2
Ey dünya işlerine dalmış insanlar! Dikkat edin! Size okunan ayetler her şeyi gerçeğiyle açıklayan kitabın ayetleridir.
3
Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendini paralayacaksın! Bu kadar niçin üzülüyorsun? Herkese yeteri kadar akıl, muhakeme, irade verdik! Üstelik insanlara yol gösterdik! Ayetlerimizle bütün gerçekleri açıkladık! Yine de inkâr mı ediyorlar? Onların inkârlarından sana ne? Onların bileceği iş! Nasılsa günü gelince inkârlarının hesabını verecekler!
4
Biz dilersek onların üzerine bir ayet göndeririz. Hiçbir şey yapamazlar. Etraflarındaki ayetleri görmüyorlar mı? Bilseler; gökyüzündeki ay, güneş, yıldızlar ayetlerimizdir. Fırtına, şimşek, yıldırım, sel, deprem, yanardağ patlamaları, kıtlıklar, yokluklar, bolluklar ayetlerimizdir. Göktaşlarını görmüyorlar mı? Onlardan birini üstlerine düşürmüş olsaydık ne yapabilirlerdi? Veya ayı, güneşi dünyaya yakınlaştırsaydık, engellemeye güçleri yeter miydi? Hesaplayabilirler mi? Güneş onlara birazcık yaklaştırılsa veya birazcık uzaklaştırılsa halleri nice olur?
5
Rabbin onlara ayetleriyle yeni bir öğüt verse hemen yüz çevirirler. Hâlbuki Rabbin onları korumak, onları bağışlamak için öğüt veriyor. Belki düşünüp yanlışlarından vazgeçerler.
6
Şüphesiz yalanladılar. Ancak, alay edip durdukları şeyin haberi yakında onlara gelecektir.
7
Yeryüzüne hiç bakmıyorlar mı? Nice güzel çiftler yarattık. Yaratırken koyduğumuz yasayla üremeleri devam ediyor. Yarattıklarımızla insanları sürekli destekliyoruz. Hiç düşünmüyorlar mı? Dünyadaki üretimi durdurmuş olsaydık ne yaparlardı?
8
Dünyadaki olayları izleseler, yarattığımız her şeyde alınacak dersler olduğunu görecekler. Hiç düşünmüyorlar mı? Gördükleri her şey gücümüzü yansıtmaktadır. Onlar yine de inkârı seçiyorlar.
9
Şüphe yok ki, Rabbin mutlak galiptir. Her şeye adaletle hüküm verecek merhamet sahibidir.
10
Hani yeryüzünde bir Firavun vardı. Şımararak azmıştı. İnsanlara zulmediyor, haklarına saldırıyor, onları kendi hizmetinde kullanmak için köleleştiriyordu. O nedenle Musa’ya seslendik: "O zalimler topluluğuna git!"
11
<>Firavun topluluğuna de ki: "Halâ Rabbinizin azabından sakınmayacak mısınız? Yeryüzünde haksızlıktan vazgeçip adalet üzerinde olmanız gerekmez mi? Kendi yasalarınızı bırakıp Rabbimin yasalarına uymanız gerekmez mi? Niçin azaptan sakınmıyorsunuz?"
12
Musa dedi ki: "Rabbim, ben onların beni yalanlayacaklarından korkuyorum!"
13
"Onların karşısında göğsüm sıkışır. Rahat konuşamam! Dilim dolanır. Geçmişte onlarla birlikte yaşadım! Onların arasında büyüdüm! Aramızda sorunlar var. Biliyorum! Onlar hemen beni suçlayacaklar! Onların suçlamalarına karşılık ne söyleyeceğimi şaşırabilirim! Onun için kardeşim Harun’a da elçilik görevi ver! Bana destek çıksın! Sıkıştığım her yerde bana yardım etsin!"
14
"Onların benim üzerime yükledikleri bir suç var. Bu nedenle onların beni öldürmelerinden korkuyorum!"
15
Musa’ya dedik ki: "Hayır! İkiniz de ayetlerimizle gidin! Biz sizinle beraberiz! Aranızda geçenleri dinleyeceğiz! Zorda kalırsanız yardım edeceğiz!"
16
"Sakın korkmayın! Firavun’a giderek ona deyin ki; biz âlemlerin Rabbinin elçileriyiz"
17
"İsrail oğullarını bizimle gönder."
18
Bunun üzerine Musa ve Harun Firavun’a gittiler. Emirlerimizi duyurdular. Emrimize karşılık Firavun dedi ki; "Biz seni içimizde bir çocuk olarak yetiştirmedik mi? Nice yıllar aramızda kalmadın mı?"
19
"Buna karışlık ne yaptın? Aramızdan birini haksız yere öldürdün! Sana yaptığımız iyiliklere karşı nankörlük ettin!"
20
Musa dedi ki: "Onu yaptığım zaman cahillerdendim!"
21
"Sizden korkunca aranızdan kaçtım! Sonra Rabbim bana gerçeği gösterdi. Ayetleriyle bana hikmeti, kavrayışı, doğru hüküm vermeyi öğretti. Beni elçilerinden yaptı."
22
"Başıma kaktığın nimet atalarım İsrailoğullarını köle yapmanız yüzündendir. Eğer onları köle yapıp nesillerini yok etmeye kalkmasaydınız aramızda başıma kakılacak hiçbir şey olmazdı."
23
Firavun dedi ki: "Âlemlerin Rabbi nedir?"
24
Musa dedi ki: "Eğer gerçeği kavrayıp düşünecek olursanız, Rabbim göklerin yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin yaratıcısıdır. Her şeyin sahibidir."
25
Firavun çevresindekilere "İşitiyor musunuz?" derken Musa’ya ve Harun’a küçümseyerek bakıyordu. Üstelik alaycılığı yüzüne yansımıştı.
26
Musa devam ederek dedi ki: "Rabbim sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir."
27
Firavun bu sözlere çok öfkelenmişti. Söylenenler onun ülke üzerindeki otoritesini sarsıyordu. Firavun güçlüydü kuvvetliydi. İstediğini yapabilirdi. Musa Mısır’da yaşarken onun nasıl sevildiğini biliyordu. Musa’nın geçmişte toplumla çok güzel bağlar kurduğunu hatırladı. Onun için Musa’yı toplumun gözünden düşürmek istedi. Etrafındakilere dönerek dedi ki: "Size gönderilen elçiniz mutlaka delidir."
28
Musa dedi ki: "Eğer düşünüyorsanız o doğunun, batının ve ikisi arasındakilerin Rabbidir!"
29
Musa’nın bu sözleri Firavun’u çileden çıkardı. İktidarı doğuya batıya kadar uzanıyor. Doğu ile batının arasındaki topraklara hükmediyordu. Firavun doğunun batının ve ikisi arasındakilerin hükümdarı olarak bu topraklarda yaşayan bütün toplumların ilahıydı. Onun için Musa’ya dedi ki: "Benden başkasını ilah edinir, yasalarıma karşı çıkarsan seni cezalandırır, zindana atarım."
30
Bunun üzerine Musa: "Sana bütün gerçekleri ortaya koyan apaçık bir delil getirmiş olsam da mı zindana atarsın?" dedi.
Sonraki 30 ayet →