Ana SayfaMealler › Mehmet Çoban

Mehmet Çoban

Mehmet Çoban
Mehmet Çoban meali ile okumaya başla
Necm 1 / 62
1
Kayarak inen yıldız şahittir ki;
M. Çoban 53:1
2
Arkadaşınız Muhammed sapmadı azmadı. Siz onun sözlerinde değişiklikler var zannediyorsunuz. Hayır! Elçimiz ayetlerim hakkında asla değişik bir şey söylemez. O’nun söyledikleri sizin işinize gelmiyor o kadar. Değilse elçimiz Muhammed’in size okudukları ona vahyettiğimiz Kur’an’dan ibarettir.
M. Çoban 53:2
3
Arkadaşınız Muhammed hiçbir zaman ayetlerim hakkında kendi hevasından, kendi arzularına, kendi çıkarlarına göre konuşmaz. O size gönderdiğimiz gerçekleri okuyor. Gönderdiğimiz vahiyler dışında kafasına göre ayetler uydurabileceğine nasıl inanırsınız? Hayır! Asla o böyle bir şey yapamaz, yapamaz.
M. Çoban 53:3
4
İyi bilin ki O’nun size okudukları Rabbinizin size tebliğ etmesi için gönderdiği vahiyden başkası değildir.
M. Çoban 53:4
5
Vahiylerimiz Muhammed’e hiçbir gücün zarar veremeyeceği şekilde güçlendirilerek koruma altına alınmış görevlimizle iletildi. O vahiylerdeki bütün gerçekleri ona öğretti.
M. Çoban 53:5
6
O üstün akıl sahibi güçlü bir varlıktı. Arkadaşınıza doğru yaklaştı.
M. Çoban 53:6
7
Ufkun en yüksek tepesindeydi. Varlığıyla bütün ufku kaplamıştı.
M. Çoban 53:7
8
Sonra ufkun tepelerinden aşağıya doğru tıpkı yıldızın kayması gibi indi.
M. Çoban 53:8
9
O’na iki yay ucunun arası kadar yakınlaştı veya daha da yakındı.
M. Çoban 53:9
10
Elçimize neyi vahyettiysek, o da kulumuza onu vahyetti. Arkadaşınız dikkatle dinledi. Vahyedilenlerin hepsi hafızasına yazıldı.
M. Çoban 53:10
11
Arkadaşınız olayın gerçeğini olduğu gibi yaşadı. Gördüğünü aklı, mantığı, muhakemesi, kalbi yalanlamadı.
M. Çoban 53:11
12
Şimdi siz onun gördüğünü tartışıyor musunuz? Onun gördüğü hakkında kuşkunuz mu var? Siz orada değildiniz. Görmediğiniz bilmediğiniz şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? O size ne gördüyse onu anlatıyor. O’na ne vahyedildiyse onu söylüyor. Siz neyin kuşkusunu taşıyorsunuz?
M. Çoban 53:12
13
Arkadaşınız onu daha önce başka bir yerde de görmüştü.
M. Çoban 53:13
14
Uzakta ki yüksek bir yerdeki ağacın yanında,
M. Çoban 53:14
15
Orada oturulacak bir bahçe vardı.
M. Çoban 53:15
16
O zaman da yeryüzüne inerken bütün yükseklikleri, bütün ufku kaplamıştı.
M. Çoban 53:16
17
O zaman da arkadaşınızın gözü şaşmadı ve azmadı. O zaman da size vahyettiklerimizi bildirmişti. O zaman bu şekilde tepki göstererek itiraz etmemiştiniz. Niçin?
M. Çoban 53:17
18
Andolsun ki arkadaşınız o zaman da Rabbinin delillerinden büyüğünü gördü. Onun gördüğünü sizin bilmeniz mümkün değildir. Çünkü orada değildiniz. Şimdi görmediğiniz bilmediğiniz bir şeyi mi inkâr ediyorsunuz?
M. Çoban 53:18
19
Gördünüz mü o Lat’ı ve Uzza’yı?
M. Çoban 53:19
20
Ve üçüncüleri Menat’ı? Onlar size ne getirebildi? Yıllarca karşılarına geçip yalvardınız. Onlarla konuştunuz. Onların taştan tahtadan yapılmış şekilleri karşısında suspus oldunuz. Aklınız çalışmıyor mu? Muhakemeniz yok mu? Doğdunuz, büyüdünüz bu yaşlara geldiniz. Kendinizi bildiniz bileli onlar Kâbe’de duruyor. Sizler hâlâ onlara tapıyorsunuz? Bugüne kadar taptıklarınızın hangi gücüne şahit oldunuz? Onların olağanüstü bir halini gördünüz mü?
M. Çoban 53:20
21
Saçmalıklarınızı o kadar ileriye götürüyorsunuz ki, yaptıklarınızı hiçbir akıl onaylamaz. Demek erkekler size kadınlar Allah’a ait öyle mi? Bu nasıl bir saçmalık? Sizler oğulları güç ve kuvvet bulmak için kendinize ayırıyor, kızları zayıf güçsüz gördüğünüz için Allah’a kurban ediyorsunuz öyle mi? Güya bunu da Allah’ı mutlu etmek için yapıyorsunuz öyle mi?
M. Çoban 53:21
22
Yapmış olduğunuz taksim ne kadar insafsızca, muhakkak ki Rabbiniz sizden asla böyle bir şey istemez. Bilin ki hakkınızda adaletle hükmedilecek. Sizin yaptığınız gibi size insafsızlık edilmeyecek.
M. Çoban 53:22
23
Sizin taptığınız putlar babalarınızın uydurduklarıdır. Allah onlarla ilgili hiçbir delil göndermemiştir. Sizler içi boş, gereksiz, gerçek dışı yalanlara uyuyorsunuz.
M. Çoban 53:23
24
Yoksa inkârınızın başka bir nedeni mi var? Yoksa her arzu ettiğinizi yapabileceğinizi mi sanıyorsunuz?
M. Çoban 53:24
25
Şunu unutmayın ki ilk ve son Allah’ındır. Dünya ve ahiret hayatı Allah’a aittir.
M. Çoban 53:25
26
Göklerde nice güçlü varlıklar vardır ki; onlardan hiçbirinin başkasına yardım etme hakkı, yetkisi yoktur. Buna rağmen sizler taptığınız putlarınız için bunlar Allah katında bize şefaat edecekler, hesap günü lehimize şahitlik edip bizi cezadan kurtaracaklar diyorsunuz. Melekler de bize şefaat edip cezadan kurtaracak diyorsunuz. İyi bilin ki, göklerdeki meleklerden, putlarınızdan, insanlardan veya sevdiğiniz kişilerden şefaatçiler olsa bile hiçbir işe yaramaz. Meğerki Allah sizin lehinize şefaat edeceklere izin versin! Allah izin vermeden sizin uydurduğunuz şefaatçiler lehinize şahitlik ederek şefaat edemez. Eğer onların lehinize şefaat edeceğine inanıyorsanız, haydi deliliniz varsa getirin! Rabbiniz hangi meleğe, hangi puta, hangi insanlara şefaat izni vermiştir?
M. Çoban 53:26
27
Ahirete inanmayanlar meleklere dişilerin adlarını takıyorlar. Gerçekten meleklerin adlarını biliyorlar mı? Meleklerin dişi olduğunu nereden biliyorlar? Yaptıkları şey yalan ve iftiradır.
M. Çoban 53:27
28
Onların bu konuda bilgileri yoktur. Sadece kendi yorumlarına uyuyorlar. Elbette asılsız yorumları gerçekten yana bir şey kazandırmaz. İyi bilin ki temelsiz delilsiz yorumlara uymak insanı gerçeklerden uzaklaştırır.
M. Çoban 53:28
29
Onlar dünya hayatı için bizi terk ettiler. Emrettiğimiz yola girmediler. O halde dünya hayatı için bizi terk edeni sen de terk et!
M. Çoban 53:29
30
Onların ulaşabilecekleri bilgi bu kadardır. Dünya hayatında onlara verdiğimiz akıl, muhakeme, irade, güç, görme, duyma sınırlarını aşamazlar. Eksik yarım bilgileriyle kendilerine yollar uydururlar. İyi bil ki Rabbin yolundan sapanı ve yoluna geleni iyi bilir.
M. Çoban 53:30