2
Allah kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Allah ilah olarak yaratığı bütün varlıkların üzerinde yasama, yürüte, yargılama, cezalandırma hakkına sahiptir. Allah eceli gelince ölecek değildir. Allah daima diridir. Herhangi bir yetkili tarafından atanan bir görevli değildir. Aksine yarattığı varlıklara yasa koyarak görevlerini bildirendir. Allah’ı kimse yönetemez, sorgulayamaz, yargılayamaz, cezalandıramaz.
3
Allah sana kitabı hakikat olarak daha önce gönderilen sahifeleri ve kitapları tasdik ederek gönderdi. Unutmayın ki, daha önce Tevrat’ı ve İncil’i insanlar için birer hidayet rehberi olarak göndermişti.
4
Doğru ile eğriyi, hak ile batılı ayıran Furkan’ı (yasayı) gönderdi. Şüphesiz Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak güç sahibidir. Ayetleri inkâr ederek, Müminlere tuzak kuranlara gereken cezayı verir.
5
Şüphesiz yerdeki ve gökyüzündeki hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. Allah gizlediğini ve açıkladığınızı bilir.
6
Allah sizi annelerinizin rahimlerinde dilediği gibi şekillendirir. Allah’tan başka insanlar üzerinde yasama, yürütme, yargılama, cezalandırma hakları olan yoktur. Allah mutlak güç sahibidir. Hükümler, hükümlerin esası, anlamları, kavramları Allah’a aittir. Rabbiniz Allah aziz ve hakimdir.
7
Allah sana kitabı gönderendir. Kitabın içinde bazı ayetler vardır ki anlamları itibariyle kesindir. Hiçbir şekilde tartışma götürmez. Her okuyan, her duyan aynı şekilde anlar. Üzerinde kimsenin tartışacak sebebi kalmaz. Ancak kalplerinde nifak hastalığı olanlar başkadır. Onlar mutlaka tartışacak bir şey bulur. Ayetlerin anlamları muhkem bile olsa, münafıklar tevil ederek kendi çıkarlarına göre yorumlar. Kitapta muhkem olan kesin anlamlı ayetlerinin dışında müteşabih ayetler de vardır. Müteşabih ayetlerde anlatılan olayların birbirine benzer açılımları veya benzer anlamları vardır. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak, insanları şaşırtmak, çıkarlarına bir yol bulmak için, müteşabih ayetler üzerine olmadık yorumlar yapar. Hemen her yerde müteşabih ayetlerden söz ederek bencilliklerini tatmin ederler. Ayetler üzerinde akıl jimnastiği yapıyormuş edasıyla ayetleri özünden saptırırlar. Oysa müteşabih ayetlerin gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar: "Biz Allah’ın gönderdiği Müteşabih ve Muhkem ayetlere inandık! Bütün ayetler Rabbimiz tarafından gönderilmiştir." derler. Bu inceliği ancak akıl sahipleri düşünüp anlar. Müteşabih ayetlerin anlamlarını muhkem ayetlerle birleştirirler. Her bir müteşabih ayeti muhkem bir ayetle anlamaya çalışırlar. Birden fazla anlam ortaya çıktığında hükmü Allah’a bırakırlar. Müteşabih ayetlerle benzetilerek anlatılmak istenilen olaylardan gerekli dersi, gerekli hikmeti çıkarırlar. Müteşabih ayetlerden çıkarlarına göre ayrıca bir din çıkıp bu İslam’dır demezler.
8
Onlar müteşabih ayetleri anlama yolunda Rabbine şöyle yakarır: "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme! Bize katından bir rahmet bahşet ki, biz doğru yolda iken şeytana uyup, müteşabih ayetlerin peşine düşüp şirke girmeyelim! Şüphesiz sen çok bahşedensin! Bize akıl, izan, muhakeme, irade ver! Bize hükmüne teslimiyet ver! Bizi zanlarımızdan koru! Alemlerin Rabbine sorgusuz sualsiz teslimiyet gücü idraki ver! Biz sana teslim olanlardan olmak istiyoruz!"
9
"Rabbimiz! Şüphesiz sen hakkında şüphe olmayan bir günde insanları hesap günü için toplayacaksın! Şüphesiz sen hiçbir zaman sözünden dönmezsin! Hesap günü insanları huzura toplayacağım diyorsan toplarsın!"
10
Şüphesiz inkâr edenlere malları evlatları hesap gününde yarar sağlamaz. İnkâr edenler ateşin yakıtıdırlar.
11
Bunların durumu Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Onlar ayetlerimizi yalanladılar. Allah da onları günahlarıyla yakaladı. Allah’ın azabı inkâr edenlere çok şiddetlidir.
12
İnkâr edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fenadır."
13
Şüphesiz karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için ibretler vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kâfirdi. Onları kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basiretli olup olayların gerçeğini anlayanlar için bunda elbette ibretler vardır.
14
Kadınlar, oğullar, yüklerce altın gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi insanın şiddetle arzuladığı şeyler, insana süslü gösterildi. Bunlar dünya hayatının geçimliğidir. Oysa asıl varılacak güzel yer Allah’ın katındadır. Sizler dünyanın geçimliğini asıl olarak görürseniz yanılırsınız. Şeytan sizi bu noktadan saptırarak ateşe sürükler.
15
İnkâr edenlere de ki: "Size dünyanın geçici şeylerinden daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için Rabbi katında, içinden ırmaklar akan, iman edenlerin ebedi kalacakları cennetler, tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır." Allah insanların yaptıkları şeyleri hakkıyla gören bilendir.
16
Bu nimetler: "Ey Rabbimiz iman ettik! Günahlarımızı bağışla! Bizi ateş azabından koru!" diyen,
17
İnandığı yolda azimli, kararlı, mücadeleci, dürüst olan! Rabbinin huzurunda boyun büken! Elindeki mallarından hayra harcayan! Seher vaktinde işlediği hatalar için Allah’tan bağışlanma dileyenlerindir.
18
Allah şahittir ki; şüphesiz ondan başka ilah yoktur. Melekler, ilim sahipleri ve adaleti gözetleyenler şahittir ki; ondan başka ilah yoktur. O, azizdir hakîmdir.
19
Şüphesiz Allah katında yaşam için geçerli tek oluşum, tek düzen, tek hayat nizamı İslam’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf aralarındaki ihtiras, aşırılık ve kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, bilsin ki; Allah hesabı çok çabuk görendir.
20
Seninle tartışmaya girişirlerse de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendimi Allah’a teslim ettim!" Kendilerine kitap verilenlere ve kitabı olmayanlara de ki: "Siz de İslâm’ı kabul ettiniz mi?" Eğer İslâm’a girerlerse hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse sana düşen şey ancak tebliğ etmektir. Allah insanların ne yaptığını hakkıyla gören, işiten ve bilendir!
21
Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, Nebileri haksız yere öldürenler, yasalarıma göre adaleti emredenleri öldürenler var ya; onları elem dolu bir azap ile uyar!
22
Onların dünyada yaptıkları her şey dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. Hesap günü onların yardımcıları da yoktur.
23
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Aralarında hüküm vermesi için Allah’ın kitabına çağrılıyorlar. Sonra içlerinden bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.
24
Bunun sebebi onların: "Bize ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Onlar böyle bir saçmalık uydurmuşlar. Katımızda cehennemle cezalandırılanlar, bir daha cehennemden çıkamayacaklardır. Uydurdukları şeyler dinleri konusunda kendilerini aldatmıştır.
25
Biz ancak günahlarımız kadar cehennemde yanacağız, sonra cennete gireceğiz diyenler; acaba geleceğinde şüphe olmayan hesap gününde kendilerini kurtarabilecekler mi? Hesap günü hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese kazandığı tamamen ödendiği vakit halleri nice olacaktır? Bir bilselerdi.
26
Sen onların dediklerini boş ver! Rabbine dönerek de ki: "Ey mülkün (iktidarın) sahibi olan Allah’ım sen mülkü (iktidarı) dilediğine verirsin! Dilediğinden iktidarı çeker alırsın! Dilediğini aziz eder dilediğini zelil edersin! İnsanlara yarayacak hayırlı şeyler senin elindedir! Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin!"
27
"Geceyi gündüze gündüzü geceye sokarsın! Ölüden diriyi diriden ölüyü çıkarırsın! Dilediğine hesapsız rızık verirsin!"
28
Müminler Müminleri bırakıp Müminler aleyhine inkârcıları dost edinmesin! Kim böyle bir şey yaparsa Allah ile ilişiği kalmaz. Ancak, onlardan gelebilecek tehlikeden korunmanız başkadır. İnkârcılara karşı korunmak için insanca dostluklar oluşturabilirsiniz. Çünkü Rabbinizin emrettiği İslam dininde asıl olan savaş değil barıştır. İnkârcılarla barış içinde yaşamak elinizi uzatmanızda sakınca yoktur. Allah kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarmaktadır. Unutmayın ki dönüşünüz Allah’adır.
29
De ki: "İçinizdekini gizlemeniz veya açıklamanız Allah için fark etmez. Allah sizinle ilgili olan her şeyi bilir. Göklerdeki yerdeki her şeyi Allah bilir. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir."
30
Herkesin yaşarken yaptığı iyilik ve kötülük hesap günü karşısına konulur. Kişi o gün yaptıklarından kaçmak ister. Onları görmek istemez. Allah sizi kendisine karşı dikkatli olmanız hakkında uyarır. Dikkat edin! Dünyada yaptığınız kötülükler için Allah’tan af dilemezseniz, hesap günü korkunç bir cezaya çarptırılırsınız. Ancak af dilerseniz, Rabbiniz af dileyenleri bağışlayıcıdır. Af dileyenler hesap günü Allah’ın koruması altındadır.
Sonraki 30 ayet →