Ana SayfaMealler › Mehmet Çoban

Mehmet Çoban

Mehmet Çoban
Mehmet Çoban meali ile okumaya başla
Hucurat 1 / 18
1
Ey iman edenler! Allah’ın yasalarına karşı çıkmayın! Allah’ın yasalarını uygulayan Resulün emirlerine karşı gelmeyin! Allah’ın ve Resulünün önüne kendi fikirlerinizle, kendi hükümlerinizle, kendi yasalarınızla geçmeyin! Eğer inanıyorsanız Allah’ın yasalarına uyun! Allah’ın yasalarını uygulayan Resule itaat edin! Sakın Allah’a karşı gelmeyin! Allah’ın sevgisini kaybetmekten korkun! Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitendir, bilendir.
M. Çoban 49:1
2
Ey iman edenler! Nebi’nin sözünün üstüne söz koymayın! Birbirinize yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla yüksek sesle konuşmayın! Yoksa farkına varmadan amelleriniz boşa gider.
M. Çoban 49:2
3
Resulümüzün huzurunda seslerini kısanlar, Allah’ın Resulü bir hükme karar verince hükmüne uyanlar, Allah’ın samimiyetini sınadığı kimselerdir. İnsan farkına vararak veya varmayarak bir hata işlediyse, tövbe edip Allah’a yaklaştığında onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
M. Çoban 49:3
4
Odalarının arkasından sana bağıranların çoğu aklı ermeyen kimselerdir. Sanki onlar bağıra çağıra haklılıklarını ispat edecekler.
M. Çoban 49:4
5
Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Yaptıkları hatalar nedeniyle tövbe edip af dilesinler. Allah çok bağışlayandır ve merhamet edendir.
M. Çoban 49:5
6
Ey iman edenler! Eğer, bozgunculuk yapan fitne fücur içinde olan biri size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeden bir kavme kötülük edersiniz. Sonra yaptığınıza pişman olursunuz.
M. Çoban 49:6
7
Bilin ki Allah’ın Resulü içinizdedir. Şayet Resul birçok konuda size uysaydı sıkıntıya düşerdiniz. Fakat Allah size imanı sevdirmiş ve onu gönüllerinize sindirmiştir. Küfrü, bozgunculuğu ve isyanı da size çirkin göstermiştir. İşte doğru yolda olanlar bunlardır.
M. Çoban 49:7
8
Allah kendi katından bir lütuf ve bir nimet olarak böyle yaptı. Böyle yaparak insanların içlerindeki duyguları ortaya çıkardı. Sizleri kalbinde kötülük olanlara karşı korudu. Allah alîmdir, hakîmdir!
M. Çoban 49:8
9
Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin! Eğer biri ötekine karşı haddi aşıp zulme saparsa; Allah’ın yasalarına uyuncaya kadar haddi aşanlara karşı siz de savaşın! Eğer Allah’ın yasalarına uyacaklarına söz verirlerse; savaşanların aralarını adaletle düzeltin! Her zaman her yerde Allah’ın yasalarına uyarak adaletli olun! Çünkü Allah adaletli davrananları sever.
M. Çoban 49:9
10
Şüphesiz; Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin! Allah’tan çekinin ki esirgenesiniz!
M. Çoban 49:10
11
Ey iman edenler. Bir topluluk bir diğerini alaya almasın! Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasın! Alaya aldıkları kadınlar belki kendilerinden daha iyidir. Nereden biliyorlar? Birbirinizi karalamayın! Birbirinizi aşağılayan lakaplarla çağırmayın! Bu tür işler nifak alametidir. İmandan sonra bozgunculuk yapmak ne kötü bir şeydir. Kim yaptıkları hatalar için tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
M. Çoban 49:11
12
Ey iman edenler. Hakkında kesin bilginiz olamayan konularda, yorumlarınızla zanda bulunmaktan sakının! Unutmayın ki; zannın çoğunluğu sizi Allah’ın yolundan saptırır. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Bilin ki, Allah’ın açıkladığı konularda zan olmaz! Allah’ın bildirmediği gayp hakkında zan olmaz. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın! Birbirinizin gıybetini yapmayın! Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Kardeşinizin ölü etinden söz edince tiksindiniz değil mi? Kardeşlerinizin gıybetini yapmak kardeşinizin ölü etini yemek gibidir. Sakın biz iftira etmiyoruz gerçekleri konuşuyoruz diyerek yaptığınız gıybete bahane bulmayın! Eğer sizin konuşmalarınız kardeşinizi incitecekse, konuştuğunuz şeyler gerçek de olsa gıybettir. Kardeşlerinizle ilgili söylemeniz gereken bir şey varsa kendisine söyleyin ki yararı olsun! Allah’ın yasalarına uyun! Allah’a karşı gelmekten sakının! Bilerek veya bilmeyerek yaptığınız hatalardan dolayı Allah’a tövbe edin! Şüphesiz Allah tövbeyi çokça kabul eden ve merhamet edendir.
M. Çoban 49:12
13
Ey insanlar! Şüphe yok ki biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık! Birbirinizi tanımanız için sizi boylara veya kabilelere ayırdık! Allah katında en değerli olanınız Allah’a karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Eğer Allah’ın sizi birbirinizle tanışmanız veya birbirinizle değerlerinizi paylaşmanız için farklılıklara ayırmasının delili olan ırkınızı, renginizi, boylarınızı, kabilelerinizi bir mücadele, bir kavga, bir üstünlük nedeni sayarsanız, Rabbinize karşı gelmiş olursunuz. Rabbiniz birbirinizle savaşmanızı değil, barış içinde yaşamanızı ister. Allah her şeyi hakkıyla bilen ve haberi olandır.
M. Çoban 49:13
14
Bedevîler: "İman ettik" dediler. De ki: "İman etmediniz. Onun için iman ettik demeyin! Fakat barış, huzur, esenlik içinde yaşamak için İslam’a, İslam’ın yasalarına boyun eğdik deyin! Henüz kalplerinize iman girmedi. Eğer Allah’a ve Resulüne itaat ederseniz, Allah yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez. İleride gerçekten iman ederseniz, bütün yaptığınız iyi şeyler lehinize yazılır. Önceki yaptığınız günahlardan vazgeçilir. Şüphesiz Allah çok bağışlayan ve merhamet edendir."
M. Çoban 49:14
15
Gerçekten iman etmiş olanlar; Allah’a ve Resulüne inanan, inancında şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla mücadele edenlerdir. İşte onlar doğru kimselerdir.
M. Çoban 49:15
16
İman ettik diyenlere de ki: "Siz Allah’a dininizi mi öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir." Onun için kendi kendinize iman ilkeleri belirlemeyin! Allah’ın ayetlerine uyarak iman edin!
M. Çoban 49:16
17
Onlardan bazıları şöyle düşünüyor: Sanki Müslim olmaları senin için bir lütuftur! Onların Müslim olmalarıyla sen güç ve kuvvet kazandın! Onlar Müslim olmasaymış gücün kuvvetin olmazmış! Böyle düşünüp sana bu şekilde Müslim oluşlarını anlatanlara de ki: "Müslim olmanızı bir lütuf gibi bana hatırlatıp durmayın! Tam tersine! Eğer doğru kimselerseniz sizi imana ulaştırmasından dolayı Allah size lütufta bulunmuştur! Müslim olarak sizler bana bir lütufta bulunmadınız! Müslim olarak sadece kendinize iyilik ettiniz. Yaptığınız iyiliği de lütuf gibi göstererek çöpe atmayın!"
M. Çoban 49:17
18
Şüphesiz Allah göklerin ve yerin bilinmeyenlerini bilir. Allah yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Kalbinizden geçenlerle gizlice yaptıklarınızı Allah’tan gizleyemezsiniz.
M. Çoban 49:18
Hucurat suresi tamamlandı