır. Yasama, yürütme, yargılama, cezalandırma yetkisi Allah’a aittir. Sadece Allah diriltir, Allah öldürür. İnsan Allah’ın yaratılış yasasına göre doğar, yaşar ve ölür. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.
3
Allah ilk ve sondur. Allah açıkladıklarıyla zahir, gizledikleriyle batındır. İnsanlar sadece Allah’ın bildirdiklerini bilir, bildirmediklerini bilemez. Allah yarattığı bütün varlıklar hakkında gerçekleri bilir. İnsanlar sadece beş duyusuyla algıladıklarını, Allah’ın verdiği akılla ürettikleri fikirleri, araştırma ve inceleme sonucunda elde ettiklerini bilir. Allah ise bütün gerçekleri bilir.
4
Allah gökleri ve yeri altı günde katmanlar halinde yaratan, sonra yarattıklarını yönetmek için yaratılan varlıkların yönetim merkezi olan Arş’a hükümran olandır. Yeryüzünün içine girenleri, yeryüzünden dışarıya çıkanları, gökyüzünden yeryüzüne inenleri, yeryüzünden gökyüzüne çıkanları bilir. Nerede olursanız Allah sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir, bilendir. Allah’tan hiçbir şeyi kaçıramaz, hiçbir şeyi gizleyemezsiniz.
5
Göklerin ve yerin hükümranlığı onundur. Yeryüzünde yaşarken yapılan bütün işler, hesap günü Allah’ın huzuruna getirilir. Allah’ın hesabından kaçış yoktur.
6
Allah geceyi gündüze sokar, gündüzü geceye sokar. Siz söyleseniz de söylemeseniz de Allah kalbinizden geçenleri bilir.
7
Allah’a ve Resulüne iman edin! Allah’ın size verdiği mallardan ihtiyaç sahiplerine verin! İhtiyaç sahiplerinin varlıklarınız üzerinde hakları vardır. İçinizden iman edip Allah yolunda harcayanlar var ya; onlar için büyük bir mükâfat vardır.
8
Allah’ın Resulü, Rabbinize iman etmeniz için davet edip dururken, size ne oluyor da Allah’a iman etmiyor, Resulüne güvenmiyorsunuz? Hâlbuki Allah dünyaya gelmeden önce sizden sağlam bir söz almıştı. Eğer inanacak kimselerseniz bu çağrıya uyun!
9
Allah sizi cehaletin yalanların karanlığından aydınlığa çıkarmak için Resulüne ayetler gönderendir. Şüphesiz Allah size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir. Bu nedenle size yol göstermekte, hatalarınızdan dönüp af dilemeniz için merhametini göstermektedir.
10
Size ne oluyor ki, Allah’ın verdiği varlıklarınızdan Allah yolunda harcamıyorsunuz? Hâlbuki göklerin yerin mirası Allah’ındır. Siz öldükten sonra hepsi Allah’a kalacaktır. Hiçbir şeyi ölüm sonrası ahiret hayatına götüremezsiniz. Varlıklarınızı cesetlerinizle birlikte mezarlara gömdürseniz bile onlara sahip çıkamazsınız. Birileri gelip define bulduk diye alıp götürürler. İçinizde fetihten önce harcayanlar ve Allah yolunda savaşanlar vardır. Onlar diğerleriyle bir değildir. Onların derecesi, sonradan harcayan ve Allah yolunda savaşanlardan daha yüksektir. Bununla beraber Allah hepsine en güzel cennetini vadetmiştir. Allah bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
11
Allah kendi yolunda harcananları, kendisine borç verilmiş kabul eder. Onun için her kim Allah yolunda harcama yaparak ihtiyaç sahiplerine verirse, Allah kendini borçlanmış kabul eder, borcunun karşılığını kat kat öder. Allah yolunda harcama yapanlara çok değerli mükâfatlar vardır.
12
Mümin erkeklerle Mümin kadınların dünyada yaptıkları iyilikler ve güzellikler, Allah yolundaki harcamalar diriliş günü Müminlerin etrafına saçılan ışıklar olur. Yeryüzünde de onların örneklikleri insanlara yol aydınlığı olmuştur. Diriliş günü Müminler yapmış oldukları iyiliklerin, Allah yolunda yaptıkları sınırsız harcamaların ışığında onurla hesaba doğru yürürler. Onları gören Melekler şöyle der: "Bugün size müjdelenen şey, içlerinden ırmaklar akan, ebedi olarak kalacağınız cennetlerdir." İşte bu büyük başarıdır.
13
Münafık erkeklerle münafık kadınların Müminlere: "Bize doğru bakın! Sizin ışığınızdan aydınlanalım!" diyecekleri gün hesap günüdür. O gün Münafıklara: "Arkanıza dönün dünya yaşamında kendinizi aydınlatacak bir ışık arayın!" denilecektir. Derken Müminlerle Münafıklar arasına kapısı olan bir sur çekilir. Bunun iç tarafında rahmet, dış tarafında azap vardır. Artık Müminler rahmet kısmında Münafıklar azap kısmında kalmışlardır. Münafıkların dedikleri gibi, Müminlerin ışıkları onları aydınlatmaz. Herkesin kendi ışığı kendisini aydınlatır. Kendi karanlığı kendini karartır.
14
Münafıklar Müminlere surun arkasından şöyle seslenir: "Biz dünyada sizinle beraber değil miydik?" Müminler derler ki: "Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz. Şüphe ettiniz. Allah’ın ölüm emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. Aldatıcı dünya hayatına uydunuz. Dünya hayatı Allah hakkında sizi aldattı. Dünyada bedenen bizimle birlikteydiniz ama inanç olarak, yaşam düzeni olarak beraber değildik. Siz insanların uydurduğu yasalarla kendinize yol çizdiniz. Biz Allah’ın yasalarına göre kendimize yaşam kurduk! İddia ettiğiniz gibi yeryüzünde asla beraber değildik!"
15
Hesap günü ne iman edenlerden ne de inkâr edenlerden bağışlanmak için fidye alınmaz. İnkâr edenlerin barınağı ateştir. Artık sizin karanlığınızı cehennem ateşi aydınlatır. Size yaraşan da budur. Cehennem ne kötü yerdir.
16
Allah’ı anarken ve ayetlerin anlattığı gerçekleri dinlerken iman edenlerin kalpleri ürperir. Ey İman edenler! Daha önce kendilerine kitap verilen bazılarının kalplerinin katılaştığı gibi sizin de kalbiniz katılaşmasın! Onlardan birçoğu bozgunculardır. Allah’ın yasalarıyla kurduğu düzeni bozarlar. Keyif ve arzularına göre hayat yaşarlar. Hak hukuk tanımazlar. Helal haram bilmezler. Sınırsızca hayat yaşayacaklarına inanırlar.
17
Bilin ki Allah yeryüzünü ölümünden sonra diriltmektedir. Düşünesiniz diye ayetlerle bütün gerçekleri açıklar.
18
Şüphesiz ki sadaka veren erkeklerle, sadaka veren kadınlar, Allah’a güzel bir borç vermiştir. Allah borcuna karşılık hesap günü kat kat ödeme yapar. Ayrıca onlara çok değerli bir mükâfat vardır.
19
Allah’a ve Resulüne iman edenler var ya; işte onlar sözüne sadık olan ve Allah katında gerçeklere şahitlik edenlerdir. Onlara hesap günü mükâfat vardır. Üstelik onların yaptıkları güzel şeyler, etraflarını aydınlatan ışık olur. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
20
Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. Bütün bunların durumu tıpkı şöyledir: Bir yağmur yağar. Bağlar bahçeler şenlenir. Yeryüzünün bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar. Sen onları sararmış görürsün! Sonra bütün yeşerenler çerçöp olur. İşte hayatınız da tıpkı böyledir. Doğar yaşar ölürsünüz. Yeşerir güzelleşir hasat olursunuz. Hesap günü dünyada yaptığınız şeyler değerlenecektir. Dünyada kalan şeylerin hiçbir değeri olmayacaktır. Eğer dünyada Allah için iyilikler, güzellikler, Allah yolunda harcamalar yaptıysanız karşılığında Allah’ın rızası, Allah’ın mükâfatı vardır. Eğer sadece dünyaya hizmet edip, dünya hayatınızı süslediyseniz, ahirete bir şey getiremediyseniz karşılığında Allah’ın çetin bir azabı vardır. Onun için dikkat edin! Dünya hayatını ayetlere göre yaşamazsanız aldanırsınız. Dünyada varlıklar edinerek çok şey yaptığınıza inanırken kendinizi aldatırsınız. Allah yaptığınız ticaretin, sarayların, villaların, apartmanların, fabrikaların, evlerin, aldığınız her şeyin hesabını sorar. Bütün bunları sırf zenginleşmek, dünyada varlık sahibi olmak için yaptıysanız, hepsi size cehennem ateşi olur. Ancak bunlardan Allah’ın emrettiği hakları yoksullara, yetimlere, fakirlere, ihtiyaç sahiplerine verirseniz, bütün bunları gözünüzü kırpmadan, Allah yolunda harcarsanız, hepsi sizin için ahiret hayatında yolunuzu aydınlatan ışık olur.
21
Akıl ediyorsanız koşun: Rabbinizin bağışlanmasına, Allah’a ve Resullerine inananlar için hazırlanan, genişliği gökle yerin genişliği kadar olan cennete! İşte bu Allah’ın iyiliğidir ki; onu dilediğine verir. Allah büyük iyilik sahibidir.
22
Yeryüzünde yaşarken başınıza gelen bütün belalar, sıkıntılar, uğradığınız musibetlerin hepsi siz yaratılmadan önce, ezeli ve ebedi ilmi bilen Allah tarafından bir kitapta yazılmıştır. Siz geçmişinizi geleceğinizi bütün gerçeğiyle bilemezsiniz ama Allah bilir. Onun için geleceğinizi aydınlatmaya bakın! Hatalarınızdan dönerek tövbe edin! Çünkü geleceğinizin ne olduğunu, nasıl olacağını siz bilemezsiniz sadece Allah bilir. Dünya hayatında geleceğinizin bilgisi size verilmemiştir. Sadece ileride nasıl bir hesapla, nasıl bir cezayla, nasıl bir mükâfatla karşılaşacağınız anlatılmıştır. Bunun nedeni aklınızı başınıza alıp ona göre yaşamanızdır. Şurası muhakkak ki dünyada cennetlik olduğunu bilen kendine dikkat etmez. Dünyada cehennemlik olduğunu bilen de tövbe etmez. Onun için geleceğiniz sizden gizlenmiş, verilen akılla, irade ile doğruyla yanlış arasında özgürce seçim yapma hakkı verilmiştir. Size verilen bu hakkı, bu yetkiyi iyi kullanın!
23
Elinizden çıkanlara üzülmeyesiniz, Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye geleceğinizi gizledik! Değilse Rabbiniz hakkınızdaki her şeyi bilmektedir. Rabbiniz Allah kendini beğenip övünen kimseleri sevmez.
24
Kendini beğenip övünenler cimrilik ederler. Cimrilik ettikleriyle yetinmeyip insanlara cimriliği emrederler. Kim Allah yolunda harcamaktan yüz çevirip cimrilik ederse; bilsin ki Allah varlık sahibi olarak herkesten, her şeyden güçlüdür. Hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Çok zengindir. Eğer varlıklarıyla, zenginliğiyle övülecek varsa o da Allah’tır. Çünkü hiç kimse Allah’ın zenginliğine ulaşamaz.
25
Muhakkak ki elçilerimizi açık delillerle, belgelerle, kanıtlarla gönderdik! Onlara kitap verdik! Kitapla birlikte doğruyla yanlışı, yalanla gerçeği, hakla haksızlığı, adaletle zulmü ayıran ölçüleri gönderdik ki; insanlar adaleti yerine getirsin! İktidarın gücünü belirleyen yasalar gönderdik ki, yasalarımızda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. İktidar sahipleri iktidar gücüyle Allah’ın yasalarına uyarak toplumsal adaleti sağlasın! Bu Allah’ın, dinine, Resullerine, gayba inanarak yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.
26
Muhakkak ki biz Nuh’u, İbrahim’i Nebiler olarak gönderdik! Nebi’liği onların soylarına verdik. Onlardan birazı doğru yola girmiş, birçoğu da Allah’ın düzenine karşı çıkan, Allah’ın düzenini bozan kimseler olmuştur.
27
Sonra bunların peşinden art arda Resullerimizi gönderdik! Onların arkasından Meryem oğlu İsa’yı gönderdik! İsa’ya İncil’i verdik! İsa’ya uyanların kalplerine şefkat merhamet duygusu koyduk! Uydurdukları ruhbanlığa gelince onu biz yazmadık. Ruhbanlığı Allah’ın rızasını kazanmak için kendileri uydurdular. Uydurdukları ruhbanlığa da gereği gibi uymadılar. Biz de onlardan iman edenlere mükâfatlarını verdik! İçlerinden çoğu yoldan çıkmışlardır.
28
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının! Resullerine iman edin ki size rahmetinden iki kat pay verilsin! Size kendisiyle yürüyeceğiniz, yolunuzu aydınlatan bilgiler verilsin! Yaptığınız hatalardan dolayı yapacağınız pişmanlıklar ve bir daha yapmamak üzere verdiğiniz sözleriniz üzerine sizi bağışlasın! Allah çok bağışlayan ve merhamet edendir.
29
Bunları açıkladık ki, Allah’ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin yetmeyeceğini kitap ehli bilsin! Lütfun Allah’ın elinde olduğunu, onu dilediği kimseye vereceğini bilsin! Yalan yanlış yorumlarıyla kendilerine pay çıkarıp durmasınlar. Allah büyük lütuf sahibidir.