2
Bütün gerçekleri açıkça ortaya koyan kitap şahittir ki;
3
İnsanlar okuyarak anlasınlar diye Arapça konuşan bir topluma konuştukları dil olan Arapça ile kitap gönderilmiştir. Ki, bize başka bir dilden hitap ediliyor, hiçbir şey anlamadık diye bahane uydurmasınlar.
4
Kitap katımızdaki asıl kitaptan parçalar halinde gönderilmiştir. Her ayet asıl kitabımızda mevcuttur. Ayetlerimiz gerçekleri yaratılışa göre açıklar. Her açıklama derin hikmetlere sahiptir. Onun için kitabımız çok değerlidir.
5
İnkâr edip haddi aşarak yoldan çıkan topluluklar var diye gerçekleri açıklamaktan vazgeçmeyiz.
6
Size sadece kitap göndermedik! Kitapla birlikte örnek olması için elçi gönderdik! Sizden önceki toplumlara da elçiler göndermiştik! Elçilerimiz toplumlarını başlarına geleceklere karşı uyardı.
7
Ancak uyarıları dikkate almadılar. Gönderdiğimiz Nebilerle alay ettiler.
8
Alayları nedeniyle inkâr edenleri ettik. Onların içinde her açıdan çok güçlü olanlar vardı. Eski yaşam yerlerinin bir kısmı yaşadığınız yerlere yakın! Yolculuklarınız sırasında eski toplulukların yaşadıkları yerlerden gelip geçiyorsunuz. Gördüklerinizden hiç ders almıyor musunuz?
9
Onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan derler ki : "Güçlü olan ve her şeyi bilen Allah yarattı!"
10
"O ki; size yeri beşik kılan, orada size yollar yapandır. Umulur ki; doğru yolu bulursunuz!"
11
"O ki; gökten ölçüyle suyu indirendir. Böylece ölü ülkeler canlandırılır. İşte siz de böyle çıkarılacaksınız!"
12
"O ki; bütün çiftleri yaratandır. Size bineceğiniz gemiler ve hayvanlar var edendir!"
13
"Onların sırtına bindiğiniz zaman Rabbinizin nimetini hatırlayıp; bunları bizim hizmetimize verenin yasalarına uyar, onu yüceltiriz, değilse biz bunlara güç yetiremezdik demeniz için!"
14
"Elbette Rabbimize döneceğiz demeniz için var ettik!"
15
"Ama onlar kullarımdan bir kısmına yaratıcılık payesi verdiler. Gerçekten insan apaçık bir nankördür!"
16
"Yoksa yarattıklarından kızları kendisine alıp oğulları size mi bıraktı?"
17
Ne zaman ki onlardan birine: "Rahmân’a benzer olarak!" anlattığı kızlar müjdelense; yüzü kapkara kesilir, öfkesinden yutkunur.
18
Kızları süsler içinde yetiştirirler. Hiçbir konuda konuşma, karar verme hakkı vermezler. Kendilerini ifade etme hakkı ve imkânı vermezler. Sonra kızlar bizim değil Allah’ın derler. Neye göre? Kızların bize ait olduğuna dair katımızdan delilleri mi var?
19
İnkâr edenler Rahman’ın kulları olan melekleri dişi saydılar. Hiç düşünmeden kız çocuklarının adını Melek koydular. Böyle sapkın şeyler söyleyenler, Meleklerin yaratılışına mı şahit oldular? Meleklerin yaratılışına şahit olarak kız olduklarını mı gördüler? Onlara söyle: "Uydurdukları yalanlar yüzünden elbette sorgulanacaklar."
20
Bir de utanmadan diyorlar ki: "Eğer Rahman dileseydi uydurduğumuz putlara kulluk etmez, onların yasalarına uymazdık." Böyle bir şeyi nasıl söylüyorsunuz? Size akıl, düşünme, hüküm verme hakkı verdik! Gerçekleri açıklayan ayetlerimizle uyardık! Daha ne istiyorsunuz? Sizi zorla mı yola getirelim? Sizi zorla mı Müslim yapalım? Bunu mu istiyorsunuz? Biz size özgürlük verdik! Dileyen inanır mükâfat kazanır, dileyen inkâr ederek cehenneme gider. Özgürlüğü niye verdiğimize dair hiçbir bilginiz yok! Siz kuru inadınızla sadece yalan uydurmaya devam ediyorsunuz.
21
Sor onlara: "Allah size daha önce bir kitap gönderdi de uydurduğunuz şeyleri ona bakarak mı söylüyorsunuz?"
22
Hayır! Onların elinde yalanlarını tasdik edecek katımızdan gönderilmiş bir kitap yok! Onlar: "Biz babalarımızı bir yol üzerinde bulduk, atalarımızın arkasından gidiyoruz." dediler. Atalarının gittiği yolun yanlış olabileceğini hiç düşünmediler.
23
Senden önce hangi memlekete elçi gönderdiysek şımarık ve azgın egemenleri: "Şüphe yok ki biz babalarımızı bir yol üzerinde bulduk! Biz de elbette onların izlerinden gitmekteyiz!" dediler.
24
Onlara gönderdiğimiz her elçi: "Ben size babalarınızın üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" diye sordu. Onlar: "Biz kesinlikle sizinle gönderilenleri inkâr ediyoruz." dediler.
25
Biz de onlara gereken cezayı verdik! Bak yalanlayanların sonu nasıl oldu?
26
Hani İbrahim babasına ve kavmine şöyle demişti: "Şüphesiz ben, yasalarına uyarak taptıklarınızdan uzağım!"
27
"Ben ancak beni yaratan Allah’ın yasalarına uyarım! Şüphesiz o beni doğru yola iletecektir."
28
"Ben sadece Allah’ın yasalarına uyarım! Sadece Allah’ın yasalarının önünde eğilirim!" İbrahim’in bu söz ve davranışını gelecek nesillere kalıcı yaptık. Onu bütün insanlara örnek kıldık.
29
Resulüm! Doğrusu İbrahim Resul’den sonra kavmini ve atalarını düşünüp öğüt alsınlar diye kendi hallerine bıraktım! Onlar ataları İbrahim’in yaptığı Kâbe’ye sahip çıktılar. Saparak içini putlarla doldurdular. Allah’a ortaklar edindiler. Yahudi ve Hristiyanlara karşı bize de bir Resul ve kitap gönderilseydi sizden daha iyi inanır, sizden daha iyi sahip çıkarız diye hava attılar. Şimdi seni onlara gerçekleri açıklayan elçi olarak gönderdim. Ne yaptılar?
30
Kendilerine gerçekleri açıklayan bir Resul ve kitap gelince: "Anlatılanlar büyülü sözlerden ibarettir. Biz bunları kabul etmiyoruz."
Sonraki 30 ayet →