2
Gerçekleri açıklayan, içeriğinde çeşitli hikmetler olan ayetlerim hakkı için!
3
Şüphesiz sen gönderilmiş elçilerimizdensin! Toplumun dediklerine aldırma, onlar senin için her şeyi söyleyebilirler. Senin hangi görevle gönderildiğini Rabbin çok iyi bilir.
4
Sen Putperestliğin temeli olan şirkten arınmış doğru bir yol üzerindesin! Onlar gibi uydurulan yalan dolan bilgilere inanmaz, onların yasalarıyla yolunu çizmezsin! Sen insanlara karşı özgürlüğünü ilan ederek, sadece Rabbine itaat eden, Rabbinin yasalarına göre hayatını yaşayansın!
5
Onlara okuduğun ayetler, yaratılan bütün varlıkların sahibi, yöneticisi, çok merhametli Allah tarafından gönderilmiştir. Emrimiz gereği onlara açıklamaktasın!
6
Babaları uyarılmamış, bu yüzden gaflette bulunan bir kavmi uyarman için!
7
Şüphesiz ki onların çoğu ayetlerimize karşı geldikleri için cezayı hak ettiler. Çünkü onlar iman etmiyorlar.
8
Yaratırken onlara bazı özellikler verdik! Kibirlenmeye karşı alçak gönüllülük, nefrete karşı sevgi, bencilliğe karşı paylaşım, intikama karşı af yollarını gösterdik! Akıl etmeyenlere karşı akıl etmeyi öğrettik! Kötülüklere karşı iyi olmayı öğütledik! Buna rağmen onlar içlerindeki olumsuz özellikleriyle yollarını çiziyor. Böylece tercih ettikleri kibir, bencillik, nefret, intikam duygularını boyunlarına halka yaptık. Tercih ettikleri özellikler dolayısıyla kafaları hep yukarıya kalkıktır. İnsanlara karşı büyüklük kibirlilik taslarlar. Kendilerini hep üstün görürler. Kendilerinden zayıflara acımazlar.
9
Önlerine arkalarına tercih ettikleri özellikleri set olarak yerleştirdik. Bu nedenle onlar geçmişiyle yüzleşmezler. Gerçeklere göre hareket etmezler. Uydurdukları yalanlarda kaybolurlar. Hâlbuki alçak gönüllü olmayı, sevgiyi, affı, paylaşım duygularını öne çıkarsalardı daha iyi olurdu. İnkâr edenler inatçı bencil oldular. Böylece tercih ettikleri özelliklerin ön yargısıyla gerçeklere karşı kör, sağır, dilsiz oldular. Onlar şımarıkça hareketleriyle kendilerini üstün gören, kendilerinden başkasını dinlemeyenlerdir.
10
Onların halleri budur. Onları uyarsan da uyarmasan da birdir. Çünkü inanmazlar. Sana karşı ön yargılara sahipler. Aslında senin onlara okuduğun ayetlerde gerçeklerini görüyorlar ama vazgeçmiyorlar. Ayetlerimize inanırlarsa alçak gönüllü olmayı, af kapısını açmayı, insanlar arasında sevgiyi, paylaşmayı öne çıkaracaklar. Böyle olmaktan korkuyorlar. Bunu gördüklerinde dünya malına karşı sevgileri artıyor. Büyük bir hırsla dünyaya sarılıyorlar. Kalpleri dünya için katılaşıyor. Artık inkâr edenler çıkarlarının peşinden giden, kendilerinden başkasını düşünmeyen, katı, kaba cahiller oldular.
11
Onun için inkâr edenlere ayetlerimi okuduktan sonra fazla üsteleme! Onları kendi hallerine bırak! Belki düşünüp öğüt alırlar. Sen ancak ayetlerime inanan, emirlerimi yerine getiren, görmeden Rabbinden sakınan kimseyi uyarabilirsin! İşte böylelerini müjdele! Rabbin onlara en güzel şekilde cevap vererek merhametiyle kuşatacaktır.
12
Şüphesiz ölüleri diriltiriz. Onların yaptıkları her işi, bıraktıkları her izi, ne olup bitiyorsa apaçık hayat kitaplarına yazarız. Onun için kendilerine çok güvenmesinler. Biz yaptık oldubitti demesinler. Onların yaptığı hiçbir şey unutulmayacak! Yaptıklarının hesabını vermek üzere huzurumuza gelecekler!
13
Onlara çevresinden geçip gittikleri şehir halkından örnek ver! Hani onlara elçiler gelmişti!
14
İki elçimizi de yalanladılar. Bunun üzerine üçüncü elçiyi gönderdik! Onlar: "Biz size gönderilmiş Allah’ın elçileriyiz!" dediler.
15
Elçilere dediler ki: "Siz de ancak bizim gibi insansınız! Rahman herhangi bir şey göndermedi! Sizler yalan söylüyorsunuz!"
16
Elçiler dedi ki: "Gönderilmiş elçiler olduğumuzu Rabbimiz biliyor!"
17
" Görevimiz Allah’ın yasalarını size açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir!"
18
Bunun üzerine onlar dediler ki: "Doğrusu siz bize uğursuzluk getirdiniz. Eğer bu işten vazgeçmezseniz sizi taşlarız. Bizden size mutlaka kötülük dokunur."
19
Elçilerimiz onlara dediler ki: "Sizin uğursuzluğunuz sizinle beraberdir. Size açıklanan gerçekler mi uğursuzluk? Doğru yola çağrılmanız mı uğursuzluk? Bilakis; sizler aşırı giden, Allah’ın yasalarını çiğneyen, insanların haklarını çalan, helal haram tanımayan bir topluluksunuz. Güçsüzleri ezip geçiyor, güçlüleri alkışlıyorsunuz."
20
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki: "Ey kavmim! Elçilere uyun!"
21
" Elçiler sizden ücret istemiyor. Sizi kötü bir yola çağırmıyor. Söyledikleri şeyler insanlar arasında, sevgiyi, saygıyı, paylaşımı artırmak! Doğadaki hayvanlarla, bitkilerle, ağaçlarla birlikte uyumlu yaşamak! Uymanızı istedikleri yasalar sizin aleyhinize değil, lehinizedir. Çünkü onlar gerçeğe inanmış kişilerdir. Yalanla, dolanla, riyakârlıkla, çıkarcılıkla işleri yoktur."
22
" Elçiler yaratana uymaya davet ediyor. Bana ne oluyor ki, yaratanın yasasına uymayayım? Niçin Allah’ın emirlerini dinlemeyeyim? Elçilerin menfaatlerine istediği hiçbir şey yok! Onlar sadece yaratıcının yasalarına uymamızı istiyorlar. Bir gün yaşamımızdan hesaba çekileceğiz. Hesap günü başımıza kötülük gelmesini istemiyorlar. Hepimiz yaratana dönmeyecek miyiz? Şüphesiz ki, öldükten sonra Rabbimizin huzuruna çağırılacak, dünya yaşamımızdan hesaba çekileceğiz. Bugünden hazırlıklı olmamız gerekmez mi?"
23
" Sizler gibi Allah’tan başka ilahlar mı edineyim? Uydurduğum ilahların yasalarına mı uyayım? Sizler, insanlardan bazılarına ilahlık payesi vererek yasalarına uyuyorsunuz. Allah’ın yasalarına uymuyorsunuz. Hâlbuki Allah çok esirgeyici çok bağışlayıcıdır. Unutmayın ki, Allah bana ceza verecek olsa, Allah’tan başka beni kurtaracak yoktur. Hesap günü şefaatiyle bana yardım edeceğine, cezadan beni kurtaracağına inandığım kimseler yoktur. Onlar beni asla kurtaramaz. Zaten onların da başı kendi hesaplarıyla derttedir. Yeryüzünde kendi ilkelerini, kendi yasalarını uygulayarak, Allah’a karşı gelenler, insanların ilkelerine, insanların yasalarına uyanlar elbette cezalandırılacaklar!"
24
" Onun için yeryüzünde kendi ilkelerini, kendi yasalarını uygulayarak ilahlık iddia edenlere uyarsam apaçık sapıklardan olurum!"
25
" Şüphesiz ben Allah’a inandım! Allah’ın ilkelerine, Allah’ın yasalarına uymaktayım! Beni iyice dinleyin! Çünkü doğruyu söyleyenlerdenim! Allah’ı bırakıp insanların yasalarına uyarak ilahlar edinmeyin! Allah’ın ilkelerini ve bırakıp, insanların ilkelerine ve yasalarına uymayın! Rabbimizin elçileri bize doğru yolu gösteriyor."
26
Rabbine inanan, Rabbinin emrettiği yasalara uyan, bunun için mücadele veren insana hesap günü gir cennete denilir.
27
Cennetle mükâfatlanan kişi dedi ki: "Keşke, Rabbimin beni bağışladığını, cennetiyle mükâfatlandırdığını inkâr edenler bilseydi. Onlar beni dünyada yalanladılar. Bana inanmamışlardı. Rabbim beni haklı çıkardı." dedi.
28
Biz onlardan sonra inkârcıların bekledikleri gibi, onları yok etmek için üzerlerine gökten bir ordu göndermedik, gönderecek de değildik!
29
Onlar kendi yaptıkları işler yüzünden korkunç bir sesle yok olup gittiler. Şeytana uyarak akılları hırsları yüzünden birbirine girdiler. Çıkar peşinde koşarken birçok düşman edindiler. Aralarında çıkan kavgalar, açlıklar, yokluklar, ölümler, dökülen kanlar sonlarını hazırladı. Felaketleri yaşadıkça çığlıkları dünyayı kapladı.
30
Kendilerine yazık edenler gönderilen Resullerle hep alay ettiler. Hâlbuki gönderilen her elçi gerçeklerden haber veriyordu. İnkâr edenler gerçeklere karşı gözlerini kapattılar, kulaklarını tıkadılar. Akıllarını boş şeylere harcadılar. Keşke dünyada insana verilen ömrün, ahiretteki ömrün yanında bir hiç olduğunu bilselerdi.
Sonraki 30 ayet →