1
Elif! Lam! Mim! "Ey kendi hallerinde olan, işlerine dalan, birbirleriyle konuşanlar! Dikkat edin! Bütün dikkatinizi buraya verin!"
2
"Şu anda okunan ayetler, size her şeyin aslını esasını anlatan Kitabın ayetleridir!"
3
"Ve size okunan ayetler, güzel davrananlara yol gösterici ve katımızdan size bir iyilik olarak gönderilmiştir!"
4
"O kimseler bilgilerini, bilinçlerini ayetlerimle güçlendirir, sürekli kendileriyle yüzleşir, hatalarından bir daha yapmamak üzere ders çıkarırlar. Her türlü dünyevi düşüncelerden, dünyevi varlıklardan kendilerini arındırarak özgürleşirler. Yasalarımıza uyarak kendilerini temizlerler. Haramlardan uzak dururlar. Sevgiyi, saygıyı, paylaşımı insanlar arasında gerçekleştirirler. Onların Salât-ı İkame etmeleri gerçekler üzerine bilgilenmek, bilinçlenmek, gerçekleriyle yüzleşip Allah’tan af dilemektir. Zekât-ı yerine getirmeleri her türlü kötülükten ve dünyeviliklerden Allah’ın yasaları doğrultusunda arınmaktır. Çünkü onlar kesin bir şekilde ahirete iman etmişler, Allah’ın hesabına hazırlanmaktadırlar."
5
"İşte onlar, Rabbiniz tarafından gösterilmiş doğru yol üzerinedirler. Kurtuluşa ulaşacaklar da onlardır!"
6
İnsanlardan öylesi var ki, herhangi bir delile dayanmadan Allah’ın yolundan saptırmak ve sonra saptırdıklarıyla alay etmek için boş lafı satın alır. İşte onlara insanı küçük düşüren bir azap vardır.
7
Böylelerine ayetlerimiz okunduğu zaman sanki daha önce hiç işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirirler. Sen böylelerine acıklı bir azabın müjdesini ver!
8
Ayetlerimize inanıp yasalarımıza uygun yaşayanları nimeti bol cennetlerle müjdele!
9
Orada sürekli kalacaklardır. Bu Allah’ın vadettiği gerçek sözdür. O, aziz ve hakîmdir.
10
O, gökleri görebildiğiniz bir direk olmaksızın yarattı. Sizi sarsmasın diye yeryüzüne ulu dağlar koydu. Orada her çeşit canlıyı yaydı. Gökyüzünden su indirip, orada çiftler halinde güzel bitkiler bitirdi.
11
İşte bunlar Allah’ın yarattıklarıdır. Gösterin bana, ondan başkasına taptıklarınız neyi yarattı? Hayır! Zalimler açık bir sapıklık içindedirler.
12
Lokman’a Allah’a şükretmesi ve doğruya hükmetmesi için kabiliyet verdik. Şükredenler ancak kendisi için şükreder. Nankörlük eden bilsin ki; Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, zengin ve övülmüştür.
13
Hani Lokman öğüt vererek oğluna demişti ki: "Yavrum! Allah’a ortak koşma! Çünkü ortak koşmak en büyük zulümdür!"
14
"İnsana ana ve babasını tavsiye ettik! Anası onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşımıştı. Sütten kesilmesi iki yıldı! İnsan öncelikle ana babasına şükretmelidir. Dönüş Allah’adır!"
15
"Eğer hakkında bilgin olmayan şeyi Rabbine şirk koşman için anan baban seni zorlarlarsa onlara itaat etme! Onlarla dünyada iyilikle geçin! Bana yönelenlerin yoluna uy! Sonra dönüşünüz banadır. Size yaptıklarınızdan haber verilecektir."
16
"Yavrum! Yaptığın hardal danesi ağırlığında olsa, bu bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah mutlaka önüne getirir. Doğrusu Allah gören ve haberdar olandır!"
17
"Yavrum! Salât-ı İkame et! İyiliği emret! Kötülükten vazgeçirmeye çalış! Başına geleceklere karşı azimli, kararlı ol! Çünkü bunlar yapılması gereken işlerdir!"
18
"Asla yüzünü insanlardan çevirme! Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Zira Allah kendini beğenip övünenleri sevmez!"
19
"Yürüyüşünde orta halli ol! Her şeyin en iyisi orta halli olandır. Konuşurken sesini yükseltme! Duyabilecekleri kadar yükselt! Yavaş yavaş, tane tane söyleyeceklerini söyle! Yüksek sesle bağırarak konuşmak iyi bir şey değildir. Biliyorsun! İnsanlara göre seslerin en çirkini eşeklerin sesidir. Çünkü ölçüsüz olarak yüksek sesle anırır. Onun için sen de ölçüsüz bir şekilde sesini yükselterek sesini eşeklerin sesine benzetme!"
20
Görmediniz mi? Allah göklerde ve yerde olanları size boyun eğdirdi. Bu nedenle aklınızı, mantığınızı iradenizi ve bilginizi kullanarak onlardan yararlanabiliyorsunuz. Ayrıca size gizli açık nimetlerini bolca verdi. İnsanlardan kimi var ki; bilgisi ve yol gösteren bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışır durur.
21
Onlara: "Allah’ın gönderdiği yasalara uyun!" denilse: "Hayır! Biz babalarımızın yolundan gideriz. Babalarımızın yolundan ayrılmayız." derler. Öyleyse onlara sor: "Ya şeytan sizi ateşe çağırıyorsa; buna rağmen yine de babalarınızın yolundan gitmeye devam mı edeceksiniz? Ya gittikleri yol yanlışsa? Onları cehenneme götürüyorsa? Onlar cehenneme gideceklerini bildikleri halde Allah’ın yolunu terk mi edecekler? Allah’ın yasalarına değil de insanların yasalarına mı uyacaklar? Görmüyorlar mı? İnsanlar çıkarlarına göre yasalar koyuyor. Sonra çıkarına ters gelince hemen değiştiriyor. Tekrar çıkarına göre yasalar koyuyor. Sürekli çıkarlara göre değiştirilen yasalar adaleti sağlar mı? Hiç düşünmez misiniz? Görmüyor musunuz? Rabbinizin yolu sapa sağlamdır. Asla çıkarlara göre değiştirilemez. Yamultulup çıkarlara alet edilemez. Buna yeltenenler cehenneme atılır. Akıl edip niçin düşünmüyorsunuz?"
22
Kim güzel davranarak bütün benliğini Allah’a teslim ederse; o sağlam bir yola girmiş ve sağlam bir dayanağa tutunmuştur. Yeryüzünde yaptığınız bütün işlerin sonu Allah’a döner. Yasalarına uyarak yaptığınız her işin karşılığını Allah en güzel şekilde verir.
23
Resulüm! İnkâr edenler seni üzmesin! Onların dönüşü ancak bizedir. Hesap için karşımıza geldiklerinde yaptıklarını haber veririz. Allah kalplerde olanı çok iyi bilir.
24
İnkâr edenleri yeryüzünde biraz yaşatır, sonra yaptıklarından dolayı şiddetli bir şekilde cezalandırırız. Hesap günü cezamız onlara çok acı gelir.
25
Şüphesiz ki onlara: "Gökleri yeri kim yarattı?" diye sorsan: "Allah" derler. De ki: "Öyleyse övgü de yalnız Allah’a mahsustur ama çoğu bilmez. Yaratılışta hiçbir hakkı olmayanlara övgüler yağdırır."
26
İnkâr edenler bilsin ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Allah çok zengindir. İnkâr edenlerin şükürlerine muhtaç değildir. Ancak insanlar şükredeceklerse bilsinler ki Allah şükredilmeye layık tek varlıktır. İnsanlar Allah’a şükrederek sadece kendilerini olgunlaştırır ve yüceltirler.
27
Yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem, denizler mürekkep, arkasından yedi deniz daha gelip mürekkep olsa Allah’ın kelimelerini yazmaya kalksanız, bütün bunlar tükenir, Allah’ın kelimeleri tükenmez. Allah böyle üstün ve hikmet sahibidir.
28
Sizin yaratılmanız ve diriltilmeniz bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir. Onun için Allah dilerse bir kişiyi yaratıp dirilttiği gibi, hepinizi yok eder ve aynı anda tekrar yaratır. Aynı şekilde öldürür ve diriltir. Şüphesiz Allah işitendir, görendir.
29
Görmediniz mi? Allah geceyi gündüzün içine, gündüzü gecenin içine nasıl sokuyor? Allah güneşi ayı emrine boyun eğdirmiştir. Her biri onlara tanınan bir süreye kadar yörüngelerinde seyretmeye devam eder. Sizler gerçek olarak gördüğünüz varlıklara, gerçek olarak yaşadığınız geceye ve gündüze rağmen, ayetlerimizi inkâr eder, yasalarımıza karşı çıkarsınız öyle mi? Haberiniz olsun! Bütün yaptıklarınız kaydedilmektedir.
30
Tek gerçek budur. Ve tek gerçek Allah’tır. Allah’tan başka bütün varlıklar yaratılmıştır. Allah’ın onlara koyduğu yasa olmasaydı; hiçbiri kendi varlığını kendisi devam ettiremezdi. Allah istediği anda yarattıklarını yok eder. Onun için neyine güveniyorlar? Neyine güveniyorlar da Allah’tan başkalarına yalvar yakar oluyorlar? Allah’tan başka yalvardıklarınız batıldır. Yaşayanlar ve ölüp gidenler size hiçbir yardım yapamaz. Allah’tan başka sözünü dinleyip yolundan gittikleriniz batıldır. Allah’ın yasalarından başka uyduğunuz insanların yasaları batıldır. Onların hepsi bir gün yok olup gidecektir. Gerçek olarak sadece Allah’ın hâkimiyeti kalacaktır. Her yaratılan Allah’ın hâkimiyetine boyun eğecektir. Siz, yeryüzünde havalanarak ve böbürlenerek insanlara hükmedenleri, yasalarımıza karşı çıkıp kendi yasalarıyla toplumu yönetenleri hâkim, kahraman, bani, kurtarıcı, lider, ilah ilan etmekle ne yaptığınızı sanıyorsunuz? Onların hepsi yarattığımız varlıklardır. İpleri elimizdedir. Canları elimizdedir. İstediğimiz zaman çeker alırız. Hesabımıza getirir, hükmümüzü verir cehenneme atarız. Malları, mülkleri, paraları, pulları ve orduları hiçbir işe yaramaz. Hiçbir şekilde hesabımızdan kurtulamazlar.
Sonraki 4 ayet →