Ana SayfaMealler › Mehmet Çoban

Mehmet Çoban

Mehmet Çoban
Mehmet Çoban meali ile okumaya başla
Şura 1 / 53
1
Ha! Mim!
M. Çoban 42:1
2
Ayn! Sin! Kaf!
M. Çoban 42:2
3
Mutlak güç, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah, senden öncekilere vahyettiği gibi sana da vahyetmiştir.
M. Çoban 42:3
4
Göklerde yerde ne varsa hepsi onundur. O yücedir, büyüktür.
M. Çoban 42:4
5
Gökler Rabbinin gücü karşısında hiçbir şey yapamaz. Biz bütün gücümüzle gökyüzünü egemenliğimiz altına almışızdır. Melekler Rabbini överek yüceltir. Sadece Rabbine şükrederek yasalarına uyar. Yeryüzünde yaşayan insanların bağışlanmasını diler. İyi bilin ki Allah yanlışlarından dönüp doğru yola girenler için çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
M. Çoban 42:5
6
Allah’tan başka dostlar edinenlere gelince, Allah onların yaptıklarını takip eder. Sen onlardan sorumlu değilsin. Onların vekili de değilsin!
M. Çoban 42:6
7
Biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik! Şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın! Hakkında hiçbir şüphe olmayan hesap günüyle onları uyarasın! O gün suçlular cehenneme, inanıp yasalarımıza uyanlar cennete gönderilir.
M. Çoban 42:7
8
Allah dileseydi bütün insanları aynı inanç etrafında toplar, tek bir toplum yapardı. İnsana sorumluluğunu yüklenmek şartıyla dilediğine inanma, dilediği gibi yaşama imkânı verdi. Rabbinden yardım isteyenlere yardım etti. İnkâr edip şımaran, yasalarımıza aykırı yaşayan zalimlerin katımızda yeri oktur. Onların hiçbir dostu ve yardımcısı olmayacak!
M. Çoban 42:8
9
Yoksa onlar kendilerine Allah’tan başka dostlar mı edindiler? Hâlbuki gerçek dost Allah’tır. Allah ölüleri dirilten ve her şeye gücü yetendir.
M. Çoban 42:9
10
De ki: "Herhangi bir işte ayrılığa düştüğünüz ne varsa hüküm Allah’a aittir. Allah, benim Rabbimdir. Ona dayandım ve ona yönelirim!"
M. Çoban 42:10
11
"O, gökleri ve yeri yoktan var edendir. Size kendi cinsinizden eşler, hayvanlarınıza kendi cinsinden eşler kıldı. Bu yolla sizi üretiyor. Ona benzer hiçbir şey yoktur. O, işitendir görendir."
M. Çoban 42:11
12
"Göklerin yerin anahtarları onundur. Dilediğine rızkı açar, dilediğinden kısar. Şüphesiz o, her şeyi bilendir!"
M. Çoban 42:12
13
Dini doğru tutun ayrılığa düşmeyin diye Nuh’a, sana, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimiz ne varsa yasa yaptık. Fakat onları çağırdığın şey; Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer ve kendisine yöneleni doğru yola iletir.
M. Çoban 42:13
14
Kendilerine ilim geldikten sonra sadece birbirlerine duydukları kıskançlık ve çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer belirli bir süreye kadar Rabbinin sözü geçmemiş olsaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Şüphesiz onlardan sonra kitaba varis kılınanlar kitaptan kuşkulu şüphe içindedirler.
M. Çoban 42:14
15
Bundan dolayı sen davetine devam et! Emredildiğin gibi dosdoğru ol. Onların keyiflerine uyma! De ki: "Ben Allah’ın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adaleti gerçekleştirmem emredildi. Allah bizim de Rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize sizin işledikleriniz sizedir. Aramızda tartışılacak bir konu yoktur. Allah aramızı bulur. Dönüş onadır!"
M. Çoban 42:15
16
Allah’ın çağrısına inandık dedikleri halde ayetlerimiz hakkında tartışmaya girenlerin delilleri katımızda geçersizdir. Çünkü biz ayetlerimizi tartışsınlar diye değil, ayetlerimize uysunlar diye gönderdik. Onlar tartışarak emrimize karşı geldiler. Onun için onlara çetin ve acı olan bir gazap vardır.
M. Çoban 42:16
17
Allah bütün tartışmaları bitirmek için kitabı gönderen, kitabında her şeyin bilgisini, yasasını, ölçüsünü, hükmünü bildirendir. Bilgimize, yasamıza, ölçümüze, hükmümüze karşı çıkıp tartışanlar kaybeder. Onlar aralarında konuşup duruyor. Dünyanın sonunu getirecek kıyamet ne zaman? Hesap günü ne zaman? Ne zaman hesaba çekileceğiz? Onların bu sorularının cevabını sen nereden bileceksin? Belki de o saat çok yakındır. Sanki kıyametin zamanını biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. Sor onlara: "Kıyametin zamanını bilseniz kendinizi düzeltecek misiniz?"
M. Çoban 42:17
18
Kıyamete inanmayanlar kıyametin hemen kopmasını ister. Hâlbuki inananlar kıyametten korkar. Çünkü kıyamet koptuğu zaman neler olacağını bilirler. Onun için kıyamet günü gelmeden önce yapılması gerekenlerin peşine düşerler. Samimiyetle Allah’ın yasalarına uyarak yaşarlar. İyi bilin ki kıyamet gününü tartışanlar derin bir sapıklık içindedir.
M. Çoban 42:18
19
Allah kullarına çok lütufkârdır. Dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
M. Çoban 42:19
20
. Kim ahiret hasadını istiyorsa onun hasadını artırırız. Kim de dünya hasadını istiyorsa ona dünyadan veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz.
M. Çoban 42:20
21
Onların, Allah’ın izin vermediği dini yasa kılan ortakları mı var? Eğer Allah’ın ayrım sözü olmasaydı aralarında derhal hüküm verilirdi. Kuşkusuz zalimler için elim bir azap vardır.
M. Çoban 42:21
22
Hesap günü gelince cezalandırılacakların korkularından nasıl titrediklerini bir görsen! Onlar korkularından ne yapacaklarını bilmezler. İnanıp yararlı işler yapanlar cennet bahçelerindedir. Diledikleri her şey orada vardır.
M. Çoban 42:22
23
İşte bu mükâfat inanıp güzel işler yapanlara Allah’ın müjdelediği şeydir. De ki: "Ben yaptığım elçiliğe karşılık akrabalıktan doğan sevgiden başka bir ücret istemiyorum." Kim güzel bir iş yaparsa onun iyiliğini artırırız. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır. Yasalarına uyarak güzel işler yapanlara karşılığını hemen verendir.
M. Çoban 42:23
24
Yoksa onlar şöyle mi diyorlar: "Allah ayet falan göndermedi. Sen Allah adına uydurup Allah bana ayet gönderdi diye iftira mı atıyorsun?" Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah gerçek dışı her şeyi yok eder. Gerçekleri ayetleriyle açıklar. Şüphesiz Allah kalbinizde olanları bilmektedir.
M. Çoban 42:24
25
Allah kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan, yaptıklarınızı gerçeğiyle bilendir.
M. Çoban 42:25
26
Allah, iman edip güzel işler yapanların dualarına karşılık verir. İnananlara fazlasıyla mükâfat verir. İnkâr edenler için çetin bir azap vardır.
M. Çoban 42:26
27
Allah kullarına rızkı bolca verseydi, onlar yeryüzünde mutlaka azgınlık ederdi. Rabbin rızıkları ölçüyle dağıtır. Yağmurlar yağarken zengin fakir ayırmaz. Denizler, göller, ırmaklar, dereler rızkını dağıtırken zengin fakir ayırmaz. Güneş toprakla buluşup yeryüzü meyvelerini verirken zengin fakir ayırmaz. Hava insanları yaşatırken zengin fakir ayırmaz. Herkes hakkını alır. Kim insanların hakkına göz dikerse zalimlerden olur. Şüphesiz Allah insanların yaptıklarını hakkıyla görüp bilendir.
M. Çoban 42:27
28
İnsanlar tohumlarını dikip umutsuzca yağmur beklerken, umutların bittiği anda yağmurları indiren, yağmurun bereketlerini her tarafa yayan Rabbinizdir. Rabbiniz insanlara dost olandır, övülmeye lâyık olandır.
M. Çoban 42:28
29
Gökleri yeri ve ikisi arasında yaşayanları yaratması Allah’ın varlığına delildir. Allah bütün yarattığı varlıkları canlı cansız ne varsa hepsini bir araya getirecek güçtedir. Bu nedenle hesap günü insanları bir araya toplayarak dünyada yaptıklarını haber verecektir.
M. Çoban 42:29
30
Başınıza gelen bütün belâlar yaptıklarınız yüzündendir. Allah yine de yaptığınız kötülüklerin çoğunu affeder.
M. Çoban 42:30